tıraş ile cümle

tıraş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.Non contate sul loro fetore, Segers, per coprire il vostro»;».
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Non mi rasavo le ascelle e non mi truccavo come normalmente fanno molte ragazze.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Alternativamente possono essere soffiati.
Tıraş ihtiyacı yoktur.È sprovvisto di barbiglio.
6:7 Nazirlik dönemi bittiğinde kurban sunup saçını tıraş etmeli Num.6:7 226-93P - Alla fine del voto, il nazireo tagli i capelli e presenti le offerte prescritte. - Num.
Büyük Tıraş (İngilizcesi: The Big Shave) Martin Scorsese tarafından yönetilmiş 1967 yapımı kısa filmdir.La grande rasatura (The Big Shave) è un cortometraggio del 1967 diretto da Martin Scorsese.
Sonunda Nureddin tıraş olmaya razı olur.La Lavagnese è ammessa alle finali.
Her sabah tıraş olurum.Я бреюсь каждое утро.
Ben her sabah tıraş olurum.Я бреюсь каждое утро.
Tom başını tıraş etti.Фома побрил голову.
Başını tıraş eden bir arkadaşım var.У меня есть друг бреющий свою голову.
Her sabah tıraş olur musunuz?Вы бреетесь каждое утро?
Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.Не открывайте своего истинного лица тем, кто не одной с вами Крови.
Tıraş ihtiyacı yoktur.Стрижки не требует.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.С утра подруги невесты топили для неё баню, мыли и причёсывали.
Modern tıraş fırçaları 1750 yıllarında Fransa'da ortaya çıkmıştır.Современные кисти для бритья появились во Франции в 1750-х годах в парикмахерских.
Tıraş olmakta berbattır.Хорошо переносит стрижку.
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.Усики самцов не утолщены, пильчатые, покрыты щетинками.
Fanatik Karakaşlar ise, sakallarını da saçlarını da tıraş etmezler.Близкие родственники усопшего не стригут волосы и не сбривают бороду в течение 40 дней.
V(Berber) # Tıraşa hazırım.Барпы Алыкулов (кирг.
Erkekler çember bırakacak biçimde saçlarını tıraş ederler.Мужчины заплетают волосы в косу.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.ولم أكن أستطيع أن أحلق إبطي، ولم أكن ألبس مثل الفتيات العاديات أو أضع مكياجاً.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.وهو متوفر كعلاج بديل.
Tıraş olmakta berbattır.تحريم حلق اللحى.
V(Berber) # Tıraşa hazırım.البيرين (طور الباحه).
Bunlar aşağıdaki paradoksal soru haricinde mantıklı görünmektedir: Berberi kim tıraş ediyor?Tudo isso parece perfeitamente lógico, até que se coloca a questão paradoxal: Quem barbeia o barbeiro?
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Eu não raspava minhas axilas e não usava maquiagem como garotas normais.
Üç yaşına kadar kafaları tıraş edilen erkek çocukların saçlarını uzatmalarına izin veriliyordu.Crianças, que até os três anos de idade tinham cabelos raspados, passavam a poder deixar os cabelos crescerem.
Çünkü; Eğer bu kişi kendini tıraş ederse, berber (kendisi) tarafından tıraş edilmemeli.Se o barbeiro não se barbeia a si mesmo, então ele (o barbeiro) deve barbear a si mesmo.
Berber sadece aşağıdaki kişilerden biri tarafından tıraş edilebilir: kendisi, berber (yine kendisi).O barbeiro deve ser barbeado por si próprio ou pelo barbeiro (que são a mesma pessoa).
Tıraş ihtiyacı yoktur.Não tem barbela.
Çünkü başta verilen şartlara göre, berber kendini tıraş etmeyen herkesi tıraş etmek zorundadır.Tomemos o paradoxo do barbeiro que barbeia a todos os homens que não se barbeiam a si mesmos.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Deve ser comido como uma alternativa.
Tıraş olmakta berbattır.Sempre está arrumando o cabelo.
Kılı uzun bırakan tıraş makinaları kullanmak.Ano de criação da máquina de costura.
1939'da Philishave isimli tıraş makinesini piyasaya sundu.O produto foi lançado em 1939 com o nome comercial de Philishave.
Polis, başı tıraşlı Eike Batista'yı Bangu'ya götürür.Polícia leva Eike Batista, de cabeça raspada, a Bangu.
Tıraş ihtiyacı yoktur.Geen koeling nodig.
Tıraş olmakta berbattır.Barbertje moet hangen.
V(Berber) # Tıraşa hazırım.Vrouwtje: Ik ben Barbertje.
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.De mens kan de bladeren en de stengels van grassen niet verteren.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Zijn interpretaties worden wel beoordeeld als wisselvallig.
Sonunda Nureddin tıraş olmaya razı olur.Uiteindelijk wordt hij weer door Kuifje ontmaskerd.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.Het badhuis is vol feeën, ze kleden zich uit en wassen zich.
İhramda Müslümanlar sakallarını tıraş eder ve tırnaklarını keser.De duivel moet Berenpels schoonmaken en kamt zijn haren en knipt zijn nagels.
Tıraş oldum.Ik heb me geschoren.
Beni şimdi sen tıraş ediyorsun.Jij scheert me nu.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nie goliłam się pod pachami i nie malowałam, jak normalne dziewczyny.
Tıraş ihtiyacı yoktur.Nie wymaga cięcia.
Sunucu Nikolaj Koppel hareketi, "Tıraş zamanı mı?Jeden z prowadzących konkurs, Nikolaj Koppel, odpowiedział na uwagę słowami „Czas na golenie?
Sonunda Nureddin tıraş olmaya razı olur.W końcu przystępuje do golenia doktora.
V(Berber) # Tıraşa hazırım.Berberis verruculosa (ang.).
Tıraş olmakta berbattır.Pielęgnacja włosa jest wymagana.
Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı.Ubrany jest w czarną pelerynę, szalik owinięty na twarzy, a w ręku trzyma torbę.
Vigmund ve Åfrid, bu hatıratı yaşarken tıraşlamışlardır."Vigmund och Åfrid högg minnesmärket medan han levde.
1923 - Amerikalı Jacob Schick, ilk elektrikli tıraş makinesinin patentini aldı.1928 fick amerikanen Jacob Schick patent på den första elektriska rakapparaten.
Büyük Tıraş (İngilizcesi: The Big Shave) Martin Scorsese tarafından yönetilmiş 1967 yapımı kısa filmdir.The Big Shave är en kortfilm av Martin Scorsese från 1967.
FC Sherif Tiraspol, Moldova'da bulunan bir futbol takımı.FC Sheriff är en fotbollsklubb från Tiraspol, Moldavien.
Bu nedenle vadi boyunca uzanan arazi çıkıntıları yok olur, yerine tıraşlanmış yamaçlar oluşur.I stället är hela sudokuplanen indelad i grupper som markeras av streckade linjer.
Tıraş ihtiyacı yoktur.Не потребують фарбування.

İlgili Sayfalar