tıbbi ile cümle
tıbbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Etyoloji, hastalıkların tıbbi nedenlerini inceleyen bilim dalı.Etiologie – medicínský obor zkoumající příčiny vzniku nemocí.
Tıbbi önemi bilinmemektedir.Jeho veterinární význam není znám.
Gemide 15 ton çimento, 3 ton tıbbi malzeme ve çocuk oyuncakları bulunuyordu.Na palubě měl 580 kg zdravotnických potřeb a léků pro oběti zemětřesení.
Uyarı: Burada verilen bilgiler, genel amaçlıdır; tıbbi tavsiye olarak değerlendirilemezler.Měření fázovkou je orientační, nelze ho považovat za důkaz kvalitního uzemnění.
Lumbar punktur, tıbbi bir işlem.Roztroušená skleróza a úloha praktického lékaře.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.V tradiční čínské medicíně se používají plody kustovnice čínské již po staletí.
Tıbbî antropoloji (uygulamalı) antropolojinin alt dallarındandır.Strukturální antropologie spadá pod sociální antropologii.
Antik Yunanistan'da tıp büyük ölçüde Eski Mısır tıbbından etkilenmiştir.Medicína ve starém Egyptě byla hierarchicky organizována.
Tıbbi tedavi hastalığa göre uygulanır.Léčení chorob tak probíhá pomocí víry.
Heydrich, o zamanın standartlarına göre mükemmel tıbbi bakım aldı.În plus, Heydrich a primit îngrijiri medicale excelente după standardele vremii.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Guta apare frecvent împreună cu alte probleme medicale.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Scăderea tensiunii reduce în mod semnificativ costurile implicate de serviciile medicale avansate.
Tıbbi termometre, insanların vücut sıcaklığını ölçmek için kullanılır.Termometrele medicale sunt instrumente folosite pentru măsurarea temperaturii corpului uman.
Gelişen ülkelerde, başlıca yöntemler, kan nakilleri ve güvenli olmayan tıbbi prosedürlerdir.În țările în curs de dezvoltare, principalele căi sunt transfuzia de sânge și procedurile medicale nesigure.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Se estimează că 500,000 de plăgi arse sunt tratate anual în Statele Unite.
Tıbbi atık imhasıCapsule cu medicamente Medicament
Tıbbi acil bir durumdur.Este o anatemă medicală.
Yine bazı mantarlar Kuzey Amerika yerlileri ve Çinliler tarafından tıbbî amaçla kullanılmışlardır.Mai multe boli au fost testate pe animale de proveniență sovietică și chineză.
Tohumları, tıbbi amaçlarla kullanılır.Cojile fructelor sunt utilizate în scopuri medicinale.
1930'larda tıbbi amaçlı kullanılmaya başlamıştır.În anii 2020, în scopuri medicale va începe utilizarea nanomașinilor medicale.
Tıbbi hataların sınıflandırmak için birçok taksonomi vardır..Există multe sisteme de clasificare taxonomică a speciilor de grâu.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Asupra prizonierilor s-au efectuat diferite experimente în camere presurizate.
Tunakabuni çeşitli tıbbi ve dini konularda yazarlık yaptı.Și-a dedicat timpul pentru religie și medicină.
Babası evlerinde küçük bir tıbbi klinik işletmektedir bütün aileyi kendi işinde kullanmaktadır.Părinții lui dețineau un magazin de dulciuri și era de așteptat ca întreaga familie să lucreze acolo.
Tibbi tedaviler genelde semptomlara odaklıdır.OME de obicei nu este asociată cu simptome.
Derhal tıbbi yardım sağlanır (112).A fost lansat Sistemul Național Unic pentru Apeluri de Urgență - 112.
Carl Zeiss AG, Almanya merkezli bir optik aletler, endüstriyel ölçümler ve tıbbi cihazlar üreticisidir.Carl Zeiss AG, német gyár, amely optikai eszközöket, ipari mérőeszközöket és orvosi eszközöket készít.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Becslések szerint az Egyesült Államokban 500 000 égési sérültet kezelnek évente.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Rendszeresen több más materia medicaval közösen fejtette ki hatását.
1912 yılında dünya çapında tıbbi literatüre geçen sadece 374 vaka vardır.1912-ig mindössze 374 esetet diagnosztizáltak a patológusok világszerte.
Hatta Sara zehirlenir fakat tıbbi müdahale ile kurtarılır.Nem sokkal később Sarát megpróbálják megmérgezni, de orvosi ellátásban részesül.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Ezt megelőzően orvosi, pszichológiai vizsgálaton kell átesniük.
