tılsım ile cümle

tılsım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu tılsım ile tüm şeytani ruhları defedebilirsin.With this talisman, you can ward off any and all evil spirits.
Onun taktığı tılsım kötü ruhları uzaklaştırması gerekiyor.The talisman he's wearing is supposed to ward off evil spirits.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir tavşan ayağı saklar.Tom keeps a rabbit's foot as a good-luck charm.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir kartal tüyünü saklıyor.Tom keeps an eagle feather as a good-luck charm.
Bir tür iyi şans tılsımın var mı?Are you some kind of good luck charm?
O bir göz biçiminde gizemli tılsıma sahiptir.He has a mysterious talisman in the form of an eye.
Bir mücevher, tılsım ya da yaşayan varlık olarak temsil edilmiştir.They can be represented by a jewel, a talisman or a living being.
Bu eşyalar şunlardır: Tılsımlar; Kemerler; Küpeler; Yüzükler.The pattern (if present) may consist of rhombs, bands or blotches.
Muhayyelât, cinlerle perilerle, tılsımlarla, büyülerle dolu bir kitaptır.The mihrab is made of wood filled with the Quran and other Muslim books.
Tılsımlar hazırlar.Mine roller ready.
Sana gösterdiğim tılsımı hatırlıyor musun?Remember the talisman I showed you?
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.And that is the spell that I want to break.
Tılsım düştüğü anda...And the moment the charm falls off...
Ve bu birinci tılsım.And this is the magic one.
Sahibinin gözünde rüşvet bir tılsımdır. Ne yapsa başarılı olur.A bribe is a precious stone in the eyes of him who gives it; wherever he turns, he prospers.
Tılsım kuarklar +2⁄3 elektrik yükünü (Q) taşır ve bu sebepten dolayı +1 tılsıma sahiptirler.The charm quark, which carries an electric charge (Q) of +​2⁄3, therefore carries a charm of +1.
Tılsım (kuantum sayısı)Charm (quantum number)
Eski Mısırlılar, sık sık onun küçük heykelciklerini şans tılsımı olarak taşıdılar.The ancient Egyptians often carried small statuettes of him as good-luck charms.
Tılsımlar da tüketilebilir ve ancak aynı yöntemle elde edilebilir.Talismans are also consumable, and can only be acquired in the same method.
İnsanlar, Nkisi denilen tılsımları kullanarak evreni manipüle edebilirlerdi.Humans may manipulate the universe through the use of charms called Nkisi.
Sembol, ilk havacılar arasında iyi şans tılsımı olarak popülerdi.A swastika was also painted on the inside of the nosecone of the Spirit of St. Louis.
Tılsımlı gömlekler tüm İslam dünyasında bulunur.Talismanic shirts are found throughout the Islamic world.
Muhayyelât, cinlerle perilerle, tılsımlarla, büyülerle dolu bir kitaptır.Dazu gehören etwa die Klangkronen (oder Mixturen) und Farbregister wie die Sesquialtera.
Çoğu zaman üzerinde tılsımlı bir taş bulunur.Sur le palier se trouve souvent un évier en pierre.
Cinler büyüler ve tılsımlarla insanların kontrolü altına alınır.Ce sont eux qui illuminent et gouvernent la vie des hommes.
Çobanlık yapar ve bir tılsımlı nesnesi vardır.Fa la pasticciera ed ha una pasticceria.
Bu sayede tılsım öğretmeni olmuştur.Я считаю его своим учителем.
Tılsım kuarklar +2⁄3 elektrik yükünü (Q) taşır ve bu sebepten dolayı +1 tılsıma sahiptirler.Очарованный кварк несёт электрический заряд Q = +2⁄3 и, таким образом, обладает очарованием +1.
Muhayyelât, cinlerle perilerle, tılsımlarla, büyülerle dolu bir kitaptır.Тортлар ва ширинликлар / Торты и сладости — название книги.
Bu sayede tılsım öğretmeni olmuştur.Portanto seu título internacional tornou-se I am Your Teacher.
İşte Hüddam bu tılsımları ve büyüleri bildirir.Isto significa que os jogadores têm que apontar os seus feitiços e as suas flechas.
Çoğu zaman üzerinde tılsımlı bir taş bulunur.Vaak heeft ze alleen een stola over zich heen.
Tılsım 125 ya da 125.35 och 125.
Tılsımlar hazırlar.Стрільці приготувались.
Kutsal Kupa'yı oluşturan üç tılsımdan Derin Su Aynası'nın sahibidir.A Felvidékről érkezett a Szentháromságot ábrázoló háromemeletes főoltár.
Cinler büyüler ve tılsımlarla insanların kontrolü altına alınır.Piiat ihailevat ja ihmettelevät pehtorin otteita.
(Manon, Des Grieux: Oh, şarò la più bella! - "Bu aşkın bir sihir tilsimidir.")(作詞・作曲・編曲) 明神りな Goin' your way(作詞・作曲・編曲) Best Friend(作詞・作曲・編曲) It's so Love Me Do!
Tılsıma göre beş yatsı namazı sonrası Nisa ve onun kanından olanlar ölümle tanışacaktır.宋纁無奈只得上疏五次請求辭職歸鄉,不久死於任內。
Ayrıca Samandıra, yabani hayvan çeşitliliğiyle av için de tılsımlı bir mekândı.Гордост за него е и голямото животинско разнообразие.
Tılsım 125 ya da 125.SA-s oli ta SA-Sturm 10 ja 125.
Mundungus Fletcher Filius Flitwick - Hogwarts'ta Tılsım Dersi öğretmeni ve Ravenclaw bina başkanıdır.Neville Longbottom Filius Flitwick – nõiasõnade õpetaja ja Ravenclaw' majavanem.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Aceasta este vraja pe care doresc să o rup.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.A to je něco, co bych chtěl prolomit.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Chcę przełamać tę klątwę.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum. Demek istiyorum ki: "Hayır, dinler önemli bir doğa olayıdır.Je veux dire, non, les religions sont un important phénomène naturel.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Ecco, questo è l'incantesimo che vorrei rompere.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.E esse é o feitiço que eu quero quebrar.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.En dat is de ban die ik wil verbreken.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Ezt az igézetet akarom megtörni.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Itulah pandangan yang ingin saya ubah.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.그리고 그것이 제가 깨고 싶은 주문입니다.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Tämän lumouksen minä haluan murtaa.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Und dies ist der Bann den ich brechen will.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Y ese es el hechizo que quiero romper.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.Κι αυτή την προκατάληψη θέλω να καταπολεμήσω.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.И това е магията, която искам да разваля.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.И это проклятие, которое я хочу разрушить.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.ואת הכישוף הזה אני רוצה להסיר.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.وهذه التميمة التي أود تمزيقها.
Ben işte bu tılsımı bozmak istiyorum.私は 宗教は重要な自然現象だと言いたい

İlgili Sayfalar