tıbbi ile cümle

tıbbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar genelde ciddi tibbi sorunlardır.Dit zijn meestal persoonlijke vragen.
Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır.Een stethoscoop (Grieks stèthos = borst(kas)) is een instrument om naar geluiden in het lichaam te luisteren.
Belirli miktarlarda alındığında çok zehirli, hatta öldürücü olabilir. Bazen tıbbi olarak kullanılır.Het is uiterst giftig, zo niet dodelijk, als het in bepaalde hoeveelheden ingenomen wordt.
Kendisine göre tıbbın ilk kuralı “Primum non nocere” (Önce zarar verme!) ilkesidir.Als zodanig is deze uitdrukking verwant aan een andere, namelijk primum non nocere.
Geleneksel Çin tıbbında da kullanılır.Het wordt gebruikt in traditionele Chinese medicijnen.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Deze medewerkers zorgen ervoor dat het lichaam van de patiënt het orgaan zo goed mogelijk accepteert.
Tuina Geleneksel Çin Tıbbının bütünleyici bir parçasıdır.Tui Na behoort tot de traditionele Chinese geneeskunde.
Çiçek durumları tıbbi olarak kullanılır.De bloesem is geneeskrachtig.
Doğu tıbbının bin bir sırrı.Het wordt ook beschouwd als onderdeel van de Oosterse geneeskunde.
Tohumları, tıbbi amaçlarla kullanılır.De plant wordt voor fytotherapeutische doeleinden gebruikt.
1986'da Howard Hughes Tıbbi Enstitüsü'ne atandı.In 1986 werd hij aangesteld bij het Howard Hughes Medical Institute.
Tıbbi acildir.Antieke geneeskunde.
Kelime anlamı ise tıbbi ruhsal tedavidir.Maligne is een medische term.
Bunun dışında aromatik bitkiler ve tıbbi bitkiler gibi bitkiler bulunur.De planten worden ook als geneeskrachtige planten en als sierplanten gebruikt.
Birkaç dakika sonra tıbbi görevliler ulaşır.Binnen een minuut waren de hulpdiensten ter plaatse.
Kariyeri boyunca Tiffany tıbbi müdahale gerektiren birkaç yaralanma geçirdi.Gedurende zijn voetbalcarrière werd Van der Weerden geplaagd door diverse blessures.
Ancak, aşağıdaki tip ishallerde genelde tıbbi gözetim önerilir.In het rennerskwartier vindt men meestal ook de medische post.
Tıbbi önemi olmayan bir türdür.Dit is vanzelfsprekend niet van medische betekenis.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Epiglottitis is een medisch noodgeval waarbij onmiddellijke ziekenhuisopname nodig is.
Elektriğin tıbbi amaçlarla ilk kullanımı da bu olaya dayanmaktadır.Het was één van de eerste toepassingen van elektriciteit in de fysica voor militair gebruik.
Tıbbi bilgilerini geliştirmek için Avrupa'ya gitti.Hij verhuisde naar Portugal om er medicijnen te studeren.
Bunun dışında tıbbi bilgiler de içerir.Dit met uitzondering van medische keuringen.
Öncesinde tıbbi tedavi almak için Küba'da bulunmuştur.Hij verbleef kort voordien nog in Londen voor een medische behandeling.
Koronis, tıbbın ve sağlığın tanrısı Asklepios'un annesidir.Zij is een van de dochters van de god van de geneeskunde en genezing Asklepios.
5 yıl gibi bir süre boyunca tıbbi tedavi gördü.Ze heeft gedurende 25 jaar interne geneeskunde beoefend.
Babası evlerinde küçük bir tıbbi klinik işletmektedir bütün aileyi kendi işinde kullanmaktadır.Jego ojciec prowadzi w domu małą klinikę medyczną, w czym pomaga mu cała rodzina.
1912 yılında dünya çapında tıbbi literatüre geçen sadece 374 vaka vardır.Liczba przypadków znanych w literaturze medycznej w 1912 wyniosła tylko 374 przypadki na całym świecie.
İnsan deneyleri, insanlar üzerinde uygulanan tıbbî deneyleri içerir.Eksperymenty na ludziach – medyczne eksperymenty przeprowadzane na żyjących osobach.
Hemşire olarak görev yapan Shew tıbbi bakımı, ikisi de doktor olan babası ve eşi dolayısıyla öğrenmişti.Shew, służąca jako pielęgniarka, znała się na opiece medycznej dzięki ojcu i mężowi, którzy byli lekarzami.
