Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Saya tidak ingin benda ini hancur menjadi 20 keping seperti yang Anda lihat di film dokumenter.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Tôi không muôn thứ này vỡ thành 20 mảnh như bạn vẫn nhìn thấy ở các tài liệu.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Δεν θέλω αυτό το πράγμα να σπάσει σε 20 κομμάτια όπως έχεις δει σε εκείνα τα ντοκιμαντέρ.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Не исках това нещо да се разбие на 20 парчета, както сте виждали в тези документални филми.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Я не хочу, чтобы он распался на 20 кусочков, как в тех документальных фильмах.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Я не хочу, щоб ця штука розпалася на 20 шматків, як у тих документальних фільмах.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.אני לא רוצה שהדבר הזה יתפרק ל20 חתיכות כמו שרואים בדוקומנטרים.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.لا أريد لهذه الطائرة ان تتحطم لـ عشرين قطعة مثل ما شاهدت في تلك الأفلام الوثائقية.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.バラバラに吹き飛ぶのは嫌です どんどん下降する中
Tıpkı ben anılarımı boşaltırken onlar o anılara tutunuyorlarmış gibi değil mi?이건 마치 제 머릿속 생각을 전송해서 이들의 머릿 속에 넣어주는 것과 같지요?
Tıpkı ben anılarımı boşaltırken onlar o anılara tutunuyorlarmış gibi değil mi?Как будто я разгружаю память, а они загружают память? Так?
Tıpkı ben anılarımı boşaltırken onlar o anılara tutunuyorlarmış gibi değil mi?אספקטים מתוך זה, וזה כמעט כמו שאני פורק מהזכרון והם טוענים את זה לזיכרון. כן?
Tıpkı ben anılarımı boşaltırken onlar o anılara tutunuyorlarmış gibi değil mi?كأني أقوم بعلمية تفريغ للذاكرة و هم يحتفظون بالذاكرة
Tıpkı ben anılarımı boşaltırken onlar o anılara tutunuyorlarmış gibi değil mi?彼らが拾い上げ 存続させる感じ 何が出来るでしょう
Tıpkı benim çocukken fen bilimlerine ilgi duyuşum ve uzay araştırmaları hayali kuruşum gibi.제가 어렸을 때 처럼, STEM 교육을 따르며 우주 탐사에 대한 꿈을 가지게 되는 것입니다.
Tıpkı benim çocukken fen bilimlerine ilgi duyuşum ve uzay araştırmaları hayali kuruşum gibi.科学・技術・工学・数学を好きになってもらい 宇宙探査の夢を追いかけてもらうことです ありがとうございました (拍手)
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Avea o microfon ca al meu.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Dia memakai mikrofon di kepala seperti saya.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Er hatte ein Headset-Mikrophon wie ich.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Hij had dezelfde hoofdmicrofoon als ik nu.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Il avait un micro sur la tète comme le mien.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Ilyen fej mikrofonja volt, mint nekem.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Indossava un microfono come quello che ho io.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.그는 제가 하고 있는 것과 같은 마이크를 차고서
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Llevaba un micrófono, como yo.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Mal takýto mikrofón na hlave, ako mám ja.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Miał mikrofon zza ucha, taki jak ja.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Ông ấy đeo tai nghe gắn micro giống tôi.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Tinha um microfone de ouvido como o meu
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Είχε ένα μικρόφωνο στο κεφάλι όπως εγώ.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Він мав такий самий мікрофон, як я.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.Той имаше микрофон на главата, както имам и аз.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.У него был микрофон, как у меня.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.היה לו מיקרופון ראש כמו שלי יש.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.وكان يضع ميكروفون الرأس مثلما أضعه الآن.
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.彼はシステムを動かします
Tıpkı bilgisayarınıza ilk yüklediğiniz gibi hızlı ve çabuk. ve... bakın yerimleri hala burada!Es muy rápido y ágil. Y mira ¡todos tus marcadores, siguen estando ahí! ¡Sí, es así!
Tıpkı bilgisayarınıza ilk yüklediğiniz gibi hızlı ve çabuk. ve... bakın yerimleri hala burada!Et...mais regardez, tous vos signets, toujours là !
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Ça marche comme dans un jeu vidéo.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Dat werkt zoals in een videospelletje.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Es funktioniert wie in einem Videospiel.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Funcționează ca într-un joc video.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Funziona come in un video game.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Isso funciona como um jogo de vídeo.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.이것은 마치 비디오 게임처럼 작동합니다.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi. Mevcut bir durum ve bununla ilgili şiddetli bir korku var.To jak w grze komputerowej: masz wysoki poziom strachu - masz status quo.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Nó diễn ra như trong trò chơi điện tử.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Por lo tanto, funciona como en un videojuego.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Úgy működik, mint egy videójáték.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Λειτουργεί όπως σ' ένα βιντεοπαιχνίδι.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.И работает это как в видеоигре.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Това е като видео игра.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Тут як у відеогрі.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.זה עובד כמו במשחק מחשב.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.و هي تعمل كما في ألعاب الفيديو.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.恐怖が大きい地点からスタートします
Tıpkı bir bilyeyi suya daldırmışsınız gibi...Ako keby ste namočili guľôčku do vody.
Tıpkı bir bilyeyi suya daldırmışsınız gibi...Alsof je de knikker even in water hebt gedompeld.
Tıpkı bir bilyeyi suya daldırmışsınız gibi...Comme une bille qu'on aurait trempée dans l'eau.
Tıpkı bir bilyeyi suya daldırmışsınız gibi...E ca şi cum ai scufunda marmură în apă.