taşın ile cümle
taşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Forks'a taşındığı zamandan kısa bir süre sonra Bella'ya aşık olmuştur.Sie war vor Bellas Umzug heimlich in ihn verliebt.
Hükumet merkezi 1763'te Salvador'dan Rio de Janeiro'ya taşındı.Dem wurde 1763 dadurch Rechnung getragen, dass die Hauptstadt von Salvador nach Rio de Janeiro verlegt wurde.
Ayrıca iOS ve Android aygıtları için de taşınabilir istemciler bulunmaktadır.Varianten existieren auch für iOS und Android.
Sürgündeki hükümet Londra'ya taşındığında Fransa'da kaldı.Während der Französischen Revolution hielt er sich in London auf.
Bu taşın üstünde genellikle namazgâhı yaptıran kişinin ismi ve ayetler yazılır.Darin wird der Name Witken und auch Withken geschrieben.
1811'de New York'a 1816'da Richmond County'e taşındı.Seine Familie zog 1811 nach New York City und von dort 1816 in den Richmond County.
Pil üst seviyeye taşındı.Der Pfeifenkörper ist oben auf den Kern aufgelötet.
1902 yılında yurda döndü ve daha sonra Tiflis'e taşındı.1902 kehrte er wieder nach Armenien zurück und zog nach Tiflis.
Oyun sırası gelen oyuncular bir taşın üzerine totu diker.Die Spieler einer Mannschaft spielen der Reihe nach Steine.
Meclis Genel Kurulu 80'lerden itibaren yeni bir binaya taşındı.In den frühen 80er Jahren wurde eine neue Haupttribüne gebaut.
Son taşınızı kendi kalenize bırakırsanız bir kere daha oynarsınız.Wenn der letzte Samen in die eigene Endmulde fällt, darf der Spieler gleich noch einmal ziehen.
Aile daha sonra Sherbrooke'a taşındı ve babası burada küçük bir giyim mağazası işletmeye başladı.Ihnen gelang die Flucht nach Chile, wo der Vater ein kleines Bekleidungsgeschäft betrieb.
Ticaret malları taşınarak gelir elde edilir.Über dem Eingang befindet sich das Wappen derer von Handel.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Ihre Verbreitung und Lagerung.
1911 yılında Berlin'e taşındı.1911 übersiedelte er nach Berlin.
Bu takım 1957'de taşınarak Cincinnati Royals adını aldı.1957 zog das Team nach Cincinnati um.
Üzerinde çalışılan dosyanın durumunu denetleyebilme (silinme, taşınma).Erst dann ist ein Blick in die Verzeichnisse fällig.
İzmir tramvayında günlük yaklaşık 110.000 yolcu taşınmaktadır.Täglich sind mehr als 110.000 Fahrgäste mit der Esko unterwegs.
1934 yılında Paris'e taşındı, Irène Joliot-Curie ve Frédéric Joliot-Curie'nin araştırmaları altında çalıştı.Ab 1936 arbeitete er in Paris im Labor von Irène Joliot-Curie and Frédéric Joliot-Curie über Kernphysik.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Bildnisbüste eines Mannes (Gips).
In 2001'de ailesi ile Almanya'ya taşındı.2001 kam seine Mutter mit ihm nach Deutschland.
1889’da dul annesi ve kız kardeşiyle birlikte Birmingham, Alabama’nın gelişen bir kasabasına taşınmışlardır.Sie zog 1889 mit ihrer Mutter und ihrer Schwester in die florierende Stadt Birmingham (Alabama).
Veriler (İletişim, takvim kayıtları, kısa mesajlar ve fotoğraflar) SkyDrive-ye taşınacaktır.Die aufgenommenen Nachrichten werden via Satellit an die SWR-Zentrale übermittelt.
Ayrıca taşınan tortunun % 96 kadarı bu iki nehirden gelir.Von diesen vier Flüssen stammen 96 % des Seewassers.
İlkokula Ankara'da başladı ve daha sonra İstanbul'a taşındı.Die Redaktionszentrale befand sich anfangs in Ankara, wurde aber bald nach Istanbul verlegt.
1828'de, Büyük Turku Yangını'ndan sonra Helsinki'ye taşındı.1827 begab er sich von Turku nach Helsinki.
Yine bu dönemde bölgenin başkenti Bahar'dan Çemçemal'e taşınmıştır.In dieser Zeit wurde das Wasser der Hauptstadt wieder zwischenzeitlich dem Vantaanjoki entnommen.
Diğer DOS uyumlu taşınabilir bilgisayarlar da vardı.Daneben gibt es zwei Computerräume mit einer angemessenen Ausstattung.
Taşın rengi çoğunlukla kararsızdır ve güneş ışığında rengini kaybedebilir.Die Farbe ist allerdings unbeständig und bleicht im Sonnenlicht mit der Zeit aus.
İki yıl sonra San Francisco'ya taşındı; danışmanlık firması Bain & Company'de çalıştı.Nach seiner Promotion arbeitete er insgesamt 14 Jahre bei der Strategieberatung Bain & Company.
