taşıyan ile cümle

taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Daha sonra bu çiçek kömeçleri karahindibanın tohumlarını taşıyan beyaz toplara dönüşürler.بعد فترة تنبثق بينها زهور بيضاء تنجذب إليها الحشرات .
Damar ile farklı şeyler kastediliyor olabilir: Kan damarı, vücutta kanı taşıyan kanallar.لقد أكدت هذه الاكتشافات سوية بأن للدم (دوراناً) داخل الجسم.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.Em 2002, a princesa visitou crianças com HIV na Rússia.
Chambertin, Romanée-Conti veya Montrachet gibi ünlü isimleri taşıyan binlerce climate bulunmaktadır.Há mais de mil climats, alguns com nomes ilustres e conhecidos, como Chambertin, Romanée-Conti ou Montrachet.
EMB-312F Fransa'ya satılan ve Fransız aviyonik sistemleri taşıyan 80 ünitelik paket.EMB-312F: 80 unidades vendidas para a França com aviônicos franceses.
Senna'nın rakiplerinden Alain Prost, tabutunu taşıyanlar arasındaydı.O rival de Senna, Alain Prost, estava entre as pessoas que carregavam o caixão funerário.
Bu parça, T.I.'ın "Whatever You Like" adını taşıyan ikinci parçasıdır.Esta é a segunda canção de T.I. com o nome de "Whatever You Like".
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.Em pessoas de risco normal, o rastreio é recomendado entre a 24ª e a 28ª semanas de gestação.
Salmagundi Irving'in ismini ve tanınmışlığını New York'un ötesine taşıyan makul bir başarıydı.Salmagundi foi um sucesso moderado, espalhando o nome de Irving e a reputação para além de Nova Iorque.
Hipertansiyon, yüksek risk taşıyan yenidoğanlarda daha yaygındır.A hipertensão é mais comum em recém-nascidos de alto risco.
“Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım.Eu te direi o mistério da mulher e da besta que a leva, que tem as sete cabeças e os dez chifres.
Mühendis George W. Melville'i taşıyan bot Lena Nehri'nin deltasına ulaştı ve kurtuldu.O terceiro barco, liderado pelo enhenheiro-chefe George W. Melville, chegou a delta do rio Lena e foi salvo.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.As coenzimas são pequenas moléculas que transportam grupos químicos de uma enzima para outra.
Tutku taşıyan kişi: ölümle İsa gibi benzer şekilde yüzleşen kişidir.Um portador da paixão é uma pessoa que enfrenta a sua morte uma maneira parecida com a de Cristo.
14 Eylül 2015 tarihinde, DIA kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkardı."Do It Amazing".Em 14 de setembro de 2015, DIA lançou seu primeiro álbum, Do It Amazing.
Noot Seear, Heidi: İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.Noot Seear como Heidi, uma vampira que leva humanos para os Volturi se alimentarem.
B-25 Mitchell özel bir kişinin ismini taşıyan hava kuvvetlerine ait tek uçaktır.O B-25 foi o único avião militar americano que foi batizado com o nome de uma pessoa em específico.
Prentis, uzay gemisinin aslında Balıkçı Kral'ı taşıyan bir cenaze arabası olduğunu söyler.Prentis revela que a nave é um carro fúnebre carregando um conquistador falecido chamado Fisher King.
Venceremos, kazanacağız anlamını taşıyan ve Güney Amerika'da sıkça kullanılan bir kelimedir.O termo em língua espanhola é salar, sendo muito usado na América do Sul.
Bu kitap ve aynı adı taşıyan 1956 yapımı film van Gogh'un ününü daha da artırdı.Esse livro e o filme homônimo de 1956 elevaram ainda mais sua fama.
Albümden çıkan ilk single, albümle aynı adı taşıyan parça olan "Because of You"'dur.É o primeiro single de seu álbum que leva o mesmo nome, Because of You.
Eleusis'e giden Kutsal Yol üzerinde aynı adı taşıyan ormanın yakınında bulunmaktadır.Está situado perto da floresta de mesmo nome, no Caminho Sagrado que leva a Elêusis.
Böylece içinde oksijen bağlı hemoglobin taşıyan alyuvarlar vücuttaki dokulara oksijeni ulaştırabilirler.Desta forma as células sanguíneas que ainda estão no corpo podem oxigenar o tecido corporal.
Sanatçı, B4.DA.$$ adını taşıyan ilk stüdyo albümünü 20 Ocak 2015'te yayınladı.O seu primeiro álbum de estúdio, B4.DA. $$, Foi lançado 20 de janeiro de 2015.
Grupla aynı adı taşıyan ilk albümlerini 11 Ağustos 2009'da E1 Music etiketiyle yayınladılar.Seu auto-intitulado álbum de estreia foi lançado em 11 de agosto de 2009, sobre E1 Music.
Granja adını taşıyan Brezilya'da yerleşim birimi: Granja - Ceará eyâletinde belediye.Granjeiro pode ser: Granjeiro - município no Estado do Ceará, Brasil.
Komünler arasında şehir statüsü taşıyanlar eğik yazı ile belirtilmiştir.Apenas municípios legalmente constituídos como cidades estão listadas aqui.
Konstantinos Lips, en çok Konstantinopolis'te adını taşıyan manastırın vakfıyla tanınır.Ele é mais notável por sua fundação do convento que leva seu nome em Constantinopla.
Yumurta sarısı, embriyonun gelişimi için temel işlevi gıda sağlamak olan yumurtanın besin taşıyan kısmıdır.Tem como função o armazenamento de nutrientes que será usado pelo embrião durante seu desenvolvimento.