Ölüm belgesi de dahil olmak üzere tüm tıbbi kayıtlar yok olmuştur.Wszystkie zapisy medyczne, razem ze świadectwem jego śmierci, zaginęły.
1881'de Berlin'de Tıbbi doktorasını aldı,ardından Stettin'de Georg Wegner ile çalıştı(1843-1917).W 1881 doktoryzował się w Berlinie, następnie pracował z Georgiem Wegnerem (1843–1917) w Szczecinie.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Dna często występuje w połączeniu z innymi problemami zdrowotnymi.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Zapewniona jest w nich opieka lekarska i psychologiczna.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.W medycynie chińskiej stosowana od 4 tysięcy lat.
Birkaç dakika sonra tıbbi görevliler ulaşır.Po kilku godzinach przyjeżdżają strażnicy i lekarze.
Derhal tıbbi yardım sağlanır (112).Pomoc pod 112 (pol.).
Bir Azavad Kurtuluş Ulusal Hareketi sözcüsüne göre tıbbi bakım için Burkina Faso'ya götürüldü.Zdaniem rzecznika MNLA został zabrany do Burkina Faso w celu opieki zapewnienia opieki medycznej.
Tıbbın yanı sıra farmakoloji alanında da yeni teoriler geliştirmiştir.Oprócz samych usług medycznych, w regionie rozwija się również przemysł farmaceutyczny.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Karoshi to zjawisko nagłej śmierci w wyniku przepracowania i stresu.
Lakin 6 hafta sonra yine tıbbi sorunlardan dolayı taburcu oldu.Po pół roku zwolniono ją ze względów medycznych.
Tıbbi acil bir durumdur.Obowiązującym postępowaniem lekarskim jest operacja w trybie nagłym.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.Podczas pierwszej wojny światowej służył w armii carskiej jako lekarz polowy.
Tıbbi acildir.Mniszek lekarski.
Tıbbi önemi olmayan bir türdür.Gatunek bez znaczenia gospodarczego.
Mekteb-i Tıbbîyye’de ders programlarını protesto için gerçekleştirilen öğrenci direnişine öncülük etti.Marek w jej domu opowiada o pacyfikacji protestu studentów.
Dizinin başlarında, tıbbı bilgi, tecrübe, ilaç ve malzeme eksikliği yüzünden biraz sıkıntı çekmiştir.Praca w tym okresie była bardzo trudna brakowało sprzętu medycznego, leków i żywności.
Tıbbi Onkoloji Derneği'nin tanıtımıWojewódzki konsultant z zakresu chirurgii onkologicznej.
Adil muamele ve yaralılar için tıbbi bakım sözü veriliyordu.Wydano również instrukcje szybkiej i właściwej opieki lekarskiej dla rannych oraz postępowania ze zmarłymi.
Bugün, tıbbi amaçlarla değil, tek başına içilen içkiler olarak ya da kokteyl yapımında kullanılırlar.Nie należy leków popijać napojami ani sokiem grejpfrutowym.
Tıbbi açıdan fazla bilinmemektedir.Było to niewytłumaczalne z medycznego punktu widzenia.
Tıbbi İnceleme Dergisi.Wydawnictwo Przegląd Lekarski.
Hafif etkiler tıbbi müdahaleye gerek kalmadan 24 saat içinde kendiliğinden geçer.Lek w ciągu 24 godzin znika z krążenia.
Geleneksel Çin tıbbında da kullanılır.Taka metoda stosowana jest w tradycyjnej chińskiej medycynie.
Askerî tıbbiyede öğrenciyken Fenerbahçe Spor Kulübü'nde futbol ve hokey oynadı.Ponieważ preferował sporty kontaktowe, w liceum trenował futbol i hokej.
Tıbbi yönden en önemli akrep familyasıdır.Największe oszustwo w dziejach medycyny?
Dräger Medical, bir tıbbi ekipman üreticisidir.Dräger Medical är en tillverkare av medicinsk utrustning.
MSF Fransa bölgeye geri dönerek, Goma 'daki mülteciler için tıbbi yardım hizmetlerine başladı.MSF-France återvände till området och erbjöd läkarhjälp till flyktingar i Goma.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Medicinska experiment utfördes på fångarna.
Tıbbın en eski dallarından biridir.Det är en av de äldsta medicinerna.
Tıbbi olarak 8/10 kişide rastlanılan yaygın bir hastalıktır.Exempel: Åtta av tio som äter läkemedel är sjuka.
İlgili Sayfalar