tütsü ile cümle

tütsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Пази езика си от зло И устните си от лъжливо говорене.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.נצר לשונך מרע ושפתיך מדבר מרמה׃
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.‎صن لسانك عن الشر وشفتيك عن التكلم بالغش‎.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.就 要 禁 止 舌 頭 不 出 惡 言 、 嘴 唇 不 說 詭 詐 的 話
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.就要 禁止 舌頭 不 出 惡言 、 嘴唇 不 說詭詐 的 話
Günaydın, anne. [Adam kendi dilinde konuşur]: Aferin, şimdi tütsüyü söndür.Bene, ora spegni l'incenso.
Günaydın, anne. [Adam kendi dilinde konuşur]: Aferin, şimdi tütsüyü söndür.Sammuta nyt suitsuke.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.Il y a des journalistes qui arrivent. Trouvez un moyen de les bloquer.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.Jönnek az újságírók. Tartsa vissza őket.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.Κάλεσε τους φρουρούς και εμποδίστε την είσοδο.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.من فضلك امنع دخول الصحفيين
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.아무튼 그 중에 3명의 동방박사가 등장하는 장면 아시죠? 3가지 예물로 황금, 유향과 몰약을 가져오는 장면이죠.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler. Bu gerçekten oldu.Ils viennent chargés de cadeaux, et ils amènent de l'or, l'encens et la myrrhe. ça c'est vraiment passé.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.De kommer med gaver, og med guld, røgelse og myrra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.De kommer med gåvor, och har med sig guld, rökelse och myrra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Eles entram trazendo ofertas, ouro, incenso e mirra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Entrano portando i regali, portano oro, franchincenso e mirra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Họ mang theo quà mừng, họ mang theo vàng, hương trầm và nhựa thơm.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Hozzák az ajándékokat, és hoznak aranyat, tömjént és mirrhát.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Intră cu daruri, aduc aur, tămâie