tıbbi ile cümle
tıbbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
8 Haziran 2009'da Crespo transferi resmileştirmek için tıbbi konrole girdi.On 8 June 2009, it was reported that Crespo had a medical check to formalize his transfer.
Kariyeri boyunca Tiffany tıbbi müdahale gerektiren birkaç yaralanma geçirdi.During his career, Bennett suffered several significant injuries.
U.S. News & World Report verilerine göre ABD'de bulunan en iyi tıbbi araştırma fakültesidir..US News & World Report Best Medical Schools.
Bunun üzerine tıbbî personel geldi ve Lesnar'ı sedyeyle götürdü.Medical personnel arrived and took Lesnar away.
Tibbî denemeler tek başına kullanımını da desteklemiştir.The Tenth Doctor himself briefly pilots it.
Tıbbi atık imhasıIntro to Medicine
Tıbbi terimlerinin en fazla yer aldığı eseri ise Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'dur.Their most recent video for The Chemical Brothers is Midnight Madness.
Tıbbi gönüllüler; doktor, cerrah, hemşire, ve diğer özelleşmiş sağlık çalışanlarını kapsar.Medical volunteers include physicians, surgeons, nurses, and various other specialists.
Tıbbiye'lerin çoğunluğu özellikle Tanzimat Dönemi'nde kurulmuştur.Progress of medicine is observed namely in Islamic period.
Onun tercümeleri Yunan tıbbının Batı Avrupa'ya aktarılmasına yardımcı oldu.He made efforts to transport Greek philosophy to Western Europe.
Tıbbi tedavilerine başlanan çocuklar uyuduktan kısa süre sonra öldüler.Both sons died of tuberculosis, soon later.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.The major medical causes of karōshi deaths are heart attack and stroke due to stress.
Burada yara aldığı ayağı için tıbbi destek aldı.He received a Purple Heart for his four wounds received there.
Herodot, Mısır tıbbının önemli ölçüde uzmanlaşmış olduğunu belirtmektedir.Schwarzenegger appears to have received much medical attention.
Bu tıbbi modelden oldukça farklı.It's very different from the medical model.
Bu, ayrıca tıbbi mahkemelere de taşınarak çok sayıda hastaya da yardımcı oldu.This has also gone through clinical trials, helping lots and lots of patients.
Bir psikiyatrist tıbbi bir doktordur.A psychiatrist is a medical doctor.
İnanılmaz bir şekilde faydalı bir bitki, protein olarak da, tıbbi olarak da.Fantastically useful plant, both for protein and for medicine.
Tıbbi miydi?Was it medical?
TIBBİ DENEYLERMEDlCAL EXPERlMENTS
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.They're more likely to make worse choices -- worse financial choices, medical choices.
"Korsan Gottfrid Svartholm Warg tıbbi bakımda tutuluyor.""The pirate Gottfrid Svartholm Warg handed in a medical statement."
Öncelikle nakil edilebilir tıbbi cihazlar hakkında konuşma yapacağım.So the first one I'm going to talk about are implanted medical devices.
Günümüzde tıbbi cihazlar teknolojik olarak çok uzun yollar katetti.Now medical devices have come a long way technologically.
Bence bu şu hali ile bile tıbbın pekçok alanında inanılmaz faydalı.So this already, I think, is tremendously useful in all kinds of medicine.
P4 Tıbbı adını veriyor.P4 medicine.
Öyle olsa, yaralandığınızda bir doktordan nasıl tıbbi tedavi alabilirsiniz?If it is, how can you receive medical treatment from a doctor if you're injured?
Bu tamamen yenileyici tıbbın karşı savıdır.This is the complete antithesis of regenerative medicine.
Tıbbın ucuz ve çok etkisiz olduğu bir dönemdi.It was a time when medicine was cheap and very ineffective.
Doktorlar ve tıbbın hiçbir etkisi yoktu.Doctors and medicine made no difference at all.
Artık 4,000 tıbbi ve cerrahi prosedür keşfettik.Well, we've now discovered 4,000 medical and surgical procedures.
Tıbbın gerektirdiği bu," demek istiyoruz.This is just what medicine requires."
Kendisi tıbbi görüntüleme ekipmanları tasarlıyor, büyük tıbbi görüntüleme ekipmanları.He designs medical imaging equipment, large medical imaging equipment.
Eğer tıbbi muayeneye gidersem, standartlaştırılmış test isterim.If I go for a medical examination, I want some standardized tests.
Ya da tıbbi bir cihaz.Maybe a medical instrument.
Ben tıbbi ressamım. ve biraz farklı bir bakış açısına sahibim.I'm a medical illustrator, and I come from a slightly different point of view.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.This is a real medical need, literally a life-saving donation.
Günümüz modern tıbbı, 60 yıllık bir teknik de ondan.The reason? Today's current "modern" medicine is a 60-year-old technique.
Doğru düzgün bir tıbbi yardıma ihtiyacı var.He needs proper medical attention.
Tıbbi bir odanın içinde olduğumuz için, dört buçuk aylık bir kemoterapiden geçtim.And since we are in a medical room, I went through four and a half months of chemo.
Bunun için, biz bu aygıtı tıbbi bir aygıta dönüştürdük.So what we did was that we converted this device into a medical device.
Bunun yanında, parasal sistem tıbbi teknolojileri ve araştırmayı da sınırlıyor.In addition to this, the monetary system limits medical technology, as well as research.
Neticede bunların hepsi trikordöre varıyor. Hepimiz tıbbi mir trikordör inşa etmeye çalışıyoruz.All of us want to build a medical tricorder. and we will get there because of nanotechnology.
Bu sistem, tıbbi teknolojileri ve araştırmayı sınırlandırıyor.A system which is limiting medical technology and medical research.
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeYes, that's the medical advice the committee chairman says,
Tıbbi kaydın ne olduğunu bile bilmiyorum.I don't even know what a medical record is.
Şu an yaşadığımız bir nevi tıbbi veri patlaması.It's the medical data explosion that we're having right now.
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun."So, Dean, we're here because you make medical stuff. You're going to give us an arm."
Sonuç olarak hem sosyal hem de tıbbi anlamda bir gelişme var.And so we have both social progress and medical progress.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.This is the fastest way to reach any medical emergency.
Ve yeşil çizgi sadece psiko-sosyal rehberler eşliğindeki tedaviyi gösteriyor, tıbbi tedavi olmadan.And the green line is treatment with psycho-social counseling only, without medication.
Uzak mesafe tıbbına erişiminiz olur.You get access to distance medicine.
Tıbbi bakım alanına bakabilirsin.You can look at medical care.
Bir: Halen tedaviden yoksun olan çocuklara tıbbi bakım sağlamak.One: provide care to children who are currently being deprived of treatment.
Tıbbi Kullanım Evet, bugünkü şartlarda ameliyata girmeden ne yapacağınızı bilmeniz gerekiyor.How do you survive?
Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.But the future are digital medical wireless devices, OK?
Bütün bunlar neden birden tıbbın geleceğine yön veren heyecan verici gelişmeler haline geldi?Why has this all of a sudden become a reality, an exciting direction in the future of medicine?
Malcolm, Hinton'un tıbbi tedavi görmesini talep etti.Malcolm demanded medical treatment for Hinton.
Nasıl oluyor, etrafımızı saran bu virüs florasını ve tıbbi tedavisini nasıl araştırabiliriz?How can we investigate this flora of viruses that surround us, and aid medicine?
[tıbbi ekipman sesleri](medical equipment sounds)
İlgili Sayfalar