TV Guide'dan Matt Roush'a göre House, "sıradan tıbbi dramaya sıradışı bir deva" idi.A TV Guide kritikusa, Matt Roush szerint a sorozat a „szokásos orvosi drámák szokatlan gyógyírja”.
En büyük tıbbi nedenleri stres ve açlık diyetine bağlı kalp krizi ve inmedir.Főbb egészségügyi okai a szívroham, stressz okozta stroke és az éheztetéses diéta.
Tıbbi acildir.Orvosi irásművek.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.Kínában a gyógyászati alkalmazása is több évezredre tekint vissza.
Emil Theodor Kocher (25 Ağustos 1841 - 27 Temmuz 1917) İsviçreli doktor, tıbbi araştırmacı.Emil Theodor Kocher (Bern, 1841. augusztus 25. - Bern, 1917. július 27.) svájci orvos és kutató.
Tıbbi atık imhasıÁllami Szívkórház
Bir parmağında ise kırık tespit edildi ama o tıbbi bir yardıma gerek duymamıştı.Ezután ágynak dőlt, szívgyengeség jelei mutatkoztak nála, de nem kért orvosi segítséget.
İstanbul çok sayıda hastane, klinik ve laboratuvarla birlikte ülkenin tıbbi araştırma merkezidir.Isztambulban számos állami és magánkórház, klinika, laboratórium és kutatóintézet működik.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Dokumentumfilm a háborús foglyokról.
Kürtaj hamilelikte rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahele ile alınması.Nőgyógyászati panaszok kezelésére használt gyógynövény.
Tıbbî uzay istasyonuna giden bir gemi olan Tsuranga'da uyanırlar.Aztán a Titán űrállomáson továbbítják a fertőzést.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.A betegek rendszeres orvosi felügyeletet igényelnek.
Orta Çağ'da tıbbi amaçla kullanılmıştır.A középkorban gyógyhatást tulajdonítottak neki.
Yılan bu nedenle tıbbın sembolüdür.Ezért a gyógyítás, az orvosság jelképe is.
Donovanozun doğru tıbbi ismi granuloma inguinale olarak verilir.K. granulomatis aiheuttaa sukupuolitautia nimeltä granuloma inguinale.
Uygun tıbbi bakım gerektirir.Hoitona on asianmukainen lääkitys.
1986'da Howard Hughes Tıbbi Enstitüsü'ne atandı.Vuonna 1986 hänet nimitettiin Howard Hughesin lääketieteelliseen instituuttiin.
Yılan bu nedenle tıbbın sembolüdür.Tämä käärme esiintyy lääketieteen tunnuksena nykyisinkin.
Nathan, bir tıbbi sosyal hizmet uzmanı olarak 1955 yılında Singapur Sivil Hizmet kariyerine başladı.Ramanathan aloitti uransa Singaporen valtion palveluksessa sosiaalityöntekijänä vuonna 1955.
Yegorov tıbbi birikime sahipti, babası ünlü bir kalp cerrahı ve annesi de oftalmologtu.Jegorovin isä oli ollut sydänkirurgi ja äiti silmälääkäri.
Böylece tıbbi ekipler hastanın bu isteğine saygı gösterirler.Kunnioitan potilaani tahtoa.
Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler.Hippokrateen päivistä alkaen on tiedostettu lääkärin potentiaaliset kyvyt aiheuttaa myös pahaa.
Çünkü nikotin kartuşları tıbbi ürün sayılmaktadır.Nikotiinia sisältävät nesteet kuuluvat lääkelain piiriin.
Tıbbi doktor araştırmacılar bunların bir irsi hastalık belirtileri olduğunda bileşmektedirler.On suositeltavaa keskustella lääkärin kanssa oireista niiden ilmetessä.
Vincent van Gogh tıbbî yardım almak için gittiği doktorda kendini görmüştür.Van Gogh oli siellä tohtori Gachet´n hoidettavana saadakseen hoitoa mieltänsä vaivanneisiin ongelmiin.
Son dönemlerde ise tıbbî antropologlar tıbbın araştırma ile ilişkin konularını incelemeye başlamışlardır.Renessanssin aikana lääketieteen edustajat alkoivat hiljalleen tutkia ihmisruumista ruumiinavauksin.
Derhal tıbbi yardım sağlanır (112).Kiireellisessä hätätilanteessa soita 112 pelastustoimi.fi.
Çiçek durumları tıbbi olarak kullanılır.Saitanpuita käytetään perinteisessä lääkinnässä.
İlgili Sayfalar