Ana içeriğe geç
Sözlük

tıpta ile cümle

tıpta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1841 yılında Zürih’te felsefeden ve 1842 yılında Heidelberg’te tıptan mezun olmuştur.1841 wurde er in Zürich in Philosophie, 1842 in Heidelberg in Medizin promoviert.
Pek çok türü de geleneksel tıpta kullanılmaktadır.Viele Arten werden in der traditionellen Volksmedizin genutzt.
Ayrıca tıpta da kullanılır.Es wird auch medizinisch verwendet.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.Der Arzt war der Meinung, dass diese Heilung ein Wunder sei.
1841 yılında Zürih’te felsefeden ve 1842 yılında Heidelberg’te tıptan mezun olmuştur.Il obtint un graduat en philosophie à Zurich en 1841, et en médecine à Heidelberg en 1842.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.La médecine utilise des accélérateur pour le radiodiagnostic et la radiothérapie.
Yapraklarının tıpta ve kozmetikte kullanımları vardır.Ces plantes ont un usage médicinal et en laquerie.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.En médecine, plusieurs analogues de nucléosides sont employés comme antiviraux ou anticancéreux.
Çin'de meyveleri besin takviyesi olarak,tıpta geleneksel olarak kullanılmaktadır.En Chine, les fleurs sont consommées comme un aliment traditionnel.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.Se origina en la medicina y en los primeros estudios sobre las causas de la inmunidad a las enfermedades.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.Varios análogos de nucleósidos son utilizados como agentes antivirales o anticancerígenos.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.Estos aceleradores son los que se usan en radioterapia y radiocirugía.
Tıpta; yara iyileştirmede ve göz bozukluklarını tedavide kullanılır.Médico: puede curar y auto curarse.
Nükleer tıpta kullanılır.Se emplea en medicina nuclear.
İktamol modern tıpta da operasyonlara bir alternatif olarak kullanılmaktadır.El Ejecutivo de MS-DOS también se incluye como una alternativa a estos.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Es un oligoelemento y se emplea principalmente en medicina, fotografía y como colorante.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Gli aborti legali effettuati nel mondo sviluppato sono tra le procedure più sicure nel campo della medicina.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.Ha origine dalla medicina e dai primi studi sulle cause dell'immunità alle malattie.
Ayrıca meyve ve yaprakları modern ve alternatif tıpta çok amaçlı kullanılır.Molti pazienti affetti da sclerosi multipla utilizzano la medicina complementare e alternativa.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.L'influenza di questo chirurgo fu enorme.
Tıpta yumuşatıcı olarak, endüstride sabun ve özel dokumaların yapımında kullanılır.Кроме медицинских экспериментов, известен производством мыла из человеческих тел.
Tıpta Kanser in situ tek bir yerde bulunan kanser demektir.Но даже для рака, есть всего одна первичная причина.
"Tıpta kadın (2)".Генетика человека (медицинская) 2.
Meyvesinden elde edilen bir sıvı da tıpta kullanılmaktadır.Жир, добываемый из печени, используют как лекарство.
Tıpta Narsylen olarak adlandırılır.Растение известно как лекарственное.
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.Горечавка точечная — ценное лекарственное растение.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.وقد كان يتم التكهن بهذا النموذج حتى تم تسجيله مؤخرا في الطب الغربي.
Diş cerrahisinin tıptaki ilk uzmanlık alanı olduğu düşünülmektedir.كما يعتقد بأن جراحة الأسنان كانت أول تخصص ظهر في مجال الطب.
1841 yılında Zürih’te felsefeden ve 1842 yılında Heidelberg’te tıptan mezun olmuştur.حصل على درجة الدراسات العليا في الفلسفة في زيورخ في عام 1841، والطب في هايدلبرغ في 1842.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.أنها تنبع من الطب والدراسات منذ القديم في بحث عن أسباب الحصانة ضد المرض.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Os abortos legais realizados nos países desenvolvidos estão entre os procedimentos mais seguros na medicina.
1841 yılında Zürih’te felsefeden ve 1842 yılında Heidelberg’te tıptan mezun olmuştur.Graduou-se em filosofia em Zurique em 1841, e em medicina na Universidade de Heidelberg em 1842.
Tıpta Narsylen olarak adlandırılır.Ela é descrita como narcisista.
Tıpta kariyer seçti ve 1961'de "Birinci Moskova Tıp Enstitüsü" nden mezun oldu.Jegorov koos ook voor een medische carrière, en studeerde in 1961 af aan het Eerste Moskou Medisch Instituut.
Tıpta kullanımı yaygındır.Zelfdiagnose is gebruikelijk.
Tıpta; yara iyileştirmede ve göz bozukluklarını tedavide kullanılır.Ze wassen hem en verzorgen zijn schouderwond.
Tıpta Narsylen olarak adlandırılır.Zijn werk wordt narcistisch genoemd.
Diphallia, çift penislilik durumu tıpta erkek bir bebeğin iki penis ile doğması durumudur.Diphallus of peniele duplicatie is een zeldzame afwijking, waarbij een man met twee penissen geboren wordt.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Aborcja w krajach rozwiniętych jest uznawana za procedurę stosunkowo bezpieczną dla kobiety.
1841 yılında Zürih’te felsefeden ve 1842 yılında Heidelberg’te tıptan mezun olmuştur.W 1841 roku zakończył studia filozoficzne, a w 1842, w Heidelbergu, medyczne.
Geleneksel tıpta da kullanılmaktadır.Jest również używany w medycynie tradycyjnej.
Ayrıca tıpta da kullanılır.Należy też skontaktowć się z lekarzem.
Tıpta Kanser in situ tek bir yerde bulunan kanser demektir.Follikulär cancer finns bara på ett ställe.
Ksenon flaş lambalarında ve ark lambalarında kullanılır, ve tıpta genel anestezik olarak kullanılır.Xenon används i blixtlampor och i båglampor, och som ett generellt anestetikum.
Ayrıca tıpta da kullanılır.De har också renat läkemedlet.
İktamol modern tıpta da operasyonlara bir alternatif olarak kullanılmaktadır.Tvåtaktsmotorn finns dock fortfarande kvar som ett alternativ.
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.Гірчак зміїний теж цінна лікарська рослина.
Ozon terapisi, Alternatif tıpta Ozon'un sağaltım amacıyla kullanıldığı tedavi biçimidir.Озонотерапíя — метод лікування із застосуванням медичного озону.
"Tıpta kadın (2)".Two Doctors (Dva lékaři).
Pek çok türü de geleneksel tıpta kullanılmaktadır.Některé druhy jsou používány v tradiční medicíně.
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.Třezalka tečkovaná je významná léčivá rostlina.
Arriens tıpta çalışıyordu.Hartmann vystudoval lékařství.
Ozon terapisi, Alternatif tıpta Ozon'un sağaltım amacıyla kullanıldığı tedavi biçimidir.Ozonoterapia este o metodă de terapie aparținând medicinii alternative.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Ceaiul a fost înainte de toate un medicament.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Iodul și compușii lui sunt folosiți în medicină, fotografie și industria vopselelor.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.Veninul său a făcut obiectul a numeroase studii medicale.
Ayrıca tıpta da kullanılır.La fel și dacă se folosește mass-media.
Nükleer tıpta kullanılır.Departamentul Fizică nucleară aplicată.
Bu da tıpta bir otoimmun saldırı anlamına gelir.Ba chiar și mânerul unui bisturiu medical.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.Nitrofuranii reprezintă o clasă de medicamente utilizate ca antibiotice sau antimicrobiene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod