taşıyan ile cümle

taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Jsou to obrovské obrazy mučení a zneužívání moci ve velkorysém boterovském stylu.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.그의 그림은 고문과 권력의 악용을 주제로한 그림들로써 아주 크게 보테로 스타일로 그려졌습니다.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.São pinturas enormes de tortura e abuso de poder, no volumoso estilo de Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Są to ogromne obrazy pokazujące tortury i nadużycie władzy, w obfitym stylu Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Sono pitture gigantesche di tortura e abuso di potere nello stile voluminoso di Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Son pinturas enormes sobre tortura y abuso de poder, en el estilo voluminoso de Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Sunt tablouri imense despre tortura si abuz de putere, in stilul voluminos al lui Botero.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Sú to obrovské maľby mučenia a zneužívania moci, v bohatom Boterovom štýle.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Είναι θεόρατοι πίνακες βασανιστηρίων και κατάχρησης της δύναμης, στο ογκώδες στυλ του Μποτέρο.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Това са огромни картини, показващи изтезания и злоупотреба с власт, в типичния за Ботеро пищен стил.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.У цих величезних картинах зображуються катування та зловживання владою, у гротескному стилі Ботеро.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.Это огромные изображения пыток и злоупотребления властью в объемном стиле Ботеро.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.אלו ציורים ענקיים של עינויים ושימוש לרעה בכוח, בסגנונו השופע של בוטרו.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.هناك رسومات كبيرة تحوي على مناظر التعذيب واستغلال القوة مجسمة في عمق نوعية أعمال بوتيرو
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.描いた巨大な絵画です その絵画が残像となって 私の心から
Cansız malzemeleri karıştırıyor, böylelikle canlıların kimi özelliklerini taşıyan yeni yapılar oluşturuyoruz.그리고 이러한 구조들이 생물계의 특성을 가지고 있을 지도 모른다는 것입니다
Cansız malzemeleri karıştırıyor, böylelikle canlıların kimi özelliklerini taşıyan yeni yapılar oluşturuyoruz.כדי ליצור מבנים חדשים, ושהמבנים החדשים האלו עשויים להכיל כמה תכונות של מערכות חיות.
Cansız malzemeleri karıştırıyor, böylelikle canlıların kimi özelliklerini taşıyan yeni yapılar oluşturuyoruz.لنصنعَ بُنـىً جديدة، ولعل هذه البُنى تملك بعضَ خصائص الأنظمة الحية.
Cansız malzemeleri karıştırıyor, böylelikle canlıların kimi özelliklerini taşıyan yeni yapılar oluşturuyoruz.その構造が 生体系の特徴の一部を有するのです これはつまり
Çatıyı taşıyanlar kolonlar değil, duvarlar. . .Budova není v dobrém stavu, datuje se do doby 100 před n. l., takže je více než 2 000 let stará.
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."La forza principale che porta avanti la nostra causa è il Partito Comunista Cinese".
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."Prowadzi nas siła Komunistycznej Partii Chin".
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."Комуністична партія Китаю--наша основна сила, що веде та направляє індустрію".
Diğerleri arasında bilgi taşıyan bir talebin diğer zamanlarda다른 사람들과 지식을 가지고 수요의 다른 시간
Diğerleri arasında bilgi taşıyan bir talebin diğer zamanlardaMuina aikoina kysyntää
Diğerleri arasında bilgi taşıyan bir talebin diğer zamanlardaמחזיק ידע בין יתר פעמים אחרות של הביקוש
Diğerleri arasında bilgi taşıyan bir talebin diğer zamanlardaتمتلك معارف وغيرها من أوقات أخرى من الطلب
Diğerleri arasında bilgi taşıyan bir talebin diğer zamanlarda需要の他の回 オートで決勝戦は簡単に私をつかまえた 女の子ロイドと彼の探求
--DNA'nın bir akrabası-- --bilgi taşıyan bir molekül-- Buraya gelip bu kilin yüzeyiyle etkileşiyor.-- jest to krewny DNA, to molekuła informacyjna -- może się pojawić i zaczyna się łączyć z powierzchnią gliny.
