tıbbi ile cümle

tıbbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler.Fin dai tempi di Ippocrate è noto il potenziale effetto dannoso delle cure mediche.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.Nella medicina popolare cinese i medici hanno curato l'insonnia per migliaia di anni.
P314 Kendinizi iyi hissetmezseniz, tıbbi tavsiye/müdahale alınız.P314 – In caso di malessere, consultare un medico.
Birkaç dakika sonra tıbbi görevliler ulaşır.In pochi minuti dalla telefonata all'operatore.
Tretinoinin 1957 yılında patenti alınmıştır ve 1962 yılında tıbbi kullanım için onaylanmıştır.Il composto è stato brevettato nel 1982 e approvato per l'utilizzo in ambito medico nel 1995.
Dräger Medical, bir tıbbi ekipman üreticisidir.Il perfusionista è un componente di un'équipe medico-chirurgica.
Tıbbi Onkoloji Derneği'nin tanıtımıPrimaria del reparto di oncologia.
Tuina Geleneksel Çin Tıbbının bütünleyici bir parçasıdır.L'arsenico fa tuttora parte della medicina tradizionale cinese.
Uygun tıbbi bakım gerektirir.MAA: Richiediamo assistenza medica urgente.
Tıbbi terimlerinin en fazla yer aldığı eseri ise Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'dur.Il punto principale della sua attività raggiunge il culmine prima di mezzanotte.
Diğer birçok mürettebat da izin verilen seviyeleri aşan dozlarda radyasyon aldı ve tıbbi tedavi gördü.Molti altri membri dell'equipaggio assorbirono dosi di radiazioni al di sopra della soglia di sicurezza.
Göstermiş olduğunuz belirtilerden dolayı tıbbi açıdan geçici olarak izolasyon altında olmanız gerekiyor.Вам необходимо временно находиться на самоизоляции из-за проявившихся у вас симптомов.
Tıbbî yardım çağırın.Обратиться за медицинской помощью.
Ortaçağda İngiltere'de zencefilli kekin tıbbı özelliklere sahip olduğu düşünülüyordu.В Средневековой Англии считалось, что имбирные пряники обладают медицинскими свойствами.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.В Китае физические упражнения для здоровья использовались на протяжении многих тысячелетий.
1951 yılında Almanya'daki ilk tıbbi diş macunu olan Blend-a-Med'in üretimi başladı.В 1951 году началось производство Blend-a-Med — первой медицинской зубной пасты в Германии.
"Tıbbın Mikelanjı" olarak da anılıyordu.Не даром его прозвали «Микеланджело медицины».
1987 - Hayat şırınga, Hayat Tıbbi Aletler ve Oluklu Mukavva San.М., Малыш, 1987 Рассказы о веселых людях и хорошей погоде.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.Роберт Кох, пионер медицинской микробиологии, работал с возбудителями холеры, сибирской язвы и туберкулёза.
Geleneksel Çin tıbbında da kullanılır.Также используются в традиционной китайской медицине.
TV Guide'dan Matt Roush'a göre House, "sıradan tıbbi dramaya sıradışı bir deva" idi.Мэтт Роуш из TV Guide написал, что сериал был «необычным лекарством для жанра медицинской драмы».
Çiçek durumları tıbbi olarak kullanılır.В медицине цветы используются как вяжущее средство.
1917 yılında yaralandıktan sonra tıbbi gerekçelerle taburcu edildi.В 1917 он был демобилизован после тяжёлого ранения.
Nano tıp, nanoteknolojinin tıbbı uygulamasıdır.Наномедицина — медицинское применение нанотехнологии.
Tıp eğitimi aldı, ancak 1957 yılında askere çağrılmadan evvel fotoğrafçılıkla uğraşmak için tıbbı bıraktı.Он почти не мог говорить, но отказывался обращаться к врачу до января 1956 года.
Emekli olduktan sonra tıbbi ve bilimsel çalışmalarına gönüllü olarak devam etti.После освобождения занялся научной и практической медицинской деятельностью.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Во время Второй мировой войны над заключёнными лагеря проводились медицинские эксперименты.
Ona göre, tıbbi personel siyanür zehirlenmesini doğruladı.Военные медики определили отравление цианистым калием.
Şam Tıbbiyesinde 3 yıl eğitim almıştır.Он провёл 3 года на медицинском факультете.
