Manto çekirdek sınırı olarak bilinen manto tüyünden yükselmesinin sebep olduğunu düşünmektedir.يحدد عدد خيوط اللحمة في السنتمتر بضبط معدل طوي الثوب على أسطوانة القماش.
Tüyleri yanardöner siyah, mor ya da yeşil parıltılı ve özellikle kışın beyaz beneklidir.يكون الريش اسود متقزح اللون , ارجوانى لامع أو اخضر و متلألأ بالأبيض خاصة في فصل الشتاء .
Tüylerde mevsime göre değişiklik olmaz.ولاتحدث أي تغييرات على البُندقية نَفسها .
İç kavuzlarda, sapçık ve başakçık dibinde tüylülük gösterebilir.نستطيع أن نُطهر أجسامنا بالزُهد والصّيام.
Isırma reaksiyonu çok yumuşaktır ve tüyler arasında nadiren görülebilir.A reação às mordidas é muito leve, e pode ser vista raramente entre os cabelos.
Bıyıkları haricinde tüyleri bulunmaz.Carecem totalmente de pelos, exceto bigodes.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.Conseguiu apenas alguns "saltos" no ar.
Üreme döneminde ise yetişkinlerin tüysüz pembe yüzlerinin çevresinde beyaz tüyler bulunur.Quando os machos alcançam a maturidade, o escroto se torna branco.
Bazı yaşlı erkekler bütün yıl mavi tüylerini korur ve üreme dönemi tüylerini yılda bir kere değiştirir.Como todos os outros gatos, ele passa por uma mudança de pêlos uma vez ao ano.
Bacaklar kısa, ense ve sırtta tüyler arasında kıllar bulunur.As pernas são subdivididas em coxa, trocanter (pequeno segmento entre coxa e fêmur), fêmur, tíbia e tarsos.
Tüm tüyleri aynı anda yenilenir.Todas as células são atualizadas simultaneamente.
Uzun ve kalın tüyleri özellikle sırtında yün yumak halindedir.Possui pêlos compridos e macios, em especial na cauda.
Canlı tüyler olarak da adlandırıldıkları veya tanımlandıkları olur.Ou chame-se-lhes paúlicos, se se quiser.
Siyah tüylüdür.Caixa Preta.
Yetişkin erkeklerin tüylerden oluşan bir sakalları vardır.Frequentemente os anões possuem barba.
Biri yumuşak, diğeri sert tüylüdür.Um é gordo e outro é magro.
Tüy, mürekkebe batırılarak yazı yazmakta kullanılan bir araçtır.A caneta é um instrumento utilizado para a escrita utilizando tinta.
Tüyleri sert, kalın, düz ve fazla uzun değildir.Sua pelagem é reta, dura e não muito curta.
Tabii Randy ve babası, çoktan tüymüşlerdi.Sandino e seus homens haviam fugido muito antes.
Yeni tüyleri siyah olanlar tavuk, renkli olanlar horozdur.Os seus oferecimentos são porcos pretos e os galos pretos depenados vivos.
Şimdi elinde dört tüy vardır.Hoje possui apenas quatro.
Tüylü bir gövdesi vardır.Ele possui corpo alongado.
Boynunda uzun tüyler bulunur.Possui longos pelos no pescoço.
Bu hayvanların bazıları evcileştirilebilir, sütünden ve yün yapımında tüylerinden faydalanılmaktadır.Muitas pessoas pensam hoje explorar estes recursos, aproveitando a carne e a pele dos animais.
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.Cuidados com a fístula Lavar diariamente com sabonete.
İki tane tüy tabakasına sahiptir.Possui dois arcos ogivais.
Tüyleri ve gagaları dekorasyon amaçlı kullanılırlar.Os cascos das tartarugas-de-pente são usados para fins decorativos.
Buna karşın gri tüylü tavşanlar bu doğal çevrede hemen göze çarpılacaklarından daha fazla avlanılacaktır.Além dos problemas naturais, terão agora também de fugir desta raça perigosa.
