ta ki ile cümle
ta ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Nó vẫn tiếp tục chạy -- cho tới lúc mà nó nhìn xuống chân và nhận ra là nó đang lơ lửng trên không.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Po prostu biegnie dalej... do czasu, aż spojrzy w dół i zda sobie sprawę z tego, że jest w powietrzu.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Prostě utíká - až do chvíle, kdy se koukne dolů a zjistí, že je ve vzduchu.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Se vain jatkaa juoksemista -- kunnes katsahtaa alas ja huomaa juoksevansa ilmassa.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Απλά συνεχίζει να τρέχει -- ακριβώς μέχρι τη στιγμή που κοιτάει κάτω και συνειδητοποιεί ότι είναι στο κενό.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Він просто продовжує бігти, - аж до того моменту, коли він зиркає вниз і розуміє, що він в повітрі.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Он просто продолжает бежать - до тех пор, пока не посмотрит вниз и не поймёт, что находится в воздухе.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Той просто продължава да си тича - точно до момента, в който поглежда надолу и осъзнава, че е във въздуха.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.הוא פשוט ממשיך לרוץ -- ממש עד לרגע שבו הוא מביט למטה ומבין שהוא תלוי באויר.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.ويستمر بالعدو .. الى تلك اللحظة التي ينظر بها الى أسفل قدميه .. ويدرك انه في الهواء معلقاً
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.足元を見るまでずっと 自分が空中にいると気付いたら その時 落下が始まるのです
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.1歳になったニョウタが横取りします そして母親の口を覗き込みます
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.A Panbanisha piace suonare l'armonica, finchè Nyota, che adeso ha un anno, gliela ruba.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.보시다시피, 판바니샤가 하모니카를 즐겁게 불고 있습니다. 이제 한 살된 뇨타가 빼앗아가기 전 까지요.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha élvezettel játszik a szájharmonikáján, amíg az épp egy éves Nyota el nem cseni azt tőle.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha está a gostar de tocar harmónica, até que Nyota, agora com um ano, a rouba.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha freut sich beim Spielen der Mundharmonika, bis Nyota, jetzt ein Jahr alt, sie ihr stiehlt.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha geniet van het spelen op haar harmonica totdat Nyota, nu één jaar oud, hem afpakt.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha goza tocando su armónica, hasta que Nyota, que ahora tiene un año, se la roba.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha nyder at spiller på hendes harmonika, indtil Nyota, nu et år gammel, stjæler den.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha s'amuse à jouer de l'harmonica, jusqu'à ce que Nyota, qui a maintenant un an, le vole.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha sedang menikmati bermain harmonika, sampai Nyota, sekarang berumur satu tahun, mengambilnya.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha se distrează cântând la armonică, până când Nyota, acum în vârstă de un an, i-o fură.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Panbanisha z przyjemnością gra na organkach, aż nagle porywa je jednoroczny Nyota.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Панбаниша свири с удоволствие на хармоника, докато Ниота, сега на една година, не я открадва.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.Панбаниша с удовольствием играет на гармошке, пока Нийота, теперь уже одногодка, не крадёт её.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.פניבנישה נהנית לנגן במפוחית שלה, עד שניוטה שכעת בן שנה - גונב אותה.
Panbanisha mızıkasını çalarak eğleniyor, ta ki, şimdi bir yaşında olan Nyota onu çalana kadar.بانبانيشا تستمتع بالعزف على الهارمونيكا، حتى جاء يوتا ،الذي بلغ السنة من عمره، وسرقها.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Aber er hatte soviel Angst vor Konflikt gehabt, bis er schließlich mehr Angst vor dem Schweigen bekam.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Ale tak moc se bál konfliktu, až se nakonec víc bál mlčení.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Dar se temuse atât de mult de conflict, încât spre final a devenit mai speriat de tăcere.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.하지만 Joe는 침묵을 훨씬 두려워하기까지 충돌을 너무나 두려워했었지요.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Maar hij was zo bang geweest van conflict, totdat de angst voor de stilte groter werd.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Ma aveva talmente paura dei conflitti, finché finalmente ha avuto più paura del silenzio.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Mais il avait eu tellement peur du conflit, jusqu'à ce que finalement il ait encore plus peur du silence.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Mas ele tinha tido tanto receio do conflito, até que finalmente passou a ter maior receio do silêncio.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Men han hade varit så rädd för konflikten ända tills han blev räddare för sin tystnad.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Namun dia sangat khawatir akan terjadi pertikaian, hingga akhirnya dia menjadi lebih khawatir jika terus diam.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Nhưng anh ấy đã từng sợ tranh cãi, cho đến khi cuối cùng anh ấy trở nên sợ hãi hơn về sự im lặng.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Pero había tenido mucho miedo al conflicto, hasta que finalmente fue mayor su miedo al silencio.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Αλλά φοβόταν πολύ τη σύγκρουση, μέχρι που τελικά φοβήθηκε περισσότερο τη σιωπή.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Але Джо дуже боявся конфлікту, до тих пір, поки мовчати не стало страшнішим, ніж розповісти.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Но Джо очень боялся конфликта до тех пор, пока не начал бояться молчать ещё больше.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.Но той толкова се страхуваше от конфликт, докато най-накрая все повече се страхуваше от тишината.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.אבל הוא כל-כך חשש מעימות, עד שבסוף הוא החל יותר לפחד מהשתיקה עצמה.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.لكنه كان خائفا جدًا من المواجهة، إلى أن أصبح أخيرًا خائفًا من الصمت.
Sadece çatışmaktan çok korkuyordu, ta ki sessiz kalmaktan daha çok korkana dek.沈黙の方にもっと不安を抱くようになるまで そして 敢えて口にしたときには
Santim santim, oyun oyun ta ki biz bitene kadar.Centimeter voor centimeter, wedstrijd voor wedstrijd, totdat het afgelopen is.
Santim santim, oyun oyun ta ki biz bitene kadar.Inci per inci, babak per babak sampai kita selesai.
Santim santim, oyun oyun ta ki biz bitene kadar.Incsről incsre... játszmáról játszmára amíg csak nincs vége...
Santim santim, oyun oyun ta ki biz bitene kadar.Дюйм за дюймом,пас за пасом. пока нам не придет конец.
Santim santim, oyun oyun ta ki biz bitene kadar.אינץ' אחרי אינץ', משחק אחרי משחק עד שנפסיד
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Ada resistensi terhadap obat malaria yang lama, sehingga harus menunggu obat baru.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Byli odporni na leki na malarię aż do czasu otrzymania nowych.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.C'era resistenza ai vecchi farmaci antimalarici, fino all'arrivo dei nuovi.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Cтарые медикаменты от малярии не действовали, пока мы не получили новые.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Ellenállás alakult ki a régi malária gyógyszerek ellen, amíg nem kaptunk újakat.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Er was resistentie tegen de oude malariamedicijnen, tot we er nieuwe kregen.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Es gab Widerstand gegen die alten Malaria-Medikamente bis es neue gab.
Sıtma ilaçlarına karşı direnç vardı, ta ki yeni ilaçlar elimize geçene kadar.Hubo resistencia a las viejas medicinas de la malaria hasta que llegaron las nuevas.
İlgili Sayfalar