Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Kursplanerna nämner inte ens att vi är nakna, än mindre söker en orsak till det.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Læseplanen omtaler ikke engang den kendsgerning at vi er nøgne for ikke at tale om grunden til det.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Osnovy se nezabývají ani faktem, že nemáme srst, natož jehož příčinou.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Programele de învățământ nici nu menționează că suntem goi și cu atât mai puțin caută motivul pentru asta.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.W nauczaniu nie porusza się kwestii braku futra, a co dopiero powodów tego braku.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Η διδακτέα ύλη δεν αναφέρει καν το γεγονός ότι είμαστε γυμνοί, πόσο μάλλον μία αιτία για αυτό.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.Учебната програма дори не споменава факта, че сме голи, камо ли да търсят причина.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.תוכנית הלימודים לא מזכירה אפילו את העובדה שאנחנו עירומים, שלא לדבר על לחפש סיבה לכך.
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.حتى المنهج لم يذكر حقيقة اننا عراة ناهيك عن البحث عن اجابة لذلك
Ders muhteviyatları, nedenini sormak bir yana dursun, bizim tüysüz olmamızdan bile bahsetmiyor.その事実すら 触れていません 学界を見習っているホライズン誌は
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Așa că avem o relație strânsă între goliciune și apă.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Dus dit is een nauw verband tussen naaktheid en water.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.He aquí una clara conexión entre la carencia de pelo y el agua.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Hier gibt es eine enge Verbindung zwischen Wasser und mangelnder Körperbehaarung.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Így ez közeli kapcsolat a csupaszság és a víz között.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Il y a donc un lien étroit entre la nudité et l'eau.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.이렇게 벌거숭이와 물은 밀접한 연관이 있습니다.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Parece pois haver uma estreita ligação entre a pele nua e a água.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Quindi c'è una connessione tra l'assenza di peli e l'acqua.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Så der er en tæt forbindelse mellem nøgenhed og vandet.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Så det är ett nära samband mellan nakenhet och vatten.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Takže tady máme těsné spojení mezi holou kůží a vodou.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.To sugeruje silny związek między brakiem futra a wodą.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Επομένως υπάρχει μια στενή σύνδεση μεταξύ γύμνιας και νερού.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.И така има близка връзка между голотата и водата.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.Т.е. отсутствие шерсти и жизнь в воде очень тесно связаны.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.אז זו קירבה די חזקה בין עירום למים.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.وهذا دليل على الصلة الوثيقة بين الخلو من الشعر و الماء
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.絶対的な関係性として一方的にしか働きません
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Als we het niet waren geworden, dan was dit nu waarschijnlijk het toppunt van zinnelijkheid.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Dacă nu ar fi fost așa, atunci probabil asta ar fi fost culmea atracției.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Dans le cas contraire, ceci serait donc probablement pour nous le comble du sexy.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Ha nem így történt volna, akkor most valószínűleg ez lenne a szexisség netovábbja.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Jeśli jednak byśmy nie wyłysieli, wtedy prawdopodobnie to byłoby szczytem seksapilu.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Jika bulu kita tidak menghilang, mungkin gambar ini akan terlihat seksi.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Jos emme olisi kaljuuntuneet, tämä saattaisi olla seksikkyyden huippu.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.그렇지 않았다면, 아마도 이것이 섹시함의 최고봉이 되었을 것입니다.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Nếu chúng ta cũng không tiến hóa như tinh tinh, thì hẳn đây sẽ là chuẩn mực về cái đẹp.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Pokud bychom srst neztratili, toto by byla královna krásy.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Se não tivéssemos perdido, provavelmente isto seria o pico da sensualidade. (Risos)
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Se non fossimo diventati così, questo sarebbe probabilmente il massimo dell'erotismo.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Si no lo hubiésemos hecho, esto podría ser la cumbre del erotismo.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Wenn wir es nicht getan hätten, wäre jetzt wahrscheinlich das hier die Höhe der Sexiness.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Εάν δεν είμαστε άτριχοι, τότε πιθανώς αυτό θα ήταν το απόγειο της σεξουαλικότητας.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Ако не бяхме такива, то вероятно това би било върхът на сексапила.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Если бы мы то же стали такими, тогда это наверно было бы верхом сексуальности.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.Якби так не сталося, можливо, ось такий вигляд вважався би вершиною сексуальності.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.אילולא נעשינו כאלה, זה היה ודאי שיא הסקסיות. [צחוק]
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.لو لم نتطور ، لربما أصبحت كثافة شعر الجسد أعلى درجات الجاذبية
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.私達の甘味嗜好も高エネルギーの食物を本能的に好むように進化した結果です
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Daraus geht hervor, dass all diese nackten Dickhäuter aquatische Vorfahren haben.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Dat is nu uitgebreid zodat nu al die naakte dikhuiden voorouders in het water hebben.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Ez derült ki minden csupasz vastagbőrűnél, hogy volt vízben élő őse.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Infatti, tutti quei pachidermi senza peli hanno avuto antenati acquatici.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.이것은 모든 털 없는 후피 동물이 수생 조상을 가진다는 걸로 바뀌었습니다.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Nakonec se zjistilo, že všichni nazí tlustokožci mají vodní předky.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Nu hedder det, at alle de nøgne tykhudede dyr har en akvatisk forfader.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Resulta pues que todos esos paquidermos sin pelo tienen ancestros acuáticos.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.S-a ajuns să se creadă că toate pahidermele fără păr au strămoși acvatici.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Uważa się, że wszystkie nagie gruboskórce mają wodnych przodków.