Kuş türlerinin pek çoğunda kuyruk uzun tüylerle biter.A maioria das caudas das aves terminam em penas longas chamadas retrizes.
Üç haftanın sonunda siyah omuz ve uçuş tüylerine kavuşur.Após três semanas, a jovem ave adquire escapulários pretos e penas de voo.
Genç yapraklar tüylü olur.As folhas jovens tendem a ser velosas.
Tüyleri genel olarak yeşildir.Os olhos são geralmente verdes.
Fazla tüy döker.E faz muitas travessuras.
Tüy dökme işlemleri çok uzun sürebilir.A pavimentação do centro tardaria muito.
Bu tüylerin yerine yaklaşık bir hafta sonra daha yoğun olan beyaz yünümsü ince tüyler çıkar.Estas são substituídas cerca de uma semana depois por uma pelagem mais densa.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.O chapéu dos corpos de frutificação mais velhos é quase completamente esverdeado.
Palamutların iç yüzü tüylüdür.De aangedrukte haren zijn zijdeachtig.
Tüylü bir yaratıktır.Het is een vosachtig wezen.
Tabanında az tüylü (kirpikli) brahte bulunur.Op het achterhoofd bevindt zich een kleine puntvormige beenkam.
Yetişkin erkeklerin tüylerden oluşan bir sakalları vardır.Veel (oudere) mannen hebben een baard.
Ayakları tamamen tüylüdür ve kuyruğu kama şeklindedir.De poten zijn bevederd en de staart heeft een vierkante vorm.
Asla tüy dökmez.Nooit gekruld.
Tüy üstleri siyah kumlu bir renktedir.De inslagdraad is in een effen kleur.
Yavruları yumurtadan tüysüz ve gözleri açılmamış olarak çıkar, bakıma ihtiyaçları vardır.Wat baten kaars en bril, als de uil niet zien (en) wil.
Her tarafı tüyle kaplı olan Hermione, haftalarca hastanede kalır.Katja is zodanig vervloekt dat ze wekenlang in het ziekenhuis ligt.
Geceleri tüyler ürperten sesler duyulur.Allereerst hoort hij ’s nachts vreemde geluiden.
Rufus tüysüz köstebektir.Zappen is zinloos.
Yaprakları genellikle tüylü olup karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir.Die twee kaarten worden meestal met een (verharde) kabel aan elkaar verbonden.
Vücutlarının herhangi bir yerinde beyaz tüy bulunmamasına dikkat edilir.Ook zijn er op de rest van het lichaam heel weinig tot geen witte vlekjes te zien.
Üzerinde, havada uçuşan birkaç tüy görülür.In de lucht vliegen enkele zwaluwen.
Beyaz tüylerini dikerek, bu şekilde birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için işaret verebilirler.Door de rode bollen op zijn hoofd, waarschuwt hij de anderen als er gevaar dreigt.
Tam gelişmiş yaprağın alt yüzü hemen hemen tüysüzdür.De kop van het opperarmbeen is slecht ontwikkeld.
Tüyleri genel olarak yeşildir.De vangbekers zijn gewoonlijk groen.
Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür.Het oppervlak is licht schubbig.
Damar açılarında beyaz tüyler bulunur.Op de twijgen zitten witte vlekjes.
Karakulağın kulaklarının ucunda sivri tüy kümecikleri vardır.Achter de oren zitten kaneelkleurige vlekken.
En uzun tüyler omuz başlarında bulunur.De lange neusbeenderen lopen achteraan over in de kortere voorhoofdsbeenderen.
Tüylerinin uçları gümüş renklidir.De officierkruisen zijn van verguld zilver.
Kulaklarının üst kısmının kenarları siyah tüylüdür.De punten van zijn oren zijn zwart.
Fazla tüy döker.Te veel berekenen.