taşın ile cümle

taşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1970'lerin başında Chris Stein Brooklyn'den New York'a taşındı.Ende der 70er Jahre zog Steve Coleman nach New York.
1905 - İlk taşınabilir kompresör'ü üretti.1905 produziert er den ersten russischen Kompressor.
İrlanda'ya taşındıktan sonra canlı performanslara başladı.Nach seiner Rückkehr nach Irland begann er eine Ausbildung an einer Schauspielschule.
Daha sonra genel merkezi Bangkok'a taşındı.Die Hauptstadt wurde anschließend ins heutige Bangkok verlegt.
Bu yüzden Ohio'ya taşınmıştır.Anschließend kehrte er nach Ohio zurück.
Günde 3 milyon m³ su taşınabilecek durumdadır.Pro Tag konnten so drei Kilometer Pipeline gefertigt und verlegt werden.
Daha sonra New York'a taşınan Upton, IMG Models'e katıldı.Später wechselte sie zur New Yorker Modelagentur IMG Models.
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.Jemanden auf die Schippe nehmen – ihn verspotten/hänseln oder mit ihm einen Scherz treiben.
17. Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım! 18. Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.17) und wechselte dann nach dessen Einstellung mit Vol.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.In einer Verkleidung lockt er diesmal mit seinem Flötenspiel alle Kinder aus der Stadt fort.
Daha sonra Beşiktaş’a taşınmıştır.Danach mündet der Weg in den Hirschgrund.
Sonrasında kavga arenanın dışına sokağa taşındı.Danach weigerte er sich außerhalb der Golfregion zu touren.
1861 yılında ailesiyle birlikte Londra'ya taşındılar.1861 zog er mit der Familie zurück nach London.
Ailesi ile birlikte önce Karlovac, sonra Jastrebarsko, ve sonunda da Zagreb'e taşındı.Fünf Jahre später zog seine Familie zuerst nach Jastrebarsko, dann nach Zagreb.
Ancak daha sonra din dışı müzikler yapabilmek için Los Angeles'a taşındı.Später zog er nach Los Angeles, um seine musikalischen Interessen besser verwirklichen zu können.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Ihre Familie musste aus Sicherheitsgründen mehrmals umziehen.
Bütün bunlarla sadece insan taşınırdı.Die Waren wurden ausschließlich von Menschen transportiert.
Böylece Sotoba köyüne taşınırlar.Das ist der Grund, der sie nach Sotoba führt.
Örneğin MoO2'nin taşınımı ekzotermiktir.Mogánit ist eine Modifikation von SiO2.
1991 yılında Zagreb'e taşındı ve burada profesyonel müzik yaşamına başladı.1991 zog er von Rovinj nach Zagreb, wo er seine selbstständige Musikkarriere begann.
1999 - Almanya Federal Meclisi (Bundestag), Bonn'dan Berlin'e taşındı.1999 zog der größte Teil der Bundesregierung von Bonn nach Berlin um.
11 yaşında Carlisle'ye taşındıktan sonra Carlisle United'ı tutmaya başladı.Als 16-Jähriger wechselte er zu Carlisle United.
Kasım ayında van Gogh Anvers'e taşındı.Drei Monate sollte Vincent van Gogh in Antwerpen bleiben.
Ailesi daha sonra Georgia eyaletine taşındı.Seine Familie zog dann nach Georgia.
Mezar taşına benzeyen piyonların haricinde tüm figürler insani özelliklere sahiptir.Mit Ausnahme der Bauern, die Marksteinen ähneln, besitzen alle Spielfiguren menschliche Züge.
On yaşındayken ailesi Albuquerque, New Mexico ya taşındı.Im Kindesalter zog seine Familie mit ihm nach Albuquerque, New Mexico.
Aile buraya taşınır.Daher muss die Familie umziehen.
1978 yılında ise Amerika Açık, bugünkü mekanı olan USTA Billie Jean King National Tennis Center'ne taşındı.Daneben richtet sie die US Open aus und ist Eigentümer des Billie Jean King National Tennis Center.
1860 yılında, Kanada'ya, Yeni İskoçya'ya taşındı ve oradaki bir altın madeninin yöneticiliğini üstlendi.1860 siedelte er nach Nova Scotia um, wo er einige Goldminen leitete.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.Kurz nachdem 1766 Friedrichs zweite Schwester Luise geboren worden war, zog die Familie nach Ludwigsburg.
25 Haziran 2004 = Şirket kendi binasına taşındı.Bis zum 25. Oktober 2003 bildete der Ort eine eigene Gemeinde.
1949 yılında gar binası taşındı.1964 trennten sich die ev.
