tıbbi ile cümle

tıbbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1986'da Howard Hughes Tıbbi Enstitüsü'ne atandı.Ia ditunjuk ke Howard Hughes Medical Institute pada 1986.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Pirai sering timbul berkombinasi dengan masalah medis lainnya.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Diperkirakan 500.000 cedera luka bakar mendapatkan perawatan medis tiap tahunnya di Amerika Serikat.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Berbagai eksperimen medis dilakukan pada tahanan-tahanan dalam kamp.
Klasik Çin tıbbı sistemi genellikle yin ve yang teorisi ile beş element çevresinde şekillenmiştir.Sistem pengobatan klasik Tionghoa biasanya berkisar teori yin dan yang dan lima fase.
Tıbbi tedavi dolayısıyla İsveç'e döndü.Akibat penyakit hati, ia kembali ke Belanda.
Ama Hipokrat ve takipçilerinin tıbbî teorilerinin, özelikle mizaç kuramının etkisi kalıcı olmuştur.Namun, medis teori Hippocrates dan para pengikutnya, terutama humoralisme, memiliki dampak yang langgeng.
Holokost’un belirgin özellikleri arasında, insanların tıbbi deneyler için kullanılmaları vardır.Ciri khas lainnya dari Holocaust adalah penggunaan subyek manusia dalam eksperimen medis.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Sedangkan Otopsi adalah investigasi medis jenazah untuk memeriksa sebab kematian .
Bekle ve gör (tıp): Hastalık tedavisinde tıbbı bir yaklaşım.Pandangilah dengan lebih jeli maka engkau akan menembus masuk ke dalam ruang keramat seni rupa.
Nano tıp, nanoteknolojinin tıbbı uygulamasıdır.Ilmu kedokteran nano (nanomedicine) adalah aplikasi medis dari teknologi nano.
Ayrıca, tıbbi planlara sadık kalınması ve yaşam tarzında değişiklik yapılmasında da zorluklar yaşanmaktadır.Pasien juga mengalami kesulitan mematuhi jadwal minum obat dan mengubah gaya hidup.
Gıda, ilaç veya tıbbî amaçlar için kullanılamaz.Hindari bahan makanan, minuman, maupun obat-obatan tersebut.
Tretinoinin 1957 yılında patenti alınmıştır ve 1962 yılında tıbbi kullanım için onaylanmıştır.Tretinoin được cấp bằng sáng chế vào năm 1957 và được chấp thuận cho sử dụng y tế vào năm 1962.
Bu bitkinin tıbbi kullanımı aslında geniş ölçüde bilinememekte ve kullanılamamaktadır.Việc sử dụng thuốc của nhà máy này không được biết đến hoặc được sử dụng rộng rãi.
1943 yılında MacDiarmid, Yeni Zelanda'nın Üniversite Giriş Sınavı ve Üniversitesi Tıbbi Ön Sınavını geçti.Năm 1943, MacDiarmid đậu kỳ thi nhập học Đại học New Zealand và kỳ thi Y học sơ bộ của trường.
Vize, iş, turizm, tıbbi ve konferans kategorileri için verilir ve geçerliliği 30 gündür.Thị thực được cấp cho công tác, du lịch, y tế và hội họp, có hiệu lực 30 ngày. Phí là 2.000 Rs.
Vietnam'da öldürülen kaplanların neredeyse %75'i geneleneksel çin tıbbına malzeme olmaktadırlar.Tại Việt Nam, gần 3/4 lượng hổ đã bị giết để cung cấp nguồn cho y học Trung Quốc.
Ayrıca kitinin tıbbi ve endüstriyel amaçlı kullanımı da denenmiştir.Chúng có cả ứng dụng trong y tế và công nghiệp.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Việc khám nghiệm tử thi dẫn đến việc phẫu tích xác nhằm tìm ra nguyên nhân cái chết.
E-sigara tıbbi alet olabilir.PCP có thể dùng để hút.
Soap'a yapılan tıbbi yardım esnasında Vladimir Makarov'un askerleri üçünü de öldürmeye çalışır.Trong khi Soap đang được chăm sóc thì lực lượng của Vladimir Makarov tấn công.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.Trong thế chiến thứ nhất ông phục vụ trong Royal Army Medical Corps.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Những thí nghiệm được tiến hành trên cơ thể các tù binh chiến tranh và chính trị phạm.
Bununla birlikte Geleneksel Çin Tıbbı Klasik Çin Tıbbından farklılık göstermektedir.Đặc biệt là khoa châm cứu là một thành tựu độc đáo của y học Trung Quốc.
Çıkmazsa tıbbi yardım sağlanır (112).Tín hữu nên vui mừng vì sự cứu chuộc được đảm bảo (12:12).
Bir Azavad Kurtuluş Ulusal Hareketi sözcüsüne göre tıbbi bakım için Burkina Faso'ya götürüldü.Vì một cơn bạo bệnh, Phùng Thị Cúc được đưa sang Pháp điều trị.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Lại thường dùng phối hợp với nhiều vị thuốc khác.
