taşıyan ile cümle
taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Galapagos,Güney Amerika'dan altın taşıyan İspanyol gemilerine saldırı düzenlemek için mükemmel bir üstüغالاباغوس كانت القاعدة المثالية للهجمات على السفن الشراعية الإسبانية التي تحمل ذهبا من أمريكا الجنوبية
Gambiya'da tişörtünde siyasi ileti taşıyan bir seçmen.Un votante con una camiseta con una consigna política en Gambia.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Aber wenn diese Gegenstände uns als notwendige Hilfsmittel dienen sollen, müssen wir sie bei uns haben.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Ahhoz, azonban, hogy e dolgok segítsenek a túlélésben, magunkkal kell őket cipelnünk.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Comunque...avete bisogno di queste cose per sopravvivere dipende tutto dal fatto che le portiate
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.그러나 이런 것들은 생존에 도움이 되기도 하기 때문에 이렇게 소지하는 물건들에 의지하지요.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Maar als deze dingen ons echt moeten helpen overleven, moeten we ze wel bij ons hebben.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Men för att dessa saker ska hjälpa oss att överleva, så måste vi bära dem på oss.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Néanmoins, pour que ces choses nous aident à survivre, il faut les avoir sur soi.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.No entanto, para que estas coisas nos ajudem a sobreviver, precisam de ser transportadas.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Sin embargo, para que estas cosas nos ayuden a sobrevivir tienen que llevarlas encima.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Şi pentru ca aceste obiecte să ne ajute să supravieţuim trebuie să le deţinem, să le avem cu noi.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.В любом случае, чтобы эти вещи поддерживали наше существование, они должны быть у нас при себе.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Обаче, за да ни помагат тези неща да оцеляваме, това зависи от носенето им.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.עם זאת, כדי שהדברים האלה יעזרו לנו לשרוד, זה תלוי בזה שאפשר יהיה לשאת אותם.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.ولكن لتساعدنا هذه الأشياء على النجاة، يجب لنا أن نحملها معنا.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.携帯可能かどうかが重要になってきます しかし 置き忘れは非常に大きな問題です
Geni taşıyan iki ebeveynin birleşmesiyle oluşan kalıtsal bir durumdur.C’est une maladie héréditaire qui résulte de l’union de deux parents porteurs du gène.
Geni taşıyan iki ebeveynin birleşmesiyle oluşan kalıtsal bir durumdur.Es una enfermedad hereditaria que aparece cuando se combinan los dos padres portadores del gen.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.A hosszú DNS molekulák pedig, melyek génjeidet tartalmazzák, úgynevezett kromoszómákba rendeződnek.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.As moléculas longas de ADN, contendo os teus genes, estão organizadas em pedaços designados cromossomas.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Den långa DNA-molekylen, som innehåller dina gener, är organiserade i delar som kallas kromosomer.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Die 1,8 m DNA, die Deine Gene enthält, ist auf mehrere Stücke verteilt, die man Chromosomen nennt .
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Dlhé molekuly DNA, obsahujúce vaše gény, sú organizované do kusov zvaných chromozómy.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Dlouhé molekuly DNA obsahující vaše geny jsou uspořádány do útvarů, kterým se říká chromozomy.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Długie łańcuchy DNA, zawierające nasze geny, tworzą struktury zwane chromosomami.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.당신의 유전자를 포함하는 DNA의 긴 분자들은 염색체라 불리는 것들로 뭉쳐 있습니다.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Las largas moléculas de DNA, que contienen tus genes, están organizadas en piezas llamadas cromosomas.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.molekul DNA yg panjang, yg mengandung gen2mu, disusun dlm potongan yg disebut kromosom.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Длинные молекулы ДНК, содержащие ваши гены, собраны в части, называемые хромосомами.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Довгі молекули ДНК, які містять ваші гени, організовані в структури, які називаються хромосомами.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.Дългите молекули на ДНК, съдържащи нашите гени са организирани в части наречени хромозоми
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.המולקולות הארוכות של ה DNA, מכילות את הגנים, בקבוצות מאורגנות הנקראות כרומוזומים.
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.جزيئات ال DNA الطويلة ,تحتوى على جيناتك تُنظم فى قطع تسمى الكروموسومات
Genlerimizi taşıyan, DNA'nın büyük molekülleri kromozom adı verilen parçalara bölünür.種族によって、染色体の数は異なっています。
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.An den Eingängen des Hippocampus findet man tatsächlich
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.Inderdaad bevinden zich aan de ingangen naar de hippocampus cellen die doorlopen in de hippocampus.
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.Într-adevăr, la intrările în hipocampus găsim celule care fac o hartă în hipocampus care răspund exact
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.실제로, 해마에 들어가는 입력정보들 중에서, 쥐가 여기저기 돌아다닐때
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.Y efectivamente, en las entradas del hipocampo, hay células que se proyectan en el hipocampo,
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.ובאמת, בכניסות הקלט של ההיפוקמפוס, נמצאים תאים שמקרינים לתוך ההיפוקמפוס,
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.وفي الواقع، في مدخلات الحصين، تم إيجاد خلايا تقوم بالإسقاط على الحصين،
Gerçekten de hipokampın girdilerinde, hipokampa bilgi taşıyan hücreler bulunmuştur.ラットやマウスが歩きまわる際に 境界や縁への
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Ciężko też stanąć przed generałem z medalami na piersi.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.De asemenea, este foarte greu să confrunți un general cu medalii pe piept.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Det är också mycket svårt att konfrontera en general med medaljer på bröstet.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.E' anche molto difficile fronteggiare un generale pluridecorato.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Es ist auch sehr schwierig, einem General mit Medaillen auf der Brust zu widersprechen.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.És szintén nehéz ellentmondani egy kitüntetésekkel teli tábornoknak.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Il est aussi très difficile d'affronter un général avec des médailles sur son torse.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Je také velmi těžké postavit se proti generálovi s medailemi na hrudi.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.또한, 많은 훈장을 가지고 있는 장군들을 맞서는 것은 굉장히 어렵기 때문입니다.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Nó cũng rất khó cho một tướng với huân chương trên ngực áo.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Ook is het erg moeilijk om een generaal met medailles op zijn borst, tegen te spreken.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Sangat sulit juga untuk menentang seorang jenderal dengan rentetan medali di dadanya.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Também é muito difícil afrontar um general com medalhas no peito.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.También es muy difícil enfrentar a un general con condecoraciones en su pecho.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Tiež je veľmi ťažké čeliť generálovi s medailami na hrudi.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Είναι επίσης πολύ δύσκολο να αντιμετωπίσεις έναν στρατηγό με μετάλλια στο στήθος του.
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.Освен това е много трудно да се изправиш срещу генерал окичен с ордени.