'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Szeretnék egy tiszta poharat," megszakad a Kalapos: "legyen minden mozgás egy helyen."
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Tôi muốn có một cốc sạch, các Hatter bị gián đoạn:" cho tất cả các di chuyển một nơi. "
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.''Voglio una tazza pulita,' interrotto il Cappellaio: 'andiamo tutti a ruota di un posto.'
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Želim čisto skodelico," prekine Klobučar: "kaj je vse premaknete na enem mestu."
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Θέλω ένα καθαρό κύπελλο," διέκοψε την Καπελάς: "ας προχωρήσουμε όλοι ένα σημείο του."
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Искам чиста чаша - прекъсна шапкар:" нека всички се движат едно място. "
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Я хочу чисту чашку," перервав Капелюшник: "давайте рухатися все в одному місці на.
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"Я хочу чистую чашку," прервал Шляпник: "давайте двигаться все в одном месте на.
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'"אני רוצה כוס נקייה," קטע הכובען: "בואו כל מהלך על מקום אחד."
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.''أريد فنجان نظيفة ،' توقف حتر : "دعونا نقل كافة في مكان واحد".
'Temiz bir fincan istiyorum', Şapkacı kesti: 'Hepimiz tek bir yerde taşımak izin verin.'彼は彼がスポークとして上を移動、そしてヤマネは彼に続いた:三月うさぎに移動
Ürünleri taşımak daha da pahalı.C'est plus cher de transporter les biens.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Es ist teurer, Waren zu transportieren.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Es más caro transportar productos.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Este mai scump să transporți marfă.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Il trasporto delle merci è più costoso.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.상품 유통비가 더욱 비쌉니다. 상품 가격도 오르죠
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Preprava tovaru je drahšia.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Transport towarów jest droższy.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Η μεταφορά προϊόντων είναι πιο ακριβή.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.Перевозить товары дороже.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.По-скъпо е да се транспортират стоки.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.זה יקר יותר להעביר סחורה. מחירי הסחורות עולים.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.هذا مكلف جداً للتنقل بشكل جيّد. أسعار الأشياء الجيدة ترتفع،
Ürünleri taşımak daha da pahalı.インフレが影響受けます
Üstelik banknotları taşımak altına göre daha kolay.Ahora la gente puede contar ahí, y como ves, esto es dinero, o esto es efectivo.
Üstelik banknotları taşımak altına göre daha kolay.Tout le monde aurait besoin de balances, etc. Mais on peut juste compter tout ceci et vous voyez c'est de
Üstelik banknotları taşımak altına göre daha kolay.To znaczy, czy moglibyście sobie wyobrazić taszczenie
Üstelik banknotları taşımak altına göre daha kolay.و بصراحة أسهل كثيرا في التداول لإنهاء المعاملات أكثر من استخدام الذهب
Üstelik banknotları taşımak altına göre daha kolay.みなさん、お金を使うときに、毎回毎回、
Üstelik banknotları taşımak, altını taşımaktan çok daha kolay.Много по-лесно е, отколкото със златото.
Üstelik banknotları taşımak, altını taşımaktan çok daha kolay.و هذا شي بصراحة اسهل بكثير من الذهب
Uzayda bu büyük miktardaki yükü taşımak için yollar bulmalıyız.부피가 큰 짐을 어떻게 우주에서 운반할지를 먼저 해결해야 합니다.
Uzayda bu büyük miktardaki yükü taşımak için yollar bulmalıyız.יהיה עלינו למצוא דרכים להניע נפחים גדולים של מטען דרך החלל.
Uzayda bu büyük miktardaki yükü taşımak için yollar bulmalıyız.لدينا السبيل لتحريك كميات كبيرة من الحمولة عبر الفضاء.
Uzayda bu büyük miktardaki yükü taşımak için yollar bulmalıyız.今はまだそれができない
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Até agora, parece que não se importam.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar. Çok da itiraz etmiyorlar, şimdilik.Il se trouve qu'ils sont un très bon véhicule pour le transport d'équipement océanographique.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.És ők történetesen nagyon jó járművek az oceanográfiai berendezések szállítására.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.In effetti sembrano un ottimo veicolo per trasportare materiale oceanografico.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.개복치는 바다에서 도구를 나르는 중요한 수단이었던 것이죠..
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Peştii Mola sunt nişte purtători foarte buni de echipamente oceanografice.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Tak się składa, że samogłowy są świetnym pojazdem do transportu oceanograficznego sprzętu.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Und sie sind ein sehr praktisches Vehikel für ozeanographische Ausrüstung.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Y resulta que ellos son un muy buen vehículo para transportar equipo oceanográfico.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Ze blijken uitstekende dragers te zijn voor oceanografisch materiaal.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Και τυχαίνουν να είναι ένα πολύ καλό όχημα για τη μεταφορά ωκεανογραφικού εξοπλισμού.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.И случайно са много добро средство за носене на океанографско оборудване.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.Они оказались хорошим переносчиком океанографического оборудования.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.ובמקרה הם רכבים מאוד טובים לסחיבת ציוד אוקיינוגרפי.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.ووقوعها على أن تكون وسيلة جيدة للغاية لتحمل معدات لعلوم المحيطات.
Ve aslında denizbilimi araç gereçlerini taşımak için çok yararlılar.迷惑がってるようでもありません
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.Dat zijn volgens mij de autozitjes.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.E estes, para mim, são a analogia para as cadeiras auto.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.Et ceux-là, pour moi, sont une analogie avec les sièges auto.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.För mig är de pillren analogin till bilstolarna.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.제가 보기엔 이 이야기는 카시트의 경우와 무척 비슷합니다.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.Quei pastiglioni, per me, sono l'analogia coi seggiolini.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.Şi acestea, pentru mine, reprezintă analogia cu scaunele auto.
Ve bana göre, bu verdiğim örnek, oto koltulkarıyla benzerlik taşımakta.To, moim zdaniem, analogia do fotelików.