Tom'un taşınmasını isteyeceğim.I'm going to ask Tom to move out.
Tom ciddi olarak Boston'a taşınmayı düşünüyor.Tom is seriously thinking about moving to Boston.
Tom Boston'a geri taşınmak istemedi.Tom didn't want to move back to Boston.
Tom Boston'a geri taşınmak istedi.Tom wanted to move back to Boston.
Tom buraya taşınmak istemiyor.Tom doesn't want to move here.
Tom taşınmak zorunda kalacak.Tom is going to have to move.
Tom buraya taşınmak istemedi.Tom didn't want to move here.
Tom buraya taşınmak istedi.Tom wanted to move here.
Tom Mary’nin Boston’a taşınmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to move to Boston.
Buraya taşınmak istemiyorum.I don't want to move here.
Tom, Chicago'ya taşınmadan önce Boston'da Fransızca dersi verdi.Tom taught French in Boston before moving to Chicago.
Ben taşınmak istemiyorum.I don't want to move.
Sami, Leyla'dan evden taşınmasını istedi.Sami asked Layla to move out.
Sami başka bir daireye taşınmaya karar verdi.Sami decided to move to another apartment.
Sami, Leyla'dan Kahire'ye taşınmasını istedi.Sami asked Layla to move to Cairo.
Sami, Kahire'ye taşınmak istiyor.Sami wants to move to Cairo.
Sami, Leyla'nın bodrum kata taşınmasına izin verdi.Sami allowed Layla to move into the basement.
Sami vatanı Mısır'a taşınmaya karar verdi.Sami decided to move back home to Egypt.
Sami karısını terk etmeyi ve Leyla'yla Kahire'ye taşınmayı kabul etti.Sami agreed to leave his wife and move with Layla to Cairo.
Taşınmadan önce paketin etrafına plastik bir tabaka sarıldı.Before transport, a layer of plastic was wrapped around the package.
Sami taşınmak istiyordu.Sami wanted to move out.
Tom'un Boston'a taşınmayı planladığını bilmiyordum.I didn't know Tom was planning to move to Boston.
Tom bana Boston'a taşınmak istemediğini söyledi.Tom told me that he didn't want to move to Boston.
Boston'a taşınmayacağım.I won't be moving to Boston.
Senin yerinde olsaydım, Avustralya'ya taşınmazdım.If I were you, I wouldn't move to Australia.
Avustralya'ya taşınmamız gerektiğine karar verdim.I've decided we should move to Australia.
Avustralya'ya taşınmayı ciddi olarak düşünüyorum.I'm seriously considering moving to Australia.
Sami, Kahire'ye taşınmaya hazırlanıyordu.Sami was getting ready to move to Cairo.
Tom Boston'a taşınmadan önce burada oturuyordu.Tom lived here before he moved to Boston.
Kabiliye'ye taşınmamızı tamamladık.We completed our move to Kabylie.
Tom başka bir şehre taşınmak istedi.Tom wanted to move to another city.
Belçika'ya taşınmaya karar verdi.She decided to move to Belgium.
Polis çekilmemiş çekleri geri getirir ve Bay Wilson taşınmamaya karar verir.The police return the uncashed checks, and Mr. Wilson decides not to move.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.No mechanism is yet known to explain the transport of cold plasma outward.
Linux ve Android işletim sistemleri bu telefonlara taşınmaktadır.Linux and Android operating systems are being ported to these phones.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.The family moved several times.
Marianna ve Manolis 2002 yılında Girit'e taşınmaya karar verdiler.Marianna and Manolis decided to move to Crete in 2002.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.Gadea and Guevara moved to Mexico due to pressure from their politics.
Android'in Pocket Loox 720'ye taşınması için çalışma yapılmaktadır.Work is being done to port Android to Pocket Loox 720.
Bill, eve taşınmak için Doktor'dan yardım alır.Bill gets the Doctor to help with her move.
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.Ross tries to convince her to move to New York.
Taylor, Berchtesgaden'de bir otele taşınması için Kesselring ve onun personeline yardımcı olmuştur.Taylor arranged for Kesselring and his staff to move into a hotel at Berchtesgaden.
1992 yılında altyapının tamamlanmasıyla, birimler ve donanma gemileri üsse taşınmaya başladı.With the completion of the infrastructure in 1992, units and vessels of the navy started to move in.
Microsoft Almanya genel merkezi bu sorun dahilinde Münih'e taşınmayı dahi göze almıştır.Microsoft's German headquarters has committed to move to Munich as part of this issue.
Taşınma 1940'ın ilk yarısında tamamlandı.The relocation was completed in the first half of 1940.
Konstantin, doğuya taşınmaya istek gösteren senatörlere bedava toprak ve tahıl önermiştir.Constantine offered free land and grain to any Roman Senators who were willing to move to the East.
Tüm sahnenin sökülmesi üç saat sürdü ve başka mekânlara taşınması için 21 kamyon kullanıldı.The whole set up took three hours to dismantle and 21 trucks to carry it from one venue to another.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.1671: Fifty Jewish families from Austria were given a home in Berlin.
Jones, babasının Jonestown’a taşınma isteğini annesi yüzünden kabul ettiğini iddia etmektedir.He has since said that he gave in to his father's wishes to move to Jonestown because of his mother.
Hidrojenin taşınması ve depolanması da kirletici maddeler yaratabilir.Transporting and storing hydrogen may also create pollutants.
Su evlere taşınmakta ancak su parası alınmamaktadır.In leaves, they prevent loss of water.
Poultney’e taşınmasından kısa süre sonra, Miller Baptist geçmişini reddederek Deist oldu.Shortly after his move to Poultney, Miller rejected his Baptist heritage and became a Deist.
Tabutu yarım ton ağırlığındaydı ve 12 kişi tarafından taşınması gerekiyordu.It weighed about half a ton and needed twelve men to carry it.
Handa'nın taşınmasından beri bastırılmış yaoi çıkarlarıyla mücadele ediyor.She has been struggling with her repressed yaoi interests ever since Handa moved in.
Ancak, 1880 yılında mekan sahibi kira artışı talep edince kulüp taşınmaya karar verdi.However, two years later in 1880, the owner increased the rent and the club decided to move.
Bazı teknoloji şirketleri burada kurulmaktadır, bazıları ise Las Vegas'a taşınmaktadır.Some technology companies have either relocated to Las Vegas or were created there.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.The port of Batumi is used for the shipment of oil from Kazakhstan and Turkmenistan.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.It did not go off, but her family had to move into a smaller home.
Taşınmaz codec bileşeni nedeniyle, Apple Lossless ve AIFF ses dosyalarını çalınamıyordu.Due to the codec not being ported, it was incapable of playing Apple Lossless and AIFF audio files.
1953'te enstitü Carmel Dağı’ndaki Technion şehrine taşınmaya başladı.In 1953, the Institute began its move to Technion City on Mount Carmel.