taşın ile cümle
taşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seksenlerin başında Morrison Avrupa'ya geri taşındı.Marshall, entre la vie et la mort, est rapatrié en Europe.
Rock yedi yaşında iken ailesiyle Mount Vernon, New York'a taşındılar.Sa famille emménage à Mount Vernon, lorsqu'il a sept ans.
2007 senesinde KOP, yeni genel merkezine taşındı.En 2007, il rejoint le Nouveau Centre.
Tren yolu ile taşınmasında ise taşıma maliyeti %150 daha fazla olacaktı.De plus, un tel jeu aurait nécessité 150 % d'espace de stockage supplémentaire.
Diğer taşınabilir bilgisayarlar Windows CE'yi kullanmayabilir.Les clés U3 ne sont pas compatibles avec Windows CE.
Alman birlikleri şehre taşındı.Les troupes allemandes occupent la ville.
Windows Live'ye taşındıklarında Windows 7 sürümünden kaldırıldılar.Ces options ont été retirées de Windows 7 depuis sa distribution dans Windows Live.
Bu tarihten sonra o da Culmhead'e taşındı.Cette nuit là, ils retournent à Culp's Hill.
Ailesi Chicago, Illinois'e taşınmıştır.La famille déménage à Chicago, en Illinois, cinq ans plus tard.
Kulüp daha sonra Rio de Janeiro’ya taşınmıştır.Il fut ensuite envoyé un moment à Rio de Janeiro.
"Orada her gün hastaneye taşınan yüzlerce kadın, çocuk ve erkek vardı.Des milliers de filles et de garçons y ont séjourné.
O yıl Archipenko Moskova'ya taşındı.L'année suivante, Nicolas s'installa à Moscou.
Kasım ayında van Gogh Anvers'e taşındı.Ils rejoignirent Marx à Ventnor en novembre.
Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır.En botanique, le processus de transfert des feuilles vers les autres organes de la plante.
5 yaşında Los Angeles'a taşındılar.Elles ont déménagé à Los Angeles l'année de ses 5 ans.
Ulyanov ailesi 1869 yılında Simbirsk (Ulyanovsk)'e taşındı.La famille déménage en 1869 à Simbirsk, aujourd'hui Oulianovsk.
Taşın rüzgar ve suyla erozyonu yaşamın anlamını tanımlayan yaşamsal özellikler sunmaktadır." demektedir.On pense, nous, que l'hydroélectricité, les éoliennes, c'est la solution de l'avenir ».
1850'de Eston Hemings ve ailesi Madison, Wisconsin'e taşındı.En 1925, William Huddleston et sa famille déménagent à Détroit dans le Michigan.
1900'de Berlin'e taşındı ve Paul Cassirer'in sahip olduğu galeride ilk kişisel sergisini açtı.Bissière présente en 1921 sa première exposition personnelle à la galerie Paul Rosenberg.
Çekoslovak uyruğuna geçerek 1938'de ABD'ye taşındı.Originaire de Tchécoslovaquie, elle arrive enfant aux États-Unis en 1968.
Bunun üzerine Sonia, çalışmak için Cleveland'a taşındı.Audrey déménage à Lyon pour travailler.
Her ırk, Tet'in kendilerine atadığı temsili bir satranç taşına sahiptir.Chaque race des Exceeds possède une pièce d'échecs représentative, qui leur a été assignée par Teto.
Daha sonra 2000 yılında, kanalın yayın merkezi ve stüdyoları İstanbul'a taşındı.Dans les années qui suivirent, l’école et les laboratoires déménagent au campus 2.
Bu durum, yolculuk için ilave yakıtın taşınmasını gerektirir.Cela a nécessité de déplacer le réservoir de carburant.
Ardından Newcastle şehrine taşınan turnuva, 1984 yılından beri Jameson Whiskey sponsorluğunda düzenlenir.Jusqu'au 1984, l'événement a été parrainé par Jameson Whiskey.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Les affaires familiales obligèrent sa famille à régulièrement déménager.
Üçüncü ve son girişimin ardından ise Jonestown’a taşınmıştı.Enfin la neuvième et dernière étape se déroule à Limoux.
Uçağın kanatlarının altında yaklaşık 60 kg ağırlığında bomba da taşınabiliyordu.Seulement 30 kg de bombes pouvait être chargées sous les ailes.
Yaklaşık 2,000 Hearst çalışani 4 Mayıs 2006 günü yeni ofis binalarına taşındılar.Transavia a déménagé dans le nouveau bâtiment le 3 mai 2010 avec environ 400 employés.
1984 yılında ABD'ye yerleşip, Kaliforniya'ya taşındı.En 1989, elle s’expatrie aux États-Unis et s’installe en Californie.