Doğal ortamda yetişen birçok bitki türü hammadde, hayvan yemi, gıda ya da tıbbi alanda kullanılmaktadır.Nhiều loài được sử dụng trong công nghệ thực phẩm, sử dụng làm thức ăn hoặc trong quá trình lên men.
Normal aralıklar dışındaki kan şekeri seviyeleri, tıbbi bir durumun göstergesi olabilir.Lượng đường trong máu vượt ra khỏi phạm vi bình thường có thể là dấu hiệu của một bệnh.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Các nước phát triển Ước tính có khoảng 500.000 người bị bỏng được điều trị y tế hàng năm ở Hoa Kỳ.
Tıbbi yardım istenir (112).Vĩnh Phúc đế cơ Triệu Phật Bảo (1112 - ?)
Daha sonra Tu, geleneksel Çin tıbbında iki buçuk yıl eğitim aldı.その後、2年半のあいだ伝統的中国医学を学んだ。
Tıbbî yardım çağırın.救命救急士。
Tıbbi sebeplerden ötürü 1983'te emekliye ayrıldı ve herhangi bir görevde uzaya uçmadı.1983年に身体的理由で引退し、結果的に1度も宇宙飛行をすることが無かった。
Bir örnek tıbbi teşhis için klinik karar destek sistemidir.1つの例は、医学的診断のためのコンピュータ支援診断である。
Mercy, ilk seferine 27 Şubat 1987 tarihinde Filipinler'e tıbbi ve insani yardım götürmek maksadıyla çıkmıştır.1987年2月27日、フィリピンと南太平洋に向けて演習および人道支援の航海を開始。
FIP hastalığının diğer hayvanlara ve insanlara geçtiği konusunda hiçbir tıbbi bulgu yoktur.なお、他の馬や人への伝染はない。
19 yaşında Tıbbiyeli bir delikanlıdır.19歳の看護実習生。
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.身心技護和の力を授けてくれる。
Tıbbi acil bir durumdur.人生は緊急クエストだ!
New York'ta Rockefeller Tıbbi Araştırmalar Enstitüsünde çalışmaya başlamıştır.その後ニューヨークのロックフェラー医学研究所で勤務する。
Ölüm belgesi de dahil olmak üzere tüm tıbbi kayıtlar yok olmuştur.その他に、死亡診断書のような診断書も存在する。
Hastanede 24 saat acil tıbbi yardım hızmetı gösterilmektedir.24時間救急体制で救急医療に対応。
Tıbbi bir biçimde korunması gereken şey bu bedendir.心臓もその発生からは体の中央にあるべきものである。
Sağlığı bozulmuş olan bireyi sağlıklı duruma kavuşturma amacıyla yapılan tıbbi işlemler bütünüdür.ストレス社会に苦しむ人々を救う、全く新しい癒し系番組。
Emil Theodor Kocher (25 Ağustos 1841 - 27 Temmuz 1917) İsviçreli doktor, tıbbi araştırmacı.エミール・テオドール・コッハー(Emil Theodor Kocher、1841年8月25日-1917年7月27日)はスイスの外科学者。
Lumbar punktur, tıbbi bir işlem.病変の診断であり医行為である。
Tıbbi kuruluş tarafından büyük ölçüde dışlandı.太医令の地位にあった。
Kamplarda ancak çok basit ve yetersiz tıbbi hizmet sağlanabiliyordu.特に僻地には医師がなかなか得られず苦労していた。
HTP (Health Thermometer Profile): tıbbi sıcaklık ölçüm cihazları için.HTP(Health Thermometer Profile)— 用于医疗温度测量设备。
Tıbbı insanlara o öğretmiştir, yine hekimliğin tanrısıdır.他把医术传给人类,是医药之神。
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.例如,医学历史学家认为,古埃及的药理学大部分是无效的。
Yıllar sonra aynı matematiksel problem tıbbi bilgisayar teşhisi yapılırken de ortaya çıktı.之後相同的問題出現在醫療電腦診斷方面。
Bekle ve gör (tıp): Hastalık tedavisinde tıbbı bir yaklaşım.后苏辙病重,眼看是要耽误考试。
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.在美国,每年有约50万灼伤患者接受药物治疗。
Ayrıca, tıbbi planlara sadık kalınması ve yaşam tarzında değişiklik yapılmasında da zorluklar yaşanmaktadır.人们同时也面对坚持服药以及改变生活方式的挑战。
Ölüm belgesi de dahil olmak üzere tüm tıbbi kayıtlar yok olmuştur.所有關於他死亡的醫療記錄都已逸失。
Mısır tıbbı bazı etkili uygulamalara sahip olmasına rağmen genellikle etkisiz ve bazen de zararlıydı.然而,尽管古埃及有一些有效的医学实践,但另外也有无效的甚至是伤害性的实践。
Uyarı: Burada verilen bilgiler, genel amaçlıdır; tıbbi tavsiye olarak değerlendirilemezler.關於它的現有文獻是暫定的,不應被視為既定的醫學觀點。
İlgili Sayfalar