taşıma ile cümle

taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu elektronik sözlük hakkında iyi şey taşımasının kolay olmasıdır.The good thing about this electronic dictionary is that it's easy to carry.
Taşıma sırasında kutu ezildi ve içindekiler dışarı uçtu.The box was crushed during transport and the contents flew out.
Bu yer, toplu taşıma araçları için uygun değildir.This place isn't convenient for public transportation.
Üniversite kurucusunun adını taşımaktadır.The university bears the name of its founder.
O, Marilyn Monroe'ya acayip bir benzerlik taşımaktadır.She bears an uncanny resemblance to Marilyn Monroe.
Oda görevlisine bagajımızı taşımasını söylemeyi unutma.Don't forget to tell the porter to carry our luggage.
Ben el çantası taşımayı sevmiyorum.I don't like to carry a purse.
Birçok ülkede vatandaşların silah taşıması yasaldır.It's legal for citizens to carry guns in many states.
Kanguruların yavrularını taşımak için garip bir yöntemi var.Kangaroos have a strange method of carrying their young.
Mobilyamızı taşımak için bir kamyon kiraladık.We rented a truck to move our furniture.
Joseph Smith kavmini birçok kez taşımak zorunda kaldı.Joseph Smith had to move his people many times.
Valizi taşıması için onu zorladım.I forced him to carry the suitcase.
Tom yağmur yağacağını düşünmüyor ama her ihtimale karşı bir şemsiye taşımayı planlıyor.Tom doesn't think it'll rain, but he plans to carry an umbrella just in case.
Tom gezilerde çok bagaj taşımaz.Tom doesn't carry much luggage on trips.
Tom çok miktarda nakit taşımaz.Tom doesn't carry much cash.
Tom sırtı ağrıdığı için piyanoyu taşımaya yardım edemiyor.Tom can't help move the piano because he has a bad back.
Tom bir harita taşımazsa, her zaman kaybolur.Tom always gets lost if he doesn't carry a map.
Keşke Tom kanepeyi taşımama yardım etse.I wish Tom would help me move the sofa.
Tom Mary'nin yardımı olmadan kitaplığı taşımaya çalıştı.Tom tried moving the bookcase without Mary's help.
Tom Mary'nin kanepeyi taşımasına yardım etmeliydi.Tom should have helped Mary move the sofa.
Tom Mary'nin şifonyerini taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the dresser.
Tom Mary'nin bavullarını taşımasına yardım etti.Tom helped Mary carry her suitcases.
Tom Mary'nin mobilyayı taşımasına yardımcı olur.Tom helps Mary move the furniture.
Mary Tom'dan valizini taşımasını istedi.Mary asked Tom to carry her suitcase.
Tom piyanosunu taşımak için ona yardım edecek bazı kişiler arıyordu.Tom was looking for some people to help him move his piano.
Kuzenim gibi inşaatçılar, sık sık şantiyeye ağır malzemeler taşımak zorundalar.Builders, like my cousin, often have to carry heavy materials to site.
Kentsel alanlarda toplu taşıma sadece özel ulaşımdan daha hızlıdır.Public transportation is only faster than private transportation in urban areas.
Bagajını üst kata taşımasına yardım ettim.I helped him carry his luggage upstairs.
Tom masayı tek başına taşımak için elinden geleni yaptı ama taşıyamadı.Tom tried his best to move the table by himself, but he couldn't.
O, bavul'u taşımak için yeterince güçlü.She is strong enough to carry the suitcase.
Onu taşımama izin verin.Let me carry it.
Bu kamyon en fazla 5 ton yük taşıma kapasitesine sahip.This truck has a maximum load of 5 tons.
Onun tabloyu taşımasına izin verme.Don't let him move the table.
Toplantıyı önümüzdeki pazar gününe taşımaya karar verdik.We've decided to move the meeting to next Sunday.
Toplu taşıma aracı ile oraya gitmek can sıkıcı.It's a pain in the neck to get there by public transportation.
Lütfen bavullarımı taşımama yardım eder misin?Would you please help me carry my suitcases?
Valizlerini taşımana yardım etmemi ister misiniz?Would you like me to help you with your suitcases?
Mary Tom'un kitaplarını taşımasını istedi.Mary wanted Tom to carry her books.
Tom kolayca taşımak için yeterince küçük bir bilgisayar istiyor.Tom wants a computer small enough to easily carry.
Bu kutuda taşıma ücreti ne kadar?How much is the freight on this box?
Onun paketleri taşımasına yardımcı olmak istiyorum.I want to help him carry the packages.
Silah taşımak yasak.It's forbidden to carry arms.
Tom'un onu taşımasına izin ver.Let Tom carry it.
Çok fazla taşımaya çalışmayın.Don't try to carry too much.
Onu taşımak zorunda değildim.I didn't have to move it.
Tom'un bavulunu onun için taşımak zorunda kaldım.I had to carry Tom's suitcase for him.
Bir silah taşımaya hiç ihtiyacım olmadı.I've never needed to carry a gun.
Tom Mary'ye onun için onun bavulunu taşımayacağını söyledi.Tom told Mary he wouldn't carry her suitcase for her.
Tom Mary'nin bavulunu taşımayı reddetti.Tom refused to carry Mary's suitcase.
Tom'un öğleden sonra bazı şeylerini taşımasına yardım ediyorum.I'm helping Tom move some of his things this afternoon.
Onu tek başına taşımana asla izin vermemeliydim.I should never have let you carry that by yourself.
Bunu taşımama yardım eder misin?Would you help me move this?
Taşımacılık araçlarımız yok.We have no means of transportation.
Ne taşımamı istiyorsun?What do you want me to carry?
Tom'un valizlerini taşımasına yardım etmeliydin.You should've helped Tom carry his suitcases.
Tom bu kadar çok para taşımaması gerektiğini bilmeliydi.Tom should've known better than to carry so much money.
Tom Mary'nin kanepeyi odanın diğer tarafına taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the sofa to other side of the room.
Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.The aeroplane must carry some spare fuel.
Tom valizimi taşımak için yeterince nazikti.Tom was kind enough to carry my suitcase for me.
Öncelikle mangalı bodrumdan bahçeye taşımak zorundayız.First we have to carry the barbecue from the cellar out into the garden.

İlgili Sayfalar