taşın ile cümle

taşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Annesi Hildegard, onunla berâber taşınmayı reddederek boşanmak istedi.Die Mutter Hildegard weigerte sich nachzuziehen und forderte die Scheidung.
Sonunda uzun bir süre avukat olarak çalışacağı Konstantinopolis'e taşındı.Er siedelte schließlich nach Konstantinopel über und wirkte dort längere Zeit als Rechtsanwalt.
1603 yılında I. James olarak İngiltere tahtına çıkar ve Londra'ya taşınır.1603 wurde er rechtmäßig Jakob I. von England und zog nach London.
Fırlatıcısı C-130 ile taşınabilir.Das Radar ist mit der C-130 lufttransportfähig.
1999 Gölcük Depremi'nin ardından ailesiyle birlikte memleketi Trabzon'a taşındı.Nach dem Erdbeben von Gölcük 1999 zog er mit seiner Familie in die Heimatstadt seiner Eltern, nach Trabzon.
Tabut cenaze arabasına saat üçte taşındı.Zu dreien folgten wir dem Sarg.
Ancak daha sonra ailesi Utah'a taşınır.Später zog die Familie nach Utah.
Daha sonra ailesiyle birlikte 2005 yılında Canberra'ya taşındı ve Canberra Kız Gramer Okulunda okudu.Weaving und ihre Familie zogen im Jahr 2005 nach Canberra und sie besuchte die Canberra Girls Grammar School.
Üç yaşındayken ailesi ile Almanya'ya taşınan Çırak, 1982 yılından beri Berlin'de yaşamaktadır.Çırak kam im Alter von drei Jahren nach Deutschland, seit 1982 lebt sie in Berlin.
Askerlik dönüşü evlendi ve şehir merkezine taşındı.Er heiratete und ging wieder zurück in seine Heimatstadt.
2007'de Türkiye'ye taşındı.2007 zog es ihn nach Zypern.
Şirketin ana merkezi, Greenwich, Connecticut'a taşındı.Der Hauptsitz der Firma befindet sich in Greenwich, Connecticut.
Ailesi Jimmy 9 yaşında iken Las Vegas, Nevada'ya taşınır.Seine Familie zog nach Las Vegas, als er neun war.
Hohenlohe ailesi Otuz Yıl Savaşı esnasında kaçarak Ohrdruf'a taşındı.Während des Dreißigjährigen Krieges war die Familie von Hohenlohe nach Ohrdruf geflohen.
1901 yılında ailesi Brno'ya taşındı.1910 zog die Familie nach Brno.
Kazakistan, 2002 yılında UEFA'dan AFC'ye taşınmıştır.Kasachstan schloss sich 2002 der UEFA an.
Aynı yıl Berlin'e taşındı.Im selben Jahr zog er nach Berlin.
Neo Geo Pocket, SNK tarafından üretilen bir taşınabilir oyun konsoludur.Das Neo Geo Pocket ist eine Handheld-Konsole von SNK.
1975 yılında Paris'e 1981 yılında da Amsterdam'a taşınır.1975 zog er nach Paris und 1981 nach Amsterdam.
Evlendi ve New York'a taşındı.Sie ist verheiratet und lebt in New York.
Aracın taşınması için bu bölme kaldırılabilmektedir.Diese Unterbrechung kann vom Fahrzeug überbrückt werden.
“Valeri Sutton” Danimarka Kraliyet Balesi”nde alıştırma yapmak için 1970’de Danimarka’ya taşındı.1970 zog sie nach Dänemark, um im Königlich Dänischen Ballett zu üben.
1945 yılında Wiesbaden’a; daha sonra da Bad Sachsa’ya taşınmıştır.Nach 1945 verlegte er sein Planungsbüro zunächst nach Wiesbaden und später nach Bad Sachsa.
Gökten inen tanrıça idolünün (büyük olasılıkla bir meteor olan siyah taşın) bulunduğu yerdi.Bis dahin war die Erde, die von Gott als eiförmiger Stein geschaffen worden war, vollständig von Eis bedeckt.
Yeni yürümeye başladığı günlerde ailesi Wilmington, Kuzey Karolina'ya taşındılar.Kurz nach seiner Geburt zog seine Familie nach Wilmington, North Carolina.
Sadece konteyner taşınan ilk sevkiyat 1951 yılında Danimarka’da gerçekleşmiştir.Das erste speziell für den Containertransport gebaute Schiff wurde 1951 in Dänemark in Dienst gestellt.
Savaş Eserleri Müzesi daha sonra Kabatepe Müzesi'ne taşınmıştır.Die verbliebenen Fahrzeuge wurden danach ins Transportmuseum gebracht.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Der königliche Hof zog von einer Stadt in die andere.
Abisinin yanına taşındı ve ayrılmaz bir ikili oldular.Ihre Eltern hatten eine unordentliche Scheidung und beide trennten sich.
17 yaşında iken oyunculuk hayatına atılmak için Los Angeles'a taşındı.Sie zog im Alter von 17 Jahren nach Los Angeles um ihre Schauspielkarriere voran zu treiben.
