ta ki ile cümle

ta ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ta ki sen dudaklarımdan öpüp beni kurtarana kadar.Jusqu'à ce que tu embrasses mes lèvres et que tu me sauves
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Do czasu, kiedy poznałem ciebie, Trisha, i urodziły mi się dzieci.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Hasta que te conocí, Trisha, y tuve hijos.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Indtil jeg mødte dig og fik børn, Trisha.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.-kunnes tapasin sinut, Trisha, ja saimme lapsia.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Ou seja, até te conhecer, Trisha, e ter filhos.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Poi ho incontrato te, Trisha, e abbiamo avuto dei figli.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Tills jag träffade dig, Trisha och fick barn.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.Μέχρι που γνώρισα εσένα, Τρίσα, και κάναμε παιδιά.
Ta ki seninle tanışıp çocuklarım olana dek, Trisha.До тех пор, пока не встретил тебя, Триша, и у нас не родились дети.
Ta ki siz bir seyreltici madde ekleyene dek.분산제를 넣기 전까지는요.
Ta ki siz bir seyreltici madde ekleyene dek. Ve sonra karışmaya başlarlar.混ざり始めます
Ta ki siz bir seyreltici madde ekleyene dek.עד שמוסיפים כימיקל מפזר.
Ta ki siz bir seyreltici madde ekleyene dek.ولكن ان وضعنا مادة " مشتتة " - مفككة " الى النفط
Ta ki siz bir seyreltici madde ekleyene dek.除非落分散劑
Ta ki sıfır dereceye kadar-- o da suyun erime ısısı.Null Grad. Der Schmelzpunkt von Wasser ist.
-- ta ki şu ana kadar -- yürüyememiş olan Amanda Boxtel'in giydiği e-BACAKLAR sistemini tanıtmak istiyorum.Hän sai 19 vuotta sitten selkäydinvamman, mistä johtuen hän ei ole kyennyt kävelemään 19 vuoteen tätä ennen.
-- ta ki şu ana kadar -- yürüyememiş olanAmanda utrpěla před 19 lety poranění páteře a od té doby nemůže chodit.
-- ta ki şu ana kadar -- yürüyememiş olan그 결과로 그녀는
-- ta ki şu ana kadar -- yürüyememiş olanוכתוצאה מכך
-- ta ki şu ana kadar -- yürüyememiş olanونتيجة لهذا لم
-- ta ki şu ana kadar -- yürüyememiş olan今日まで19年間
- - Ta ki şurada bir yerlerde bir denge konumuna gelinceye kadar.Vezmeme-li v potaz celý ekosystém, bude mít užitek do té doby, než narazíme na tento rovnovážný bod.
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.필경은 위에서부터 성신을 우리에게 부어주시리니 광야가 아름다운 밭이 되며 아름다운 밭을 삼림으로 여기게 되리라
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.Míglen kiöntetik reánk a lélek a magasból, és lészen a puszta termõfölddé, és a termõföld erdõnek tartatik;
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.til Ånd fra det høje udgydes over os. Da bliver Ørkenen til Frugthave, Frugthaven regnes for Skov.
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.totdat tenslotte de Geest vanuit de hoge over ons wordt uitgegoten. Dan wordt de woestijn tot een lusthof.
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.доколе не излиется на нас Дух свыше, и пустыня не сделается садом, а сад не будут считать лесом.
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.עד יערה עלינו רוח ממרום והיה מדבר לכרמל וכרמל ליער יחשב׃
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.الى ان يسكب علينا روح من العلاء فتصير البرية بستانا ويحسب البستان وعرا
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.等 到 聖 靈 從 上 澆 灌 我 們 、 曠 野 就 變 為 肥 田 、 肥 田 看 如 樹 林
Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.等到 聖靈 從 上 澆灌 我 們 、 曠野 就 變為 肥田 、 肥田 看 如 樹林
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.De pijn van Tibet is niet te bevatten, totdat je er op het basisniveau mee in aanraking komt.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Eikä Tiibetin tuskaa voi ymmärtää ennen kuin sen läpi kulkee perustasolla.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.E non si può capire la sofferenza del Tibet finché non si parte dall'inizio.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Il est impossible de comprendre la douleur du Tibet sans l'avoir vue à son plus bas niveau.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.여러분은 바닥 수준까지 경험하기 전에는 티벳의 고통을 이해할 수 없습니다.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Mi egészen addig nem érthetjük Tibet fájdalmát, míg nem lépünk a földjére.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Não temos hipótese de perceber o sofrimento do Tibete se não o acompanharmos no terreno.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Nie możecie zrozumieć bólu Tybetu dopóki nie odczujecie go osobiście.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Și nu poți înțelege durerea Tibetului până nu călătorești prin el la nivelul solului.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Und Sie können das Leiden Tibets nicht verstehen, wenn Sie es nicht auf unterster Ebene erlebt haben.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Và bạn sẽ không thể hiểu nổi nỗi đau của người Tibet cho đến khi bạn trải qua nó dưới lòng đất.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Y no se entiende el dolor del Tíbet hasta que uno lo atraviesa por tierra.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Боль Тибета невозможно понять, пока не побываешь там и не увидишь все собственными глазами.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.Ви не зрозумієте біль Тибету, поки не пройдетеся його землями.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.И не можете да разберете болката на Тибет, докато не преминете през него пеша.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.כחלק מאסטרטגיה של פיתוח. ואי-אפשר להבין את הכאב של טיבט עד שחווים אותו בשטח.
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.ولا يمكنك فهم ألم التبت حتى تعيش فيه على المستوى الفردي
Tibetlilerin acısını, ta ki en son seviyesini görene kadar anlayamazsınız.初めて分かります 中国西部の成都から陸路で
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Cela pourrait être face, face, face, pile et etc, jusqu'a pile, face, face, face.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Det kunne være plat, plat, plat, krone og s¨å videre, hele vejen til krone, plat, plat, plat.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Es könnte Kopf, Kopf, Kopf, Zahl usw. bis zu Zahl, Kopf, Kopf, Kopf auftreten.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Lehet fej, fej, fej, írás és így tovább egészen írás, fej, fej, fej sorrendig.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Mohlo by to být hlava, hlava, hlava, orel a tak dále, až k orel, hlava, hlava, hlava.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Môže ísť o hlavu, hlavu, hlavu, znak atď, až po znak, hlavu, hlavu, hlavu.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Potrebbe essere testa, testa, testa, coda e così via, fino a coda, testa, testa, testa.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.Также, это может быть орел, орел, орел, решка и т.д., вплоть до решка, орел, орел, орел.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.זה יכול להיות עץ,עץ,עץ,פלי וכך הלאה כל הדרך אל הפלי,עץ,עץ,עץ.
Tura, tura, tura, yazı vb. ta ki yazı, tura, tura,tura'ya kadar gier.全部で5通りのパターンがありますね
İlgili Sayfalar