Tıpta kullanımı yaygındır.Gyógyászati alkalmazása széles körű.
Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti.Tudományos munkássága átfogta az egész orvosi radiológiát.
Meyvesinden elde edilen bir sıvı da tıpta kullanılmaktadır.Hedelmiä on myös käytetty lääkintään.
Diphallia, çift penislilik durumu tıpta erkek bir bebeğin iki penis ile doğması durumudur.Difallia on tila, jossa vauvalla on syntyessään kaksi siitintä.
Alçı, tıpta cerrahide ve dişçilikte kullanılır.Nykyisin sitä käytetään korukivenä ja kirurgin veitsissä.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.Το όλο σενάριο ήταν υποθετικό μέχρι την πρόσφατη καταγραφή του στα ιατρικά βιβλία της Δύσης.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Ίσως η πυξίδα να ήταν ήδη σε χρήση τότε.
Diş cerrahisinin tıptaki ilk uzmanlık alanı olduğu düşünülmektedir.Η οδοντιατρική χειρουργική θεωρείται ως η πρώτη εξειδικευμένη ιατρική επέμβαση.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Η έκτρωση θεωρείται από τις πιο ασφαλείς ιατρικές πράξεις όταν πραγματοποιείται με ασφάλεια.
Pek çok türü de geleneksel tıpta kullanılmaktadır.Der er mange sorter, der bruges som en traditionel medicin.
Diş cerrahisinin tıptaki ilk uzmanlık alanı olduğu düşünülmektedir.Man antager at tandoperationer har været den første specialisering inden for lægevidenskab.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Stoffet blev tidligere brugt medicinsk.
Ayrıca tıpta da kullanılır.Også brukt medisinsk.
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Te ble den gang fortrinnsvis benyttet medisinsk.
Tıpta öksürük dindirici ve sedatif olarak kullanılır.Planten ble da brukt som smertestillende og beroligende middel.
Nükleer tıpta kullanılır.Lihat kedokteran nuklir.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Iodin terutama digunakan dalam medis, fotografi, dan sebagai pewarna.
Tıpta, daha çok adli tıpta kullanılır.Masyarakat lebih sering menggunakan obat dokter.
Tıpta özellikle ana vatanı Çin olan Çin Geveni kullanılmaktadır.Người H'Mông sống chủ yếu ở Trung Quốc.
Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti.Trong suốt cuộc đời, bà nghiên cứu vật lý năng lượng cao.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.これは医学から生まれ初期の研究は病気に対する免疫の原因についてであった。
Pek çok türü de geleneksel tıpta kullanılmaktadır.多くの植物は伝統的な薬物に用いられる。
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.在已開發國家,合法的墮胎為醫學上最安全的程序之一。
Diş cerrahisinin tıptaki ilk uzmanlık alanı olduğu düşünülmektedir.牙外科被认为是医学的首个专门学科。
Ayrıca 1880’e tıptaki en önemli koruyucu yöntemlerden biri olan kuduz aşısını üretti.此外他在1880年所生產的狂犬病疫苗,使預防醫學上的重要方法誕生。
Ayrıca tıpta da kullanılır.也用于医药。
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.” 檳榔原是重要藥用植物之一。
Tıpta, daha çok adli tıpta kullanılır.用師逵薦,還太常博士。
Nükleer tıpta kullanılır.六、核子醫學治療。
Nükleer tıpta kullanılır.핵의학에 사용된다.
1779 yılında ilk tıp sınavını verdi ve askeri tıptan istifasını istedi.בשנת 1779 עמד בבחינות ההסמכה הרפואיות הראשונות וביקש לעזוב את האקדמיה הצבאית.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.מחקר זה אמור היה לשמש כעבודת דוקטור.
Ayrıca tıpta da kullanılır.לצמח גם שימוש רפואי.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.היוד משמש בעיקר ברפואה ובצילום.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Когато е разрешен от закона, абортът в развитите страни е сред най-безопасните медицински процедури.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.Тя произлиза от медицинската наука и ранните изследвания на причините за имунитета спрямо определени болести.
Meyvesinden elde edilen bir sıvı da tıpta kullanılmaktadır.От него се получава кръвоспиращо лекарство, което се използва в медицината.
Bunun yanında tıpta, endüstriyel kimyada da kullanılır.Poznato je farmaceutsko središte istodobno s razvijenom kemijskom industrijom.
Halen kullanım alanı yoktur, fakat nükleer tıpta kullanılması düşünülmektedir.V súčasnosti sa nepoužívajú, pretože môžu byť považované za maskovanú skúšku jadrovej zbrane.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.Pre psychiatriu znamenali veľký pokrok.
Tıpta Narsylen olarak adlandırılır.Je pomenovaná podľa púpavy lekárskej.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.Izvira iz medicine in zgodnjih študij vzrokov za imunost pred boleznimi.
"Tıpta kadın (2)".Pregled izvede zdravnik 2.)
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Jod se pretežno uporablja v medicini, fotografijah in dišavah.
Pek çok türü de geleneksel tıpta kullanılmaktadır.Uporablja se v nekaterih oblikah tradicionalne medicine.
Bu çalışması tıpta büyük bir inceleme sayıldı.Zanje je bila zdravnikova temeljna naloga zdravljenje.
Ayrıca meyve ve yaprakları modern ve alternatif tıpta çok amaçlı kullanılır.Danes prištevamo kromoterapijo k holistični oziroma alternativni medicini.
Nükleer tıpta kullanılır.Pagal naudojamą nukleorūgštį.
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.Paprastasis saldymedis – svarbus vaistinis augalas.
Tıpta "hata" kelimesi, hastalara zarar veren tüm durumlar için kullanılan bir etiket halini almıştır.Nuo to ir kilo žodis panacėja, reiškiantis vaistą nuo visų ligų.
Daha sonra tıpta deri hastalıklarını tedavide kullanıldı.Seniau buvo naudojamas odos ligoms gydyti.
Yapraklarının tıpta ve kozmetikte kullanımları vardır.Inimesed kasutavad koralle meditsiinis ja kosmeetikas.
"Tıpta kadın (2)".Meditsiinisõnastik (trükk: 2).
Ama en önemlisi, başladığımız yere dönelim. Tıptaki iyi haber hikayeleri erken teşhis, erken müdahaledir.Ale najważniejsze jest to: dobra wiadomość dla medycyny to możliwość szybkiego wykrycia i interwencji.
Babam ve dedem, her zaman tıp veya alternatif tıpta bana uygun yeni tedaviler arıyorlardı.제 아버지와 할아버지는 PH의 대안이나 전통 치료방법에서 언제나 새로운 것을
Babam ve dedem, her zaman tıp veya alternatif tıpta bana uygun yeni tedaviler arıyorlardı.אבא שלי וסבא שלי תמיד חיפשו את הדבר החדש הבא ברפואה אלטרנטיבית או מסורתית
Babam ve dedem, her zaman tıp veya alternatif tıpta bana uygun yeni tedaviler arıyorlardı.كان والدي وجدي يبحثان على الدوام عن أحدث بديل (طبي/تقليدي) فيما يخص علاج
Babam ve dedem, her zaman tıp veya alternatif tıpta bana uygun yeni tedaviler arıyorlardı.代替・従来の療法に関する 最新情報を探してくれましたが
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.Dit lijkt me een van de cynischer aspecten van de moderne geneeskunde.
Bende bu tıptaki en alaycı uygulamalardan biri.E para mim, este é um dos exercícios cínicos em medicina.