Aynı tema Evangelion'a taşındı.Das Thema ist dem Evangelium entnommen.
O 1990'ların başında Fransa'ya taşındı.Anfang der 1990er-Jahre ließ er sich in Frankreich nieder.
1953 yılında Clavell ve eşi Birleşik Devletler'e, Hollywood'un güneyine taşındılar.1953 wanderten Clavell und seine Frau in die USA aus und ließen sich in Hollywood nieder.
Bir gün, 4 genç erkek yan evine taşınır.Eines Tages nähern sich drei Fremde dem Haus.
1926 Birleşik Krallık genel grevi sonrasında ailesi ile birlikte Dartford'a taşındı.Nach dem Generalstreik von 1926 zog seine Familie nach Dartford in Kent.
1963 yılında, Syracuse Nationals takımı Philadelphia'ya taşındı ve adı Philadelphia 76ers oldu.1965 verließ dieser jedoch das Team und ging zurück nach Philadelphia, zu den Philadelphia 76ers.
Diğer tarafa taşınan yük ise daha azdır.Die Wanderung in der entgegengesetzten Richtung ist geringer.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Täglich sind rund 1.800 Fahrzeuge im Einsatz.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Deshalb musste die Familie oft umziehen.
1918'de ayrıldılar ve von Werefkin tek başına Lago Maggiore'deki Ascona'ya taşındı.1918 zogen Werefkin und Jawlensky nach Ascona am Lago Maggiore.
2006 yılında Musikmakarna Songwriter's Academy'de iki yıl söz yazarlığı eğitimi almak için İsveç’e taşındı.2006 zog er nach Schweden, um für zwei Jahre an der Musikakademie „Musikmakarna“ zu studieren.
İstanbul'da dünyaya gelen Tüfekçi, 11 yaşında ailesiyle birlikte Berlin'e taşındı.Tüfekçi zog mit elf Jahren mit seinen Eltern nach Berlin um.
Rok yapılabilmesi için her iki taşın daha önce hareket etmemiş olması gerekir.Beide dürfen im bisherigen Spielverlauf noch nie bewegt worden sein, damit die Rochade zulässig ist.
Çantalarda çoğunlukla yük ve eşya taşınır.Hier wurden oft Reisetaschen und Koffer durchsucht.
1970 yılında şirket merkezi Houston’a taşınır.1940 wurde der Hauptsitz nach Houston verlegt.
Petrograd'a saldırı tehlikesi üzerine hükümet güvenlik amacıyla Moskova'ya taşındı.Die Regierung war von Petrograd nach Moskau umgezogen.
O 2 yaşındayken ailesi Kansas eyâletinin Kingman bölgesine taşındı.Als er zwei Jahre alt war, zog seine Familie nach Rago im Kingman County in Kansas.
C-5 ve C-17 ile bir adet Crusader taşınabilir.Die Luftverladung soll mit C-17 und C-5 Transportmaschinen erfolgen.
On yaşında Ankara'ya taşındı.Er zog mit 12 Jahren nach Ankara.
Körling fırçası (veya süpürgesi) taşın önündeki buz yüzeyini süpürmek için kullanılır.Der Besen wird dazu verwendet, die Eisoberfläche vor dem Stein zu wischen.
1997 yılında Vancouver'a taşındı ve ilk film ve dizi rolleri için teklif almaya başladı.Nach ihrem Umzug 1997 nach Vancouver erhielt Tracy Angebote für ihre ersten Film- und Serienrollen.
Bununla birlikte öğrencisi olan ailelerin bir kısmı ilçeye yahut yakın şehirlere taşınmaktadır.Manchmal findet man einzelne Gruppen auch im Rang einer Unterfamilie (-inae) oder einer Subtribus (-ina).
Bunun için 1992 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı.Im Jahr 1992 zog er in die Vereinigten Staaten.
Bjørnson'a taşındı.Er zog nach Ballenstedt.
10 yaşındayken annesi ile Vancouver'a taşındılar.Im Alter von neun Jahren zog sie mit ihrer Mutter nach Vancouver.
Doğu Alman vatandaşlığını kabul etmiş olsa da 1977 yılında Doğu'dan Batı Berlin'e taşındı.Nach seiner Übersiedlung nach Deutschland lebte er ab 1977 in West-Berlin.
1903'te karısının Finlandiya'nın Kuokkala kasabasındaki villasına taşındılar.1903 ließ er sich im finnischen Kuokkala auf dem Landsitz seiner Frau nieder.
1901’de ailesi Viyana’ya taşındı.Im Jahre 1901 zog die Familie nach Wien.
Stojko'nun ailesi Kanada'ya 1950'li yıllarda taşındı.Stojkos Eltern emigrierten in den 1950er Jahren nach Kanada.
1931'de şirket merkezi Heimenkirch'e taşındı.1931 wurde die Firmenzentrale nach Heimenkirch verlegt.

İlgili Sayfalar