taşın ile cümle
taşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.Le batardeau en béton doit être démoli et évacué.
Shaw Brothers Stüdyosu ile sözleşme imzaladı ve 1977 yılında Hong Kong'a taşındı.Elle décroche ensuite un contrat de deux films avec le studio Shaw Brothers en 1977 et part pour Hong Kong.
2016'da Birleşik Devletler'e taşındı.Il part s'installer aux États-Unis en 2016.
Böylece hayvanlar sayesinde bir yerden bir yere taşınırlar.Les poissons varient d’un endroit à un autre.
1975'te Kanada'ya taşındı ve Guelph, Ontario'da University of Guelph'da anaokulunda çalışmaya başladı.Toujours en 1977, il immigre au Canada pour enseigner à l'Université de Guelph, en Ontario.
Model olarak çalışırken film endüstrisine taşındı.Avant d'entrer dans l'industrie du film pornographique, il a travaillé comme mannequin.
Şirketin ana merkezi, Greenwich, Connecticut'a taşındı.Le siège social de la compagnie est situé à Greenwich dans le Connecticut.
Ailesi o küçükken Kanada'ya taşınmıştır.Sa famille emménage au Canada alors qu'elle était encore enfant.
Fakat uzağa taşındı ve Hıristiyanlarca gizli bir yere gömüldü.Il meurt isolé, mais est enterré en terre chrétienne.
1990'lı yıllarda kulüp, Ulsan şehrine taşınmıştır.Dans les années 1990, le club se maintient près du sommet.
Daha sonra ABD’ye taşındı, Miami ve Florida'da yaşadı ancak fazla göze çarpmadı.Il s'installa ensuite à Miami, en Floride, pour y trouver plus d'action.
Örneğin, taşınmaz malların satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılması zorunludur.La vente des biens mobiliers doit être réalisée de manière indépendante.
Daha sonra ailesi ile birlikte Los Angeles, Kaliforniya'ya taşındı.Sa famille a ensuite déménagé à Los Angeles, en Californie.
Bu nedenle İngiliz gemileriyle taşınan köle sayısı dramatik bir şekilde artmıştır.Avec l'augmentation du nombre des avions britanniques, cela leur devint difficile.
Kan daha sonra hepatik ven aracılığıyla inferior vena kavaya taşınır.Le sang va ainsi rejoindre le système cave inférieur.
Ardından Catalina ile Liberty City'e taşınır.Elle partira ensuite à Liberty City avec Claude.
Paris'e taşınıp popüler bir süpermodel oldu.Venue à Paris, elle devient mannequin.
1790 - Amerika Birleşik Devletleri Kongresi, New York'tan Philadelphia'ya taşındı.Pendant les travaux, le gouvernement déménagea de New York à Philadelphie en 1790.
Diğer bölümlerinde 2010 yılında umuttepeye taşınması planlanmaktatır.Parmi eux se cache l'Espoir de l'année 2010.
IBM 5100,Üretilen İlk Kişisel Ve Taşınabilir Bilgisayarlar'dandır.IBM PC 5150 : L'IBM 5150 est le premier « Personal Computer » conçu et fabriqué par IBM.
Corinne New York'a taşınır.Bennett déménage à nouveau à New York,.
Aalto 5 yaşındayken ailesi Alajärvi'ye, sonra da Orta Finlandiya'daki Jyväskylä'ya taşındı.Alors qu’Aalto a 5 ans, sa famille déménage à Alajärvi, puis à Jyväskylä.
Bunun üzerine Jason ailesiyle birlikte Seattle'a taşınır.Il sera, en raison de ces faits, muté à Gand.
Biel ailesi, onun çocukluk çağında sık sık taşınmıştır.La famille déménage fréquemment pendant son enfance.
Daha sonra Zürih'e taşındılar.Ils déménagèrent ensuite à Sønderborg.
Nisan 1820’de aile Haworth’a taşındı.Le 20 avril 1820, la famille s'installe dans le presbytère de Haworth.
Ne yazık ki şu an bu fabrikaların çoğu kapatılmış ya da taşınmış durumdadır.La majorité des magasins et des usines sont désormais abandonnés ou fermés.
Simyacıların asıl amacı felsefe taşını bulmaktır.Le but de l'alchimie est de réaliser la pierre philosophale.
Dokuz yaşındayken Cannes'e taşındı fakat Fransızca bilmiyordu.Il arrive en France à Cannes à l'âge de neuf ans et ne parle alors pas un mot de français.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Exemple : os de la face (crâne).
Bunun üzerine 1920'lerin başında New York'a taşındı.Ils déménagent à New York au début des années 1920,.
