Veriyi bir noktadan diğerine taşımak kurye ile paket taşınması gibi değildir.動かすのに 運送会社みたいにはやりません それよりは観客席に近い
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Albo muszą zabierać rzeczy i prać je w odległym strumieniu.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Alebo musia niesť bielizeň ďaleko k vode.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Anebo musí odnést prádlo k dalekému potoku.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Atau mereka harus membawa cucian ke tempat yang jauh.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Eller de må bringe vasketøjet til en flod langt borte.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Eller så måste de ta tvätten till ett vattendrag som ligger långt borta.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Hoặc là học phải mang đồ giặt đến những dòng suối rất xa.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.아니면 세탁물을 멀리 떨어진 하천으로 가져가야만 합니다.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.O deben llevar la ropa lejos, hasta una corriente de agua.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Oder sie müssen die Wäsche zu einem Fluss weit weg bringen.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.O devono portare il bucato lontano a un corso d'acqua lontano.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Of ze moeten de was wegbrengen naar een rivier ver weg.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Ou elles doivent emmener le linge loin, vers une rivière.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Ou têm de carregar a roupa suja para um curso de água distante.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Sau trebuie să care rufele departe, la o apă curgătoare.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Vagy a szennyest kell egy messzi patakhoz cipelniük.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Ή πρέπει να μεταφέρουν τα ρούχα μακριά σε ένα ρυάκι.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Або змушені нести брудні речі далеко до річки.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Или они должны относить грязную одежду далеко к реке.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.Или трябва да занесат прането до далечен поток.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.או שהן צריכות להביא את הכביסה לנהר מרוחק.
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.او ان يأخذوا غسيلهم الى مجرى المياه
Ya da çamaşırlarını uzaktaki bir dere kenarına taşımak zorundalar.洗濯機が欲しいと思っています
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .Czyli chodzi tu o zabieranie fragmentów DNA gospodarza i przenoszenie ich do kolejnej infekowanej komórki.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .Por lo que es realmente cortar partes del ADN de un organismo y llevarlo a otro organismo.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .Portanto, é realmente cortar DNA de um organismo e trazê-lo para outro organismo.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .Takže to je vlastně dělení části DNA z jednoho organismu a přinášet do jiného organismu.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .Отже, відбувається відділення частинок ДНК від одного організму і їх передача до іншого.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .لذلك فهو فعلا يقوم بقطع أجزاء من الـ"دي إن أيه" من كائن
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .別の有機体をもたらします。 1 つの種のメンバーからの別のメンバーにそれを取ってください。
Yani cebinizde canlı yayın istasyonu taşımak gibi bir şey.Bambuser ha conosciuto ampio utilizzo in Siria, prima che il governo lo bloccasse.
Yani cebinizde canlı yayın istasyonu taşımak gibi bir şey.Elle fonctionne comme si on avait toujours une station de transmission vidéo dans sa poche.
Yani cebinizde canlı yayın istasyonu taşımak gibi bir şey.Es como tener una estación de radiodifusión en el bolsillo.
Yani cebinizde canlı yayın istasyonu taşımak gibi bir şey.Viele Syrer haben Bambuser genutzt, bevor die syrische Regierung die Anwendung blockierte.
Yani cebinizde canlı yayın istasyonu taşımak gibi bir şey.Става нещо като намираща се в джоба ви станция за видео излъчване.
Yani genel olarak, her şey rastgele yönlere hareket ediyor ancak daha olasıdır taşımak mümkün sağa yönde.Also bewegt sich generell alles in zufälligen Richtungen, aber es ist wahrscheinlicher nach rechts zu können.
Yani genel olarak, her şey rastgele yönlere hareket ediyor ancak daha olasıdır taşımak mümkün sağa yönde.그래서 일반적으로는 용기 내의 분자들이 무작위로 운동하지만 오른쪽 위 방향으로 운동할 확률이 더 높습니다 왼쪽으로 운동하게 되면 서로가
Yani genel olarak, her şey rastgele yönlere hareket ediyor ancak daha olasıdır taşımak mümkün sağa yönde.Obecně se všechny pohybují náhodným směrem, ale pohyb doprava je pravděpodobnější.
Yani genel olarak, her şey rastgele yönlere hareket ediyor ancak daha olasıdır taşımak mümkün sağa yönde.Takže všetko sa pohybuje v náhodných smeroch ale viac pohybu si molekula užije ak sa vydá smerom doprava.
Yani genel olarak, her şey rastgele yönlere hareket ediyor ancak daha olasıdır taşımak mümkün sağa yönde.右上の方へ動いていくことが 多くなりそうだね。 左の方にいけば、他のやつに
Yapmak istediğimiz, ondalık işaretini 1,2,3 birim taşımak.Chceme tedy posunout desetinnou čárku o 1, 2, 3 místa.
Yapmak istediğimiz, ondalık işaretini 1,2,3 birim taşımak.그러므로 소숫점을 하나, 둘, 세 칸 옮기는 것입니다
Yapmak istediğimiz, ondalık işaretini 1,2,3 birim taşımak.Vi vil flytte kommaet 1, 2, 3 pladser.
Yapmak istediğimiz, ondalık işaretini 1,2,3 birim taşımak.Нещото, което искаме да направим е да преместим десетичния знак с 1,2,3 интервала.
Yapmak istediğimiz, ondalık işaretini 1,2,3 birim taşımak.小数点を 1, 2, 3 スペース動かすことです。 それについて考えることができる方法の 1 つは、掛けることです。
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Eders Nymånefester og Højtider hader min, Sjæl de er mig en Byrde, jeg er træt af at bære.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Eders nymåner og fester hater min sjel, de er blitt mig en byrde; jeg er trett av å bære dem.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Edra nymånader och högtider hatar min själ; de hava blivit mig en börda, jag orkar ej bära den.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Ik haat ze uit de grond van mijn hart. Ik kan ze niet meer zien!
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.I vostri noviluni e le vostre feste io detesto, sono per me un peso; sono stanco di sopportarli
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.내 마음이 너희의 월삭과 정한 절기를 싫어하나니 그것이 내게 무거운 짐이라 내가 지기에 곤비하였느니라
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Meine Seele ist feind euren Neumonden und Jahrfesten; ich bin ihrer überdrüssig, ich bin's müde zu leiden.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Mi alma aborrece vuestras lunas nuevas y vuestras festividades. Me son una carga; estoy cansado de soportarlas
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Mlaje vaše in praznike vaše sovraži duša moja, zoprni so mi, težko jih prenašam.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Mon âme hait vos nouvelles lunes et vos fêtes; Elles me sont à charge; Je suis las de les supporter.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Novměsíců vašich a slavností vašich nenávidí duše má; jsou mi břemenem, ustal jsem, nesa je.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Thật , lòng ta ghét những ngày trăng mới và kỳ lễ các ngươi , là nặng_nề cho ta , ta lấy_làm mệt mà gánh lấy .
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Thật, lòng ta ghét những ngày trăng mới và kỳ lễ các ngươi, là nặng nề cho ta, ta lấy làm mệt mà gánh lấy.
Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.Újholdaitokat és ünnepeiteket gyûlöli lelkem; terhemre vannak, elfáradtam viselni.