tılsım ile cümle

tılsım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.De mødes på midten, hvor de skaber sub-atomare partikler som charm-kvarken og tau-leptonen.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Encontram-se no meio, e criam partículas subatómicas como o quark charm e o lépton tau.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Ils se rencontrent à mi-chemin, en créant des particules subatomiques comme le quark charm et le lepton tau.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.In der Mitte treffen sie aufeinander und erzeugen subatomare Partikel wie das Charm-Quark oder das Tau-Lepton.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Középen találkoznak, és létrehoznak egy szubatomi részecskét, olyasmit, mint az a c-kvark vagy a tau-lepton.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Se encuentran a medio camino y crean partículas subatómicas como el quark encantado y el tau leptón.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Se întâlnesc la mijloc, şi crează particule subatomice cum sunt quarcii charm şi leptonii tau.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Setkávají se uprostřed a vytvářejí subatomární částice jako kvark c nebo tauon.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.S'incontrano nel mezzo, e creano delle particelle subatomiche come il quark charm e il tauone.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Spotykają się w środku, tworząc cząsteczki subatomowe, jak kwark powabny czy lepton tau.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Ze ontmoeten elkaar in het midden, en creëren subatomaire deeltjes zoals het charm-quark en het tau-lepton.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Συναντώνται στο μέσον, και δημιουργούν υποατομικά σωματίδια όπως τα γ-κουάρκ και τα τ-λεπτόνια.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.И когда они встречаются, они порождают субатомные частицы, как очарованный кварк или тау-лептон.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.Те се срещат в средата и създават атомни частици, като чарм кварк и тау лептон.
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.פוזיטרונים לכיוון השני. הם נפגשים במרכז, והם יוצרים חלקיקים תת אטומיים
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.ثمّ يتقابلون في الوسط، فتخلق جسيمات تحت ذريّة مثل الكوارك سحر وليبتون تاو..
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.チャームクォークやタウレプトンのような 原子よりさらに小さい粒子ができます 資料にビームをあてようとしていたのではありません
Ortada buluşurlar ve tılsım kuark veya tau lepton gibi atomaltı parçacıklar ortaya çıkarıyorlar.가운데에서 만나면 이원자 입자들이 생성됩니다 가령 '참'이나 '타우 중성 미자(微子)가' 말이죠.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Ada yang menyangka uang sogok dapat membuat keajaiban; dengan uang sogok segalanya dapat terlaksana
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Ako drahokam býva úplatný dar v očiach toho, kto ho berie; k čomukoľvek sa obráti, darí sa mu.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Của hối lộ giống như viên ngọc quí trước mặt ai được nó; Dầu nó xây trở phía nào, cũng được may mắn.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Của hối_lộ giống như viên ngọc quí trước mặt ai được nó ; Dầu nó xây trở phía nào , cũng được may_mắn .
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Darilo je kakor drag kamen v očeh njega, ki ga prejme: kamor koli se obrne, uspeva.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Darurile par o piatră scumpă în ochii celor ce le primesc: ori încotro se întorc, izbîndesc. -
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Drága kõ az ajándék elfogadójának szemei elõtt; mindenütt, a hova csak fordul, okosan cselekszik.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Een geschenk is prettig voor degene die het krijgt, maar ook de gever zal ervan genieten.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.En gåva är en lyckosten i dens ögon, som ger den; vart den än kommer bereder den framgång.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Gave er en edelsten i dens øine som får den; hvor den kommer, gjør den lykke.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Il dono è come un talismano per il proprietario: dovunque si volga ha successo
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Jako kámen drahý, tak bývá vzácný dar před očima toho, kdož jej béře; k čemukoli směřuje, daří se jemu.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Jako kamień drogi, tak bywa dar wdzięczny temu, który go bierze; do czegokolwiek zmierzy, zdarzy mu się.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.뇌물은 임자의 보기에 보석 같은즉 어디로 향하든지 형통케 하느니라
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Lahjus on käyttäjänsä silmissä kallis kivi: mihin vain hän kääntyy, hän menestyy.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Pedra preciosa é a peita aos olhos de quem a oferece; para onde quer que ele se volte, serve-lhe de proveito.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Piedra de encanto es el soborno a los ojos del que lo practica; dondequiera se dirija, tiene éxito
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Som en Troldsten er Gave i Giverens Øjne; hvorhen den end vender sig, gør den sin Virkning.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Wer zu schenken hat, dem ist's ein Edelstein; wo er sich hin kehrt, ist er klug geachtet.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Το δωρον ειναι ως λιθος πολυτιμος εις τους οφθαλμους του δωροδοκουμενου οπου τουτο εμφανισθη, κατορθονει.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Подарок – драгоценный камень в глазах владеющего им: куда ни обратится он, успеет.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.Подаръкът е като скъпоценен камък в очите на притежателя му; дето и да бъде обърнат той се показва изящен*.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.אבן חן השחד בעיני בעליו אל כל אשר יפנה ישכיל׃
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.الهدية حجر كريم في عيني قابلها. حيثما تتوجه تفلح.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.賄 賂 在 餽 送 的 人 眼 中 、 看 為 寶 玉 、 隨 處 運 動 、 都 得 順 利
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.賄賂 在 餽送 的 人 眼中 、 看為 寶玉 、 隨處運動 、 都 得 順利
Tılsım düştüğü anda... Bunda bu kadar korkacak ne var?Et au moment où son parchemin se détache...
Tılsım düştüğü anda...Và khi bùa ếm rơi xuống...
Tılsım düştüğü anda...Y cuando despiertan...
Tılsım düştüğü anda...И в един момент талисмана им отлита...
Tılsım düştüğü anda...И тогда ты теряешь волю...
Ve bu birinci tılsım.A teraz coś magicznego.
Ve bu birinci tılsım.Dit is de magie nummer één.
Ve bu birinci tılsım.E questo è veramente magico.
Ve bu birinci tılsım.Et voici quelque chose de magique.
Ve bu birinci tılsım.Iar aici este magia.
Ve bu birinci tılsım.이것 마법과도 같은 것입니다.
Ve bu birinci tılsım.Und dies ist Magie.
Ve bu birinci tılsım.Και αυτό είναι το μαγικό μέρος.
Ve bu birinci tılsım.А вот ещё одна чудесная вещь.
Ve bu birinci tılsım.А това е магичното.
Ve bu birinci tılsım.וזה הדבר הכי קסום.

İlgili Sayfalar