2015 yılının Mayıs ayında site kurucusu Sedat Kapanoğlu'nun ABD'ye taşınmasıyla site yönetiminin başına geçti.En mai 2015, le propriétaire des lieux a souhaité le fermer pour des raisons de sécurité.
İçi boşaltılıp başka bir yere kolaylıkla taşınabilir.Elle peut être soulevée et déplacée vers un autre site.
Daha sonra Şam'a taşındı ve orada başarılı bir hakim olarak çalıştı.Il a ensuite déménagé à Zagreb , où il a travaillé comme facteur et postier.
Edna henüz üç yaşındayken ailesinin Nevada'daki Lovelock'a taşındığı ve bir otel sahibi olduğu sanılmaktadır.À trois ans, elle emménage avec sa famille à Lovelock (Nevada), où ils deviennent propriétaires d'un hôtel.
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.Une bonne maintenance logicielle permet d'allonger la durée de vie du logiciel.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Il dut s'installer dans une maison plus modeste.
Aile sorunları nedeniyle Knowles'ın yanına taşınan Kelly Rowland da bu gruba 1992'de dahil oldu.Kelly Rowland, qui déménage dans la maison de Beyoncé en raison de problèmes familiaux, les rejoint en 1991.
Ayrıca küçük taşınabilir CO2 barındıran bira musluğu sistemleri de bulunmaktadır.Il y a aussi des microbrasseries brassant des Bia hơi.
Daha sonraki süreçte konu mahkemeye taşındı.Au lieu de cela, il a renvoyé l'affaire à la cour.
1958'de Kight Los Angeles'a taşındı.En 1958, les Dodgers déménagent à Los Angeles.
Cetinje'de olan yönetim merkezi, yeniden inşa edilip Titograd adı verilen Podgorica'ya taşındı.Comment faire ? ↑ La ville de Titograd est rebaptisée Podgorica.
Köyün Geçtim Baba'dan neden taşındığı bilinmemektedir.On ne sait pas pourquoi ce n'est pas lui qui succède directement à son père.
Petrograd'a saldırı tehlikesi üzerine hükümet güvenlik amacıyla Moskova'ya taşındı.Le siège du gouvernement soviétique est transféré de Pétrograd à Moscou.
1970 yılında şirket merkezi Houston’a taşınır.Le siège social déménagea vers Houston en 1990.
1971 yılında orta okulu bitirdikten sonra Rusya'ya taşındı.En 1971, après avoir terminé l’enseignement secondaire, il s’installe en Russie.
1914 yılında mühendislik diplomasıyla mezun oldu ve 1915 yılında Mokova'ya taşındı.Il obtient son diplôme d’ingénieur en 1914, à 27 ans, et s'installe à Moscou en 1915.
Bu yüzden Ohio'ya taşınmıştır.Elle se rend à Oahu.
Takım taşındıktan sonra ilk maçını New Orleans Arena'da oynadı.Ils jouent leur premier match à la New Orleans Arena.
1991'de New York'a taşındı.En 2003, il a déménagé à New York.
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.Ross déprime parce qu'Emily doit retourner en Angleterre.
Aygıt Nokia'nın Symbian işletim sistemi sürüm 9.3 S60 taşınabilir cep sürümüyle çalışmaktadır.Système d'exploitation Symbian OS 9.3 S60 rel.
1980'de DDR'dan ayrılmış ve Batı Almanya'ya taşınmıştır.En 1977, il quitte la RDA et déménage en Allemagne de l’Ouest.
1947'de kireç taşından yeni bir türbe inşa edildi.En 1947, une nouvelle chaufferie est construite.
1990 yılında University of Wales'e (Galler Üniversitesi) girmek için Cardiff’e taşındı.Né à Mexico, il part au pays de Galles en 1990 pour étudier à l'université du pays de Galles, à Cardiff.
Bu bakımdan OpenGL öğrenimini kolaylaştırır, son derece taşınabilir ve hızlıdır.Tout recommence, Cage peut ainsi agir plus vite et de façon plus précise.
Kopenhag'a taşındı ve orada öğretmen, yazar ve çevirici oldu.Il fut démobilisé en 1865, puis s'installa à Copenhague, où il devint professeur, traducteur et écrivain.
Ailesinin, o üç haftalıkken taşındığı Newcastle şehrinde büyütmüştür.Sa famille a déménagé à Newcastle, où il a grandi.
J Dilla, 2004'te Detroit'ten Los Angeles'a taşındı ve o sene Madlib ile birlikte konserler verdi.J Dilla déménage de Détroit à Los Angeles en 2004 et apparait en tournée avec Jaylib pendant l'été 2004.
1950 yılında Doğu Almanya'ya taşındı.En 1950, elle déménage à Berlin-Est.