Ana içeriğe geç
Sözlük

tüy ile cümle

tüy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Ngay cả những cuốn sách của tôi cũng có những con thú đáng yêu.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Ook in mijn kinderboeken zie je leuke, pluizige dieren.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Selv mine bøger om børn har søde, pjuskede dyr.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Sogar meine Bücher über Kinder haben zwar niedliche, flauschige Tiere.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Даже в моих книжках про детей есть симпатичные пушистые звери.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Дори моите книги за деца имат сладки, пухкави животни.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Навіть мої книжки для дітей наповнені чарівними пухнастими тваринами.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.אפילו בספרים שלי על ילדים יש חיות חמודות ופרוותיות.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.حتى كتبي للأطفال فيها حيوانات غامضة ولطيفة..
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.可愛らしい動物は出てきますが それは地政学を扱っているのです
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.我嘅小兒書, 有好得意,毛茸茸嘅動物。
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Al massimo poggiavano una piuma sotto il naso della persona e se si muoveva non era ancora ora di seppellirla.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Cel mult plasau o pană sub nas şi dacă tresărea, nu-i îngropau.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Como mucho le ponían una pluma delante de la nariz y si se movía todavía no lo enterraban.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.De stack en fjäder framför någons näsa och om den fladdrade så begravdes de inte.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.보통, 그 사람의 코 밑에 깃털을 놓고, 만약 그것이 씰룩거리면 그 사람을 땅속에 묻지 않았습니다.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Mereka hanya menempelkan bulu di hidung seseorang dan jika bulu itu bergerak, mereka tidak akan menguburnya.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Najwyżej podsuwali piórko pod czyjś nos i jeśli zadrżało, wstrzymywali się pochówkiem.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.No máximo, eles colocariam uma pena sob o nariz da pessoa, e se ela se movesse, eles não a enterrariam.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Tout au plus, ils lui mettaient une plume sous le nez, et si elle remuait, ils ne l'enterraient pas encore.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Väčšinou len strčili pierko pod "nebožtíkov" nos, a ak sa zachvelo, nepochovali ho.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Ze staken een veertje onder iemands neus, als het kriebelde, werd de persoon nog niet begraven.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Зазвичай, вони прикладали до носа людини пір'я, і коли воно рухалося, вони не хоронили таку людину.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.Чаще всего, они подсовывали человеку пёрышко под нос, и если оно двигалось — его пока не хоронили.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.לכל היותר, הם דחפו נוצה תחת לאפו של מישהו, ואם הוא עיווה באפו, עדיין לא קברו אותם.
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.فى الغالب , كانوا يضعون ريشة تحت أنف الشخص , واذا إهتزت , فإنهم يتريثوا فى دفن الأجساد .
Çoğunlukla kişinin burnunun altına tüy tutuyorlardı, eğer tüy kıpırdarsa defnetmiyorlardı.ぴくっと動けば 埋葬せず 動きが止まれば 埋葬したものですが
Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Många mister sina fjädrar och utvecklar skavsår från gnidning mot burens trådar.
Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Molte di loro perdono le piume e sviluppano piaghe per via dello sfregamento contro le gabbie metalliche.
Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Multe isi pierd penele si isi fac rani prin frecarea de cusca de sarma.
Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Sokan elvesztik a tollukat és fekélyesek lesznek, ahogy kidörzsölõdnek a drótketrectõl.
Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Viele von ihnen verlieren ihre Federn und bekommen vom Reiben gegen die Drahtkäfige wunde Stellen.
Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.,רבות מאבדות את נוצותיהן ומפתחות פצעים .כאשר הן משתפשפות עם תילי הכלוב
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Banyak kehilangan bulu dan mengembangkan luka dari bergesekan dengan kawat kandang.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Beaucoup perdent leurs plumes et développent des infections en frottant contre la cage métallique.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Många mister sina fjädrar och utvecklar skavsår från gnidning mot burens trådar.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Mnoge izgubijo perje in dobijo vnetja zaradi drgnenja ob žičnate kletke.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Mnoho z nich má sedřené peří, bolestivé odřeniny a záněty nohou z drátěné klece.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Molte di loro perdono le piume e sviluppano piaghe per via dello sfregamento contro le gabbie metalliche.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Monet niistä pudottavat sulkansa ja saavat hiertymiä hangatessaan itseään häkin verkkoon.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Muchas pierden las plumas y desarrollan heridas por el roce constante contra las jaulas.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Multe isi pierd penele si isi fac rani prin frecarea de cusca de sarma.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Sokan elvesztik a tollukat és fekélyesek lesznek, ahogy kidörzsölõdnek a drótketrectõl.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Viele von ihnen verlieren ihre Federn und bekommen vom Reiben gegen die Drahtkäfige wunde Stellen.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Wiele z nich traci pióra ocierając się o klatkę
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Многие теряют их перья и развиваются раны от протирки против проводной клетки.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.רבות מאבדות את נוצותיהן ומפתחות פצעים, כאשר הן משתפשפות עם תילי הכלוב.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Car le rapport "fourrure sur envergure" du bourdon est beaucoup trop élevé pour qu'il soit capable de voler.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Debido a que la envergadura del ala del abejorro es casi demasiado larga para que sea capaz de volar.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.왜냐하면 땅벌의 털 대 날개 길이의 비율은 너무 커서 도저히 날 수 없기 때문입니다.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Perché nel calabrone il rapporto tra corpo e ali è così grande che non è possibile che voli.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Ponieważ stosunek ciała do rozpiętości skrzydeł trzmiela jest o wiele za duży, aby mógł on latać.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Porque a abelha mamangava é demasiado grande para voar.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Vì tỉ lệ lông so với độ sải cánh của chúng quá lớn để chúng bay được.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Want de bont-tot-vleugelwijdteverhouding van een hommel is veel te groot om hem te laten vliegen.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Γιατί τα φτερά της μέλισσας είναι πολύ μικρά σε σχέση με το σώμα της, ώστε να μπορεί να πετάει.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Защото съотношението мъх-към-размах на крилете на земната пчела е твърде голямо, за да може тя да лети.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Потому что соотношение размаха крыльев и меха шмеля совершенно недостаточно для того, чтобы он мог летать.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.Співвідношення міху до розмаху крил у джмеля завелике для того, аби літати.
Çünkü bal arılarının tüy - kanat genişliği oranı uçmaları için fazla büyüktür.בגלל שהיחס פרווה-מוטת כנף של הדבורה הוא גדול בהרבה מכדי לאפשר לה לעוף
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod