tıbbi ile cümle

tıbbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük yaşta Tıbbiye Mektebine girmiştir.فلمع اسمه في الطب وهو لا يزال شابًا.
Tıbbi mümessil olan eşi çok yoğun çalışıyor, sürekli şehir şehir geziyor.زوجها الذي يكن مندوب طبي، يعمل بشكل مكثف، وباستمرار يسافر من بلد للأخري.
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji uzmanıdır.وهو متخصص في مجال الموارد المائية والهيدروجيولوجيا.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.وكان روبرت كوتش رائداً في علم الأحياء الدقيقة الطبية، حيث قدم أبحاثاً عن الكوليرا، والجمرة الخبيثة، والسل.
Tıbbi önemi bilinmemektedir.الأهمية السريرية غير معروفة.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.تكون هذه في كثير من الأحيان مشكلة مرتبطة مع اضطراب طبي.
Askeri Tıbbiye İdadisi, daha sonra Haydarpaşa'ya nakledilmiştir(1910).ثم تم ترقيته لاحقا ليصبح جراحاً (1911).
Doktor Aribert Heim, Mauthausen toplama kampı'nda benzer tıbbi deneylerde bulundu.أربيرت هايم أجرى تجارب طبية مشابهة في معسكر اعتقال ماوتهاوزن.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.يجب مراجعةُ الطبيب بصورة منتظمة.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.ينفذ تشريح الجثة من قِبل الطبيب الشرعي لتحديد سبب الوفاة.
Doğu tıbbının bin bir sırrı.من الشرق مزرعة طبيش.
Tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat'dan yüzyıllar önce modern tıbbı kullanmıştır.بالإضافة لظهوره كسم، استخدم الزرنيخ طبيا لقرون.
Tıbbi önemi olmayan bir türdür.أحيانا لا تكون للظاهرة أية أهمية طبية .
BOS tıbbî laboratuvarda incelenir.و تعمل البنت في مجال المختبرات الطبية.
Üç yıl sonra mezun oldu ve eğitimine Askeri Tıbbiye’ye devam etti.واستمر هذا 3 سنوات حتى غادرت الجامعة وبدأت العمل في المختبرات.
Ayrıca Unani tıbbına ait yazılarda epilepsiyi önlediği söylenir.وقيل أيضًا أنه كان يعالج مرضاه مسترشدًا بالنجوم.
Babası tıbbi hizmetler yönetici olarak, annesi de bir uçuş görevlisi olarak Lufthansa'da çalışmıştır.تمنى والداها أن تصبح طبيبة مثل عمتها، التي كانت طبيبة جلدية في كوينز.
1986'da Howard Hughes Tıbbi Enstitüsü'ne atandı.وحصل على مرتبة الباحث في معهد هوارد هيوز الطبي في عام 1988.
Bu tesis, hem tam donanımlı bir ambulansa hem de son teknoloji tıbbi ekipmanlara sahiptir.كما يوجد بها مستشفى للقوات المسلحة مجهز وفق أحدث التخصصات الطبية ومركز حديث لطب الأسنان.
Ortaçağ Doğu tıbbı.مركز الرعاية الصحية بحي الشرقية.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.كما كان طلبة الطب هناك يتدربون على العمليات الجراحية على هؤلاء الأسرى.
Merkezi Norveç'tedir ve editörlüğü tıbbi tarihçi Ole Daniel Enersen tarafından yapılmaktadır.تقوم النرويج باستضافة الموقع، ويديره المؤرخ الطبي أوليه دانيال إنرسن.
Bu gebenin kendisi tarafından tıbbi test kullanmadan ya da bir tıbbi test yardımıyla olabilir.وهذا العلاج يمكن أن يقوم به الشخص بمفرده دون اللجوء إلى المشورة الطبية أو المساعدة المتخصصة.
Tıbbî yardım çağırın.Chamar auxílio médico.
Bir örnek tıbbi teşhis için klinik karar destek sistemidir.Um dos exemplos é Sistema de Apoio à Decisão para Diagnósticos Médicos.
Merkezi Norveç'tedir ve editörlüğü tıbbi tarihçi Ole Daniel Enersen tarafından yapılmaktadır.Está sediado na Noruega e é mantido pelo historiador médico Ole Daniel Enersen.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Nos Estados Unidos, estima-se que ocorram anualmente 500 000 queimaduras que necessitem de tratamento médico.
Klasik Çin tıbbı sistemi genellikle yin ve yang teorisi ile beş element çevresinde şekillenmiştir.A ordem da medicina tradicional chinesa normalmente refletia a teoria do Yin-yang e dos cinco elementos.
Tıbbi acil bir durumdur.É uma emergência médica.
23 davalının 20 si, tıbbi doktorlardı ve bütünüyle Nazi insan deneylerine karışmış olmakla suçlandılar.Vinte dos 23 acusados eram médicos e acusados de se envolver em experimentos humanos nazistas.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.Historiadores médicos acreditam que a farmacologia do Antigo Egito, por exemplo, era na maior parte ineficaz.
Doğu tıbbının bin bir sırrı.É uma técnica milenar do Oriente.
Geleneksel Çin tıbbında da kullanılır.Veja também medicina tradicional chinesa.
Bu rahatsızlık için bilinen mevcut bir tıbbi tedavi yöntemi yoktur.Atualmente não existe nenhum tipo de tratamento conhecido para esse distúrbio.
Tıbbî uzay istasyonuna giden bir gemi olan Tsuranga'da uyanırlar.Eles acordam a bordo do Tsuranga, uma nave automatizada que viaja para uma estação espacial.
Tohumları, tıbbi amaçlarla kullanılır.As sementes são usadas para fins veterinários.
Tıbbi kuruluş tarafından büyük ölçüde dışlandı.O número é considerado muito alto pelo Ministério da Saúde.
Glenn ve Maggie, Lori'nin istediği diğer bazı tıbbi malzemeleri almak için yeniden eczaneye gider.Glenn e Maggie vão para a farmácia para pegar suprimentos médicos adicionais para Lori .
Altı yaşında bilinmeyen tıbbi sebeplerden dolayı kör oldu.Faleceu de causas desconhecidas aos 46 anos de idade.
Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır.Um otoscópio é um equipamento médico utilizado para observar o interior da orelha.
Kendisine göre tıbbın ilk kuralı “Primum non nocere” (Önce zarar verme!) ilkesidir.Fazê-lo é reerguer o velho principio primum non nocere.
Hastanenin her bir bölmesi modern tıbbi ekipman ve aletlerle donatılmıştır.Todo o edifício será servido por aparelhos sanitários dos mais modernos.
Lakin 6 hafta sonra yine tıbbi sorunlardan dolayı taburcu oldu.Mas, seis meses depois, eles já estavam causando tumultos.
Mektebi Tıbbiye-i Mülkiye mezunudur.As folhas têm propriedades medicinais.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Agora, atua com Assistência Social e Saúde Mental.
Tıbbi atık imhasıTesouro de Guarrazar
Eylül 1983'te paraşüt kazasından sonra tıbbi nedenlerle uzay programından emekli oldu.Ele deixou o programa espacial em 1979 por razões médicas.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, insanlık tarihinin en eski tıbbi tekniklerinden biridir.A manufatura dos tecidos é uma das mais velhas tecnologias do homem.
Tıbbi Biyokimya konusunda Profesör Doktordur.Era doutora em Ciências Biológicas.
Orta Çağ'da tıbbi amaçla kullanılmıştır.Técnica muito utilizada na Idade Média.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.Desta forma deve-se sempre procurar um médico.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Outra razão racional é a possibilidade de problemas de saúde e enormes despesas médicas.
Ortaçağ Doğu tıbbı.Medicina popular do Centro-Oeste.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.As principais causas médicas das mortes pelo karoshi são ataque do coração e derrame devido a estresse.
Maggi ve Glenn, tıbbi malzeme almak için yakınlardaki bir eczaneye gitmeye karar verir.Maggie e Glenn decidem aventurar-se a farmácia local para encontrar mais suprimentos.
Daha sonra Tu, geleneksel Çin tıbbında iki buçuk yıl eğitim aldı.Later kreeg ze een twee-en-halfjarige opleiding in de traditionele Chinese geneeskunde.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.Vaak is medische of psychologische hulp nodig.
Mezun olduktan sonra Tu, Pekin'de Geleneksel Çin Tıbbı Akademisinde çalıştı.Na haar afstuderen ging ze werken voor de Academie van Traditionele Chinese Medicijnen in Beijing.
Gambart, sonunda O' na İngiltere' ye taşınarak diğer tıbbi görüşleri almasını tavsiye etti.Gambart adviseerde hem uiteindelijk om in Londen medisch advies in te winnen.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Jicht komt vaak voor in combinatie met andere medische problemen.
İlgili Sayfalar