tırmanma ile cümle
tırmanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu spor salonunun bir tırmanma duvarı var.This gym has a climbing wall.
Tom merdivenleri tırmanmaya başladı.Tom started to climb the stairs.
Tırmanmaya devam ettim.I kept climbing.
Hem Fadıl hem de Leyla, kendi kariyer merdivenlerini tırmanmaya devam ettiler.Both Fadil and Layla continued to climb their respective career ladders.
Tom bir dağ tırmanma kazasında hayatını kaybetti.Tom lost his life in a mountain climbing accident.
Tom, birinin çitten tırmanmasını gördüğünü söyledi.Tom says he saw someone climbing over the fence.
Tom ağaçlara tırmanmada sorun yaşamadı.Tom has no trouble climbing trees.
Tom ve ben sık sık birlikte dağa tırmanmaya gideriz.Tom and I often go mountain climbing together.
Tom'un duvara tırmanmasına yardım ettim.I helped Tom climb over the wall.
Tom genellikle dağa tırmanmaya gider.Tom often goes mountain climbing.
Tom küçük bir çocukken ağaçlara tırmanmayı severdi.When Tom was a young boy, he used to love climbing trees.
Neden Tom'un ağaçlara tırmanmaktan o kadar çok hoşlandığını düşünüyor?Why do you think Tom enjoys climbing trees so much?
Tom, ormanda tırmanma merdiveninde arkadaşlarıyla oynuyor.Tom is playing on the jungle gym with his friends.
Tom ağaçlara tırmanmayı sever.Tom likes climbing trees.
Dağa tırmanmak sadece birkaç saat sürdü.It only took a few hours to climb the mountain.
Hiç tek başına dağa tırmanmaya gittin mi?Have you ever gone mountain climbing alone?
Kayaya tırmanmaya çalışıyor.He is attempting to climb the rock.
Durumun tırmanmasına izin vermeyin.Don't let the situation escalate.
Robert merdivenlere tırmanmaya başladı.Robert started to climb the stairs.
Dağa tırmanmak da mümkündür.It is possible to hike up the mountain.
Merdivene tırmanma ve bisiklet sürme gibi etkinliklerin kalem etekle yapılması oldukça zordur.Activities such as climbing ladders and riding bicycles can be very difficult in a pencil skirt.
Moğollar ile Jin hanedanı arasındaki gerginlikler tırmanmaya başladı.Tensions between the Mongols and Jin dynasty started to escalate.
Dağa tırmanmak için en ideal zaman Kasım ile Mart arasındaki mevsimdir.The adequate season to climb this mountain is between November and March.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.A short and stocky limb structure makes the jaguar adept at climbing, crawling, and swimming.
Güney yamacında 1992 yılı itibarıyla 54 tırmanma rotası mevcuttur.The south face had 54 climbing routes in 1992.
Manto (tırmanma), tırmanma halatının dış kaplaması.Mantle The external covering of a climbing rope.
8000 metreden yüksek 14 zirveye tırmanmayı başaran ilk kişi.He was the first person known to climb to a height exceeding 8,000 metres.
Tırmanış veya tırmanma, uçuşun evrelerinden biri.A stair, or a stairstep, is one step in a flight of stairs.
Bir dağcı olmaya karar vererek Mont Blanc dağına tırmanmak için hazırlıklara başladı.It is a starting point for walkers climbing Mount Roland.
O ilk bir görünce atlar yolun tepelik bir parçası tırmanmaya ışık.The horses were climbing up a hilly piece of road when she first caught sight of a light.
Her şeyiyle bir yokuş yukarı tırmanmaya. # ve ben üzülüyorum# It's an uphill climb # and I'm feeling sorry
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Because nobody's ever climbed an 8,000-meter peak without oxygen that doesn't have an ACE gene.
"O, benden daha delik aşağı tırmanma hızlı."He's quicker at climbing down holes than I am.
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?What is the use of climbing Mt. Everest?
Biz duvarlara tırmanmak ve yankesicilik yapmaktan... ...daha büyük bir şeyler planlıyoruz.We are planning something bigger than... ...climbing over walls and picking pockets.
Sadece duvarlara tırmanmak ve yankesicilik yapmak istiyorum.I just want to climb walls and pick pockets.
Arada duvarın üstüne tırmanman gerekir.You should climb over the wall sometime.
Neden yüksek ağaçlara tırmanmadılar, veya yer altına göç etmediler?Why didn't they hang around in trees at good size, and why didn't they burrow?
Fakat, pürüzsüz yüzeylerde bunların ikisini tırmanmak ve kendisini yukarı çekmek için kullandı.But she actually used these on smooth surfaces -- two of them -- to climb up, and pull herself up.
Tırmanma ZamanıClimb Time
[Yokuş yukarı tırmanma][Uphill Climbing]
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Their claws, however, limited their adeptness in the trees.
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.But as soon as they passed by, it would start to climb up the wall in jerky fashion.
Arkadaşınıza bir kartpostala tırmanmak mümkün mü diye sorunAsk your friends whether it is possible to climb through a postcard.
Karşılaşma başladığında ufuk çizgisinden yukarı doğru 30 derecelik bir açı yap ve tırmanmaya başla.As the match starts set your plane at a 30 degree angle above the horizon and start climbing.
Tırmanma hızının optimum seviyenin altına düşmemesi gerekiyor.Climb rate should not drop below optimal.
Düşmanı yok edemesen bile yine de tekrar tırmanman daha iyi olabilir.If you fail to destroy the enemy you should probably climb back up anyway.
Tekrar tırmanmak "Vurkaç" tekniğine göre daha zor olacaktır.Climbing back up will be harder than after using the "Boom and Zoom".
Ve yerde ölüm, isen kim düşünüyor; bahçesi duvarları ve yüksek tırmanmak zorThe orchard walls are high and hard to climb; And the place death, considering who thou art,
Bir merdiven almak için, hangi sevgi yakında karanlık bir kuş yuvası tırmanmaya olmalı:To fetch a ladder, by the which your love Must climb a bird's nest soon when it is dark:
Senden diğer iki günlük zamanda da tepeye tırmanmanı istiyoruz.We want you to walk up the hill in another two days' time.
Eğer istersem tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.Climb, if I want, without all the shouting.
En yüksek dağa ulaşmak istiyorum, canım isterse tırmanmak istiyorum, tezahuratsız.I want to reach the greatest mountain, climb, if I want, without all the shouting.
Canım isterse, tırmanmak, tezahuratsız.Climb, if I want, without all the shouting.
Bu karıncanın bu çime tırmanmaktaki amacı nedir?What goals is this ant trying to achieve by climbing this blade of grass?
Ancak insanlar dağdan inip, kendilerini toparladıktan sonra, yine tırmanmaya çıkıyorlar.But instead, people go down, and after they recover, they go up again.
Tırmanmak için ona basıyorlar işte.They step on that to climb up--
Geziyi Everest'e tırmanmadan 10 kat daha tehkileli olarak tanımladı.He described this expedition as 10 times as dangerous as Everest.
Duvarları yıkmak mı, duvarlara tırmanmak mı?"What's the best: to brake the walls or to climb the walls?"
İçindeki birşey duvarların ötesindedir. Onun herhangi bir duvara tırmanma ihtiyacı yoktur.Something inside is beyond walls, it doesn't need to climb any wall.