--DNA'nın bir akrabası-- --bilgi taşıyan bir molekül-- Buraya gelip bu kilin yüzeyiyle etkileşiyor.- це рідня ДНК, молекула з інформацією - вона з'являється і починає взаємодіяти з поверхнею цієї глини.
--DNA'nın bir akrabası-- --bilgi taşıyan bir molekül---- ini adalah saudara dari DNA ini adalah molekul yang penuh informasi --
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.Ceice zideau zidul, şi cei ce duceau sau încărcau poverile, cu o mînă lucrau, iar cu alta ţineau arma.
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.De sjouwers deden hun werk met één hand en hielden met de andere een werpspies vast.
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.ki je delala na zidu. In bremenarji so nakladali, vsak z eno roko delajoč, z drugo pa držeč orožje.
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.성을 건축하는 자와 담부하는 자는 다 각각 한 손으로 일을 하며 한 손에는 병기를 잡았는데
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.Ti také, kteříž dělali na zdi, i nosiči břemen, i nakladači, každý jednou rukou dělal, a v druhé držel braň.
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.הבונים בחומה והנשאים בסבל עמשים באחת ידו עשה במלאכה ואחת מחזקת השלח׃
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.البانون على السور بنوا وحاملو الاحمال حملوا. باليد الواحدة يعملون العمل وبالاخرى يمسكون السلاح.
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.修 造 城 牆 的 、 扛 抬 材 料 的 、 都 一 手 作 工 、 一 手 拿 兵 器
Duvarcılar, yükleri taşıyanlar, yükleyenler bir eliyle çalışıyor, bir eliyle silah tutuyordu.修造 城牆 的 、 扛抬 材料 的 、 都 一手 作工 、 一 手 拿 兵器
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Até as mulheres que usam carteira, apalpam os bolsos.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Även kvinnor med handväskor gör det.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Incluso las mujeres que guardan las cosas en sus bolsos se tocan los bolsillos.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.심지어 여성들의 경우는 소지품을 가방 안에 넣고 다니는 데도, 주머니를 확인합니다.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Még a táskával járó nők is a zsebükhöz nyúlnak.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Même les femmes qui portent des sacs à mains tâtent leurs poches.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Până şi femeile, deşi poartă genţi, îşi pipăie buzunarele.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Sogar Frauen, die Zeug in ihren Handtaschen haben, fassen sich an die Taschen.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.To się dzieje nawet wśród kobiet, które przecież noszą swoje rzeczy w torebkach.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Vaak sla je dan even op je broekzakken, zelfs vrouwen die dingen in hun handtas bewaren.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Даже женщины, которые хрянят свои вещи в сумках, проверяют карманы.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Дори жени, които си държат нещата в чанти, си потупват джобовете.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.אפילו נשים שמחזיקות דברים בתוך התיקים שלהן תופחות על כיסיהן.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.حتى النساء الذين يضعون حاجياتهم في حقائبه يرتون على جيب البنطال.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.あたりを見回して 部屋の中をもう一度探します
Galapagos,Güney Amerika'dan altın taşıyan İspanyol gemilerine saldırı düzenlemek için mükemmel bir üstüGalapagos era baza perfectă pentru atacuri asupra galioanelor spaniole, care cărau aur din America de Sud.
Galapagos,Güney Amerika'dan altın taşıyan İspanyol gemilerine saldırı düzenlemek için mükemmel bir üstüGalapágy byly skvělá základna pro přepadání španělských galeon vezoucích zlato z Jižní Ameriky.
Galapagos,Güney Amerika'dan altın taşıyan İspanyol gemilerine saldırı düzenlemek için mükemmel bir üstü'Ηταν ιδανική βάση για επιδρομές σε ισπανικές γαλέρες... που μετέφεραν χρυσάφι απ'τη Ν.Αμερική.
Galapagos,Güney Amerika'dan altın taşıyan İspanyol gemilerine saldırı düzenlemek için mükemmel bir üstüГалапагосы были удобной базой для нападений на испанские галеоны, перевозивших золото из Америки.
Galapagos,Güney Amerika'dan altın taşıyan İspanyol gemilerine saldırı düzenlemek için mükemmel bir üstüגאלאפגוס היוו את הבסיס המושלם לפשיטות על הספינות הספרדיות .הנושאות על סיפונן זהב מדרום-אמריקה

İlgili Sayfalar