Tıpkı babasına benziyor.Like father, like son.
Bu tıpkı ayda yürümek gibi bir şey.It's just like walking on the moon.
Tıpkı Amerikalıların Beyzbolu sevdiği gibi, İngilizler kriketi severler.Just as the Americans like baseball, the British like cricket.
Tıpkı annesine benziyor.He looks just like his mother.
O tıpkı annesine benziyor.He looks just like his mother.
O, tıpkı babasına benziyor.He is the very image of his father.
Tıpkı batan bir gemiyi terkeden fareler gibi.It's just like rats leaving a sinking ship.
Tom tıpkı benim gibi.Tom is just like me.
Tom tıpkı sizin gibi.Tom is just like you.
Bebek tıpkı annesine benziyordu.The baby looked just like her mother.
Marika Findir ama tıpkı Almanlar gibi Almanca konuşur.Marika is Finnish but she speaks German just like the Germans.
Büyüyünce tıpkı babam gibi olmak istiyorum.When I grow up, I want to be just like my father.
Onlar tıpkı batan bir gemiyi terkeden sıçanlara benziyorlar.They look just like rats leaving a sinking ship.
Tıpkı bebek gibi.He's just like a baby.
Tom ve ben tıpkı kardeş gibiyiz.Tom and I are just like brothers.
Tom tıpkı senin gibi yüzmeyi seviyor.Tom loves swimming, just like you do.
Bunu yapmak zorundasın, tıpkı hepimizin yaptığı gibi.You have to do it, just like we all do.
Tom bana tıpkı penguen gibi yürüdüğümü söyledi.Tom told me I walked like a penguin.
Bu kravat tıpkı Tom'un taktığı gibi görünüyor.That tie looks just like the one Tom is wearing.
Tıpkı Tom gibi çılgınsın.You're just as crazy as Tom.
Sen tıpkı bir melek gibisin.You're just like an angel.
Tom tıpkı babası gibi bir araba satıcısı oldu.Tom became a car salesman, just like his dad.
Tıpkı sizin buyurduğunuz gibi!As you wished!
Tıpkı senin gibi, genç ve hırslıydım.I used to be young and ambitious, just like you.
Tıpkı baban gibi uzun boylusun.You're tall, just like your father.
Bence köpekler tıpkı insanlar gibi acı hissediyorlar.I think dogs feel pain just like people do.
Tıpkı senin gibi, bu sıkıntılı günlerde uyumadım.Just like you, I haven't slept in these trying days.
Tom'unki tıpkı Mary'ninki kadar yeni.Tom's is just as new as Mary's.
O tıpkı bir melek gibi görünüyor.She looks just like an angel.
Oğlan tıpkı babası gibi.The boy is just like his father.
Tıpkı Tom gibi hissediyorum.I feel just like Tom.
Tom tıpkı annesine benziyor.Tom looks just like his mother.
Onun tıpkı olduğu gibi kalmasını istiyorum.I would like her to remain just the way she is.
Babam beni tıpkı bir eşek gibi kırbaçlayacak.My dad is going to whip me just like a donkey.
Tıpkı herkes gibi sorunlarım var.I have problems, just like everybody else.
Tom tıpkı onun yaşındayken olduğu gibi görünüyor.Tom looks just like you did when you were his age.
Bu duyarlı bir varlık, tıpkı senin gibi.It's a sentient being, just like you.
Tom tıpkı erkek kardeşine benziyor.Tom is just like his brother.
Tom tıpkı bir bebek gibidir.Tom is just like a baby.
Leyla tıpkı babam gibi kazanan olmak istiyordu.Layla wanted to be a winner, just like Dad.
Tom ve John tıpkı kardeş gibiler.Tom and John are just like brothers.
Tıpkı sizin gibi yaptım.I did that the same way you did.
Tom'un tıpkı Mary'nin giydiği gibi bir tişörtü var.Tom has a T-shirt just like the one Mary is wearing.
Tıpkı ger kalanımız gibi, Tom yakında Mary'yi küçümseyecek.Tom will soon despise Mary, just like the rest of us.
Mary'nin kız kardeşi tıpkı ona benziyor.Mary's sister looks just like her.
Tom'un en büyük kızı tıpkı karısına benziyor.Tom's oldest daughter looks just like his wife.
Tom tıpkı babası gibi ses vermeye başlıyor.Tom is starting to sound a lot like his father.
Mary'nin en büyük oğlu tıpkı onun kocasına benziyor.Mary's oldest son looks just like her husband.
Tom'un tıpkı babasınınki gibi kıvırcık saçları var.Tom has curly hair just like his father.
Tom'un tıpkı annesininki gibi mavi gözleri var.Tom has blue eyes just like his mother.
Mary tıpkı annesine benziyor.Mary looks just like her mother.
Tıpkı filmlerde olduğu gibi.It was just like in the movies.
Tom tıpkı babası gibi bir davulcu.Tom is a drummer, just like his father.
Sami tıpkı Leyla gibi suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.Sami was found just as guilty as Layla and was sentenced to life.
Büyüdüğüm zaman tıpkı Tom gibi olmak istiyorum.When I grow up, I want to be just like Tom.
Tom tıpkı senin gibi.Tom is a lot like you.
Eda da tıpkı annesi gibi peridir.This is similar to the one they made to his mother.
Ancak ben bu albümün de tıpkı diğerleri gibi arşivinizde olmasını arzu ediyorum.But I wish to see this album in your archives just like the other ones.
Goya'nın çizdiği kurbanlar, tıpkı katilleri gibi anonimdir.The victim, as presented by Goya, is as anonymous as his killers.
Alman pasaportu tıpkı Alman kimlik kartları gibi yerel belediye kayıt büroları tarafından verilir.German passports are issued, just like German ID cards, by local municipal registration offices.