Önceleri tıbbi amaçlar için, sonra da süs olarak yetiştirilerek kullanılmıştır.Сначала возделывалась как лекарственное, а затем как пищевое и кормовое растение.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Нередко сочетается с другими пороками развития.
Aynı zamanda ortaçağ döneminde dünya çapında en eski tıbbi operasyon merkezidiydi.В 103 года она, вероятно, была старейшим практикующим врачом в мире.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.В годы Первой мировой войны служит в Королевском медицинском корпусе действующей армии.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Брат и сестра пытаются сделать его жизнь там как можно более комфортабельной.
Yıllar sonra aynı matematiksel problem tıbbi bilgisayar teşhisi yapılırken de ortaya çıktı.Эта же математическая задача была независимо решена позже для целей медицинской компьютерной диагностики.
Tıbbi acil bir durumdur.Неотложная медицинская помощь.
Tıbbi yönden en önemli akrep familyasıdır.Это самый крупный вид в семействе нарковых.
Ancak, tıbbi olarak tahliyesine karar verildi ve 1948 yılında serbest bırakıldı.Однако, по состоянию здоровья он был выпущен на свободу в 1948 году.
“Kimya-yı Tıbbî” (Tıbbî Kimya) adlı iki ciltlik bir kitap yazdı.Увидела свет вторая книга о «Химике»
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Диабетический кетоацидоз — неотложное состояние, требующее госпитализации пациента.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.Находится под постоянным наблюдением врачей.
İstanbul Askerî Tıbbiye Mektebi mezunudur.Дан стоит в форме военного врача.
Tohumları, tıbbi amaçlarla kullanılır.Растение может использоваться в медицинских целях.
Tıbbi etik üzerine de çalışmaları vardır.См. также медицинские профессии.
Ölüm belgesi de dahil olmak üzere tüm tıbbi kayıtlar yok olmuştur.جميع السجلات الطبية، بما في ذلك شهادة وفاته، قد فقدت.
Her iki oyuncuda final setinde tıbbi desteğe ihtiyaç duydu.كلا اللاعبتان إحتاجتا معاونة طبية في المجموعة الأخيرة.
Tıbbi acil bir durumdur.هذه حالة طبية طارئة.
Çoğu zaman natal dişler tıbbi bir durumla ilişkili değildir.وفي معظم الوقت، لا ترتبط الأسنان الولادية بحالة طبية.
Tıbbın yanı sıra, kimya, coğrafya ve jeoloji gibi bilimler de özellikle Çin'de büyük ölçüde gelişmiştir.بجانب الطب يوجد علوم مثل الكيمياء والجغرافيا أو الجيولوجيا تقدموا بشكل كبير خاصة في الصين.
Bir örnek tıbbi teşhis için klinik karar destek sistemidir.مثال واحد هو نظام لدعم اتخاذ القرارات السريرية لأغراض التشخيص الطبي.
Örneğin, tıbbi karar verme genelde bir tanı koyma ve doğru tedavinin seçilmesinden oluşur.على سبيل المثال، غالبا ما يحتوي اتخاذ القرارات الطبية على تشخيص واختيار العلاج المناسب.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.حيث يعتبر المؤرخون أن علم الصيدلة في مصر القديمة على سبيل المثال لم يكن فعالا.
Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım alın.يتم تقديم الدعم والتوجيه الطبي والقانوني إذا لزم الأمر.
Orta Çağ ve sonrasında Batı'da önemli tıbbî buluşlar olmuştur.تكون هذه الابتكارات الطبية الهامة في الشرق الأوسط وبعد ذلك في الغرب.
Beşir Fuad, cesedini kadavra olarak Tıbbiye'ye bağışladıysa da bu isteği yerine getirilmedi.وقد وهب بشير فؤاد جسده كجثه للدراسات الطبيه إلا أنه لم يتم الوفاء برغبته هذه.
Lumbar punktur, tıbbi bir işlem.وخز الإصبع، إجراء طبي.
Tıbbî yardım çağırın.ابحث عن الرعاية الطبية فوراً.
Klasik Çin tıbbı sistemi genellikle yin ve yang teorisi ile beş element çevresinde şekillenmiştir.عادةً ما ركز نظام الطب الصيني التقليدي على نظرية اليين واليانغ والمراحل الخمس.
Tıbbiye mezunudur.ونقلت في طب
Uygun tıbbi bakım gerektirir.الرعاية الطبية المنزلية عند الإقتضاء .
İlgili Sayfalar