Dr. Ben Harmon, karısı Vivien Harmon ve kızları Violet Harmon; Boston'dan Los Angeles'a taşınan bir ailedir.Vivien Harmon, ihr Ehemann Ben und ihre Tochter Violet beziehen in Los Angeles ein altes Haus.
Mezarı, 2000 yılında ABD'den Ermenistan'a taşındı.Seine Familie wanderte 1992 von Armenien in die USA aus.
Kısa süre sonra Homer, Alaska'ya taşınmışlardır.Insgesamt reiste Muir siebenmal nach Alaska.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Die Kammer lehnte es ab, sich einzumischen.
Bu, Yttergärde Runik Taşında anlatılmıştır: Ve Ulfr, İngiltere'de üç kez ödeme almıştır.Then Knútr paid.“ Übersetzt etwa: „Und Ulv hat in England drei Zahlungen bekommen.
Hem kilise hem de çan kulesi beyaz kireç taşından inşa edilmiştir.Kirchenschiff und Glockenturm sind beide aus rotem Ziegelstein erbaut.
Bundan birkaç yıl sonra da New Orleans'a taşınmıştır.Einige Jahre später kehrt sie zurück nach New Orleans.
Jones 70'li yılların başında Alaska Anchorage'de yaşayan çocuklarına yakın olmak için oraya taşınır.Jones zog Anfang der 1970er Jahre nach Anchorage, um ihren Kindern, die dort lebten, näher zu sein.
1900'de ailesiyle birlikte Reims'e taşındı.1900 zog die Familie nach Reims um.
Havaalanı 1961 yılında kentin güneyinde bulunan bugünkü konumuna taşınmıştır.1936 wurde mit dem Bau am heutigen Standort im Süden der Stadt begonnen.
Esirlerin taşınması için tren kullanılır.Zum Fahren werden Fahrkandaren eingesetzt.
Lee'nin doğumundan bir sene sonra, ailesiyle birlikte Kaliforniya'ya taşınmışlardır.Ein Jahr nach seiner Geburt zogen seine Eltern mit ihm nach Kalifornien.
Taşın gücüne dayanması çok zordur.Schwierig ist sein Reifeverhalten.
Carmella, 2002'de Las Vegas'a taşındı.2007 trat Stevens in Las Vegas auf.
Taşınamayacak durumdaki cesetler, barakalarda bırakılırdı.Die nicht zur Arbeit eingeteilten Gefangenen mussten sich innerhalb der Baracken zur Verfügung aufhalten.
19.yüzyıl sonlarında mahallede büyük bir yangın meydana gelmiş ve köy bugünkü yerine taşınmıştır.Im 19. Jahrhundert entstand eine Siedlung an der Stelle des heutigen Pożarki.
Aynı zamanda akbaba başlı tanrıça Nekhbet tarafından da taşınmaktadır.Selbst die Göttin der Trägheit ist gerührt.
Daha sonra ailesiyle İsrail'e taşındılar.Er ging anschließend mit seinem Vater nach Israel.
Antakya Patriği Antakya piskoposu tarafından taşınan geleneksel unvan.Die Schreinöffnung wird traditionell durch den Aachener Bischof vorgenommen.
Kamp daha sonra Philadelphia'ya taşınmıştır.Später zog die Familie nach Philadelphia.
1995 yılında, New York'a taşındı ve burada, birkaç off-Broadway oyunlarında yer aldı.Overall zog nach New York City, wo sie in einigen Off-Off-Broadway-Theaterstücken auftrat.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.Damals arbeiteten dort etwa 100 Mitarbeiter.
Daha sonra dâvâ Askerî Yargıtay’a taşınmıştır.Danach wurde Jim Ed zum Militär eingezogen.
Sonra film endüstrisinin taşınarak 2002 yılında profesyonel oyunculuğa başladı.Danach zog es ihn in die Filmbranche; er begann 2002 an professionellen Schauspielworkshops teilzunehmen.
Daha sonra Elmalı mahallesi boşalmış, Badirgens mahallesine taşınmıştır.Danach war er mit den Lützowern dem Standort Kleve am Niederrhein zugeteilt.
Ayrıca mümkünse uçakla taşınan "Hava Telekomünikasyon Sistemi" de sağlanabilir.Mit ihrem patentierten „Skywing“-System wurde dann auch das Fliegen möglich.
Hafif olmasından ötürü mürettebatı tarafından da kolaylıkla taşınabiliyordu.Zudem ließ sie sich wegen ihrer Leichtigkeit von kleinen Mannschaften bedienen.
Bu arada takımlar küçük şehirlerden daha büyük şehirlere taşınmaya başladı.Die Spiele wurden aber zusehends in kleineren Ortschaften ausgetragen.

İlgili Sayfalar