Daha sonra Napoli'ya taşınmış ve yaşamı boyunca burada yaşamıştır.Elle nait à Moscou et y passe toute sa vie.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Curieuse, elle entre et se mêle aux affaires de la famille.
2001 senesinde, erkek arkadaşıyla Paris'e taşınır.En 1996, accompagnée de son jeune fils, elle emménage à Paris.
İnsanlarca dünyanın dört bir yanına taşınmıştır.Les quatre ont également voyagé dans le monde entier.
Çocukken anne ve babası boşandı ve annesi ve kız kardeşi Milaine ile Los Angeles'a taşındı.Ses parents ont divorcé quand elle était petite et elle déménage à Los Angeles avec sa mère et sa sœur.
Aynı yıl, 21 Nisan’da Brezilya’nın başkenti resmi olarak Brazilya’ya (Brasilia) taşındı.Le 21 avril 1960, la capitale du Brésil fut officiellement transférée de Rio de Janeiro à Brasilia.
Yaklaşık 500 mülteci Finlandiya'ya vardı ve bunların 350'si diğer ülkelere taşındı.Une cinquantaine d’entre eux ont été renvoyés alors que les autres réussissaient à rejoindre Phnom Penh.
1972'de New York'a taşınıp bale okulundaki dans eğitimini tamamladı.En 1972, il part pour New York terminer ses études de danse.
Ailesi ile beraber taşınmış, Shizuoka ve Fukuoka'den sonra son olarak Fukuoka'a yerleşmiştir.Avec son mari elle s'installe successivement à Toyohashi, Fukushima et Tokyo.
Daha sonra Victoria Üniversitesi'nde yükseköğretim eğitimine devam ederek Wellington'a taşındı.Après le lycée, elle emménage à Wellington.
Büro daha sonra 1933'te Helsinki'ye taşındı.En 1933, ils déménagent pour Helsinki.
"Kvaşuba" taşın göbeği anlamına gelmektedir.Donc,Sadjoavato signifie "La cruche en pierre".
Akabinde Japonya'ya sonra da ABD'ye taşındı.Il est sorti au Japon puis aux États-Unis.
Poliklinikler Demirkapı'ya taşındı.Ils vont déménager de l'Isle-aux-Allumettes.
Tom'un Boston'a taşındığı doğru mu?¿Es verdad que Tom se ha mudado a Boston?
Tom ve Mary gelecek yıl Boston'a taşınacak.Tom y Mary se mudarán a Boston el año que viene.
Degermark bir süre için Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı.Degermark se mudó a los Estados Unidos por un tiempo.
Daha sonra "Uluslararası Haber" ile çalışmak için Dubai'ye taşındı.Luego se mudó a Dubái para trabajar con "Noticias Internacionales".
Paris'e taşınıp popüler bir süpermodel oldu.Se mudó a París y se convirtió en una supermodelo muy popular.
Kocasıyla birlikte, Kuzey Kaliforniya'daki Penn Vadisi'ne taşındılar.Se mudó junto con su esposo a Penn Valley en el Norte de California.
Kimyager William Henry Ellet'la evlendi ve eşiyle Güney Carolina'ya taşındı.Se casó con el químico William Henry Ellet y se mudaron a Carolina del Sur.
Bu taşın üstünde genellikle namazgâhı yaptıran kişinin ismi ve ayetler yazılır.Los nombres han sido extraídos del Corán y de la Suna.
1943 yılında kırsalda Relizane kasabasına taşındı ve kendi şarkılarını yazmaya başladı.En 1943, se mudó al pueblo Relizane y empezó a componer sus propias canciones.
Annesiyle birlikte Roma’ya taşındı.Se trasladó a Roma con su madre.
Odessa'daki genel vali ile anlaşmazlıklardan sonra 1858'de Kiev'e taşındı.Tras desacuerdos con el gobernador general de Odesa, en 1858, se trasladó a Kiev.
Daha sonra ise, hâlen yaşamakta olduğu, Fransa'ya taşınmıştır.Más tarde se mudó a Francia donde vive ahora.
1936 yılında stüdyo Moskova'daki Butyrskaya Caddesi'ne taşınmıştır.En 1936, el estudio fue trasladado a la calle Butýrskaya de Moscú.
İmparatorun sarayı 1868 yılı sonunda Kyoto’dan Tokyo’ya taşındı.La residencia del emperador se trasladó de Kioto a Tokio a finales de 1868.
Daha sonra 2011 yılında nopCommerce ASP.NET MVC 4 sürümüne taşındı.Más tarde en 2011 nopCommerce se migró a ASP.NET MVC 4.
Chomet, 1988 yılında Richard Purdum stüdyosunda animatör olarak çalışmak üzere Londra'ya taşındı.Chomet se muda a Londres en 1988 para trabajar como animador en el estudio de Richard Purdum.