MEADS, genişletilmiş kapsama alanı ile yer tabanlı taşınabilir bir hava ve füze savunması sağlar.Steven kann per Gedankenkraft einen Schutzschild errichten und hoch springen.
Batı Berlin'de doğan ve İsviçre'de büyüyen Kraatz, daha sonra annesi ile beraber Kanada'ya taşındı.Er wurde in West-Berlin geboren, wuchs in der Schweiz auf und wanderte später nach Kanada aus.
Çocuk yaşlardeyken ailesi ile Queens'e taşındılar.Im Alter von zehn Jahren zog er mit seiner Familie nach Queens.
Oyun 1939'da Los Angeles'a taşındı.1939 zog die Familie nach Los Angeles.
Bu etki erken dönem İslam dünyasına kadar taşındı.Ihre Entwicklung setzte sich bis in die islamische Zeit fort.
Perri, 21. doğum gününde Los Angeles'a taşındı.An ihrem 21. Geburtstag zog Perri nach Los Angeles und heiratete im gleichen Jahr.
2004’te Kaliforniya’ya taşındı.1997 zog sie nach Kalifornien.
1995 yılında, Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınarak spor hayatına bu ülkede devam etmiştir.1995 entdeckte sie auf einer Reise nach Uganda die Liebe zu den Menschen dieses Landes.
Daha sonra Belgrad'a taşındı.Daraufhin kehrte er nach Belgrad zurück.
Daha sonraları Bath'e taşınan sanatçı, orada Wool Hall Stüdyolarını satın aldı.Wir haben eine ganze Zeitlang dort gearbeitet und fuhren dann nach Bath in ein Studio namens The Wool Hall.
Daha sonra, Boston'a taşındı.Anschließend kehrte er nach Boston zurück.
1956 yılında ailesiyle beraber Luton kentine taşındı.Im August 1965 zog er weiter zu Luton Town.
Tekrar açılınca Reykjavík'e taşındı.Inzwischen ist er nach Reykjavík zurückgekehrt.
Yaklaşık 200 yıl öncesi toprak kayması görülmesi üzerine Suğla Gölü yakınına taşındığı bilinmektedir.Er war vor rund 200 Jahren zum Holzschwemmen errichtet worden.
New York`tan taşınarak New Hampshire`a yerleşti.Von Hamburg aus setzte er anschließend nach New York über.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.So verlagerte sich die Stadt auf das Meer.
Ayrıca ağırlığının düşük olması sebebiyle taşınması kolaydı.Danach wechselte er wegen Gewichtsschwierigkeiten in das Leichtgewicht.
Kushner 1974'te New York'a taşınmıştır ve eğitimini Columbia Üniversitesi'nde sürdürmüştür.1974 zog er nach New York, um an der Columbia University zu studieren.
1967 yılında Li Tobler ve Giger oturdukları evin yakınlarında eski bir binanın çatı katına taşındılar.1967 zog Li Tobler mit Giger in eine leerstehende Dachwohnung eines benachbarten Abbruchhauses.
İpeğin yanı sıra baharat da Yeni Çağa kadar Güneydoğu Asya'dan taşınan önemli mallar arasında yer almıştır.Neben Seide waren vor allem Gewürze bis in die Neuzeit wichtige Handelswaren aus Südostasien.
Tüm akrabalarını yitirdikten sonra annesinin ailesi yanına taşındı.Andernfalls wären sie alle nach dem Tod ihrer Mutter mittellos geworden.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Infolgedessen verließ das Opfer seinen Wohnort und änderte seinen Namen.
Edna henüz üç yaşındayken ailesinin Nevada'daki Lovelock'a taşındığı ve bir otel sahibi olduğu sanılmaktadır.Als sie drei Jahre alt war, zog sie mit ihren Eltern nach Lovelock, die dort ein Hotel führten.
1989'da Çin'den ayrılarak Japonya'ya taşındı.1989 emigrierte sie von China nach Japan.
Borchert, esirlerin taşınması sırasında kaçmayı başardı.Unterdessen ist Talbot bei einem Gefangenenaustausch freigekommen.
Projector, Infantry, Anti Tank (PIAT), Birleşik Krallık yapımı bir taşınabilir tanksavar silahıdır.Projector, Infantry, Anti Tank) war ein britischer Infanterie-Ladungswerfer aus dem Zweiten Weltkrieg.
Kampüs alanındaki yeni hizmet binasına taşınılması ise Üniversite için yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur.Sohns Eintritt in die Akademie schien für diese den Anfang einer neuen Epoche zu bedeuten.
List Florida'da doğdu, Fakat 4 yaşındayken New York'a taşındı.Peyton List wurde in Florida geboren und zog im Alter von vier Jahren mit ihrer Familie nach New York.
Onun hatırasına dikilen U 539 Runik Taşında: "Jútland'da öldü, İngiltere'ye seyahat etmek istiyordu."Das gleiche gilt für U 539, wo Sveinn bereits auf der Reise nach England in Jütland starb.
Bu parçalar Marmaris’e taşındı.Die Truppen marschierten sodann nach Limerick.