Aynı yıl evlenmiş ve kendi soyadını taşıyan bir çocuğu olmuştur.Os dois se casaram no ano seguinte e ela manteve o sobrenome de solteira.
Aynı ismi taşıyan bir plajı vardır.O local abriga uma praia de mesmo nome.
Ekim 2012 yılında, kendi adını taşıyan ilk Elliphant EP yayınladı.Em abril de 2014 a banda lançou o seu primeiro EP, auto-intitulado.
1943 yılında aleyhinde Rıza Çavdarlı imzası taşıyan bir broşür yayımlandı.Em 1944, é publicada uma nova edição de Papeles de Recienvenido.
‘Adımı taşıyan evi kirletmek üzere oraya iğrenç putlarını koydular.'Colocaram os seus ídolos repugnantes na casa que leva meu nome, para profaná-la.
Albümün Where Twilight Dwells adını taşıyan ilk tam uzunluklu stüdyo albümü 2005 yılında piyasaya sürüldü.Seu primeiro álbum oficial, Where Twilight Dwells, foi lançado em 2005.
Tabutları taşıyan gemilere saldırdılar ve cesetleri alarak kaçtılar.Ao encontrar as criaturas, eles carregaram para o caminhão.
Diğer bir deyişle, sıralı mantık devreleri hafıza elemanı taşıyan kombinasyonel devrelerdir.Ou, em outras palavras, lógica sequencial é a lógica combinatória com memória.
Genetik materyalinin aynısını taşıyan başka hücreler üretmesi.Permite renovar as células com o mesmo material genético.
Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanını taşıyanlarda olması gerektiği önemli başlıklardan biriydi.Para ser cidadão, é necessário ser de sangue alemão.
Grubun kendi adını taşıyan ilk albümü 2010 yılında Norveç'te 15.000 'den fazla kopya sattı.O álbum (homônimo) de estréia da banda foi lançado em 2010 e vendeu mais de 15.000 cópias na Noruega.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.A bouba é transmitida pelo contato direto com o fluido de uma lesão de uma pessoa infectada.
Asseiceira adını taşıyan Portekiz'de yerleşim birimleri: Asseiceira - Rio Maior belediyesinde bucak.Actualmente pertence à freguesia de Asseiceira, concelho de Rio Maior.
1998'de kendi adını taşıyan markasını kurdu.Em 1998, foi formado um novo grupo com o mesmo nome.
Dubstep etkileri taşıyan şarkı orta tempodadır.As melodias de Desmond apresentam influências do Oriente Médio.
Erdem Akakçe, Postacı rolünde: Köyden şehre, şehirden köye postaları taşıyan kişidir.Suspeita) – aparece enviando uma carta no posto dos correios da cidade.
American Girl Tom Petty and the Heartbreakers'ın kendi adını taşıyan albümünün ikinci single çalışması.Greatest Hits é um álbum de Tom Petty and the Heartbreakers.
Doğduğu ev, bugün kendi adını taşıyan bir müzedir.Em sua cidade é nome de rua e a casa em que nasceu funciona hoje como museu à sua memória.
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embrião propriedade é transferida diretamente da genética de pais para pais adotivos.
Kendi adını taşıyan Cem şehristanı'nın merkezidir.Mais de setenta cidades levam o nome dele.
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.O metrô de Moscou é o segundo mais usado do mundo.
Maksimum 112 bayt yük taşıyan keyfi paketlerin, sisteme nasıl enjekte edileceğini göstermişlerdir.Os gráficos de 128 bits do console adicionavam detalhes aos circuitos.
Evanescence, Amerikalı rock grubu Evanescence’in kendi adını taşıyan üçüncü stüdyo albümüdür.Evanescence é o terceiro álbum de estúdio da banda de rock americana Evanescence.
Grubun Parental Advisory etiketi taşıyan ilk albümüdür.Trata-se de seu primeiro álbum de estúdio com a etiqueta Parental Advisory.
Relapse'in Relapse: Refill adını taşıyan yeni sürümü 21 Aralık 2009'da yayımlandı.Relapse: Refill foi lançado no dia 21 de dezembro de 2009.
Şarkı aynı adı taşıyan kitap ve filmden esinlenilerek yazılmıştır.A canção é baseada no livro e no filme de mesmo nome.
Nama (Namu veya Yıma) - Altay inancında Nuh Peygamber veya benzer özellikler taşıyan bir kişi.De soera is vernoemd naar de profeet Nuh, die volgens de eerste aya naar zijn volk werd gezonden.
2001’de KUKA ilk yolcu taşıyan endüstiyel robot, Robocoaster’ı geliştirdi.In 2001 ontwikkelde KUKA de Robocoaster, de eerste industriële robot ter wereld die personen draagt.
Bedeninde stigma taşıyan insanlara ise "Stigmatik" denilmektedir.Het "ontvangen" van de stigmata wordt stigmatisatie genoemd.
Diğeri ise Develi ilçesinde bugün de aynı adı taşıyan Kızık mahallesidir.Op de plaats van de huidige Bonte Hen heeft een houtzaagmolen, die ook de Bonte Hen heette, gestaan.
Grubun kendi adını taşıyan ilk albümü 2010 yılında Norveç'te 15.000 'den fazla kopya sattı.Het album met dezelfde naam als de band kwam uit in 2010 en werd meer dan 15.000 keer verkocht in Noorwegen.

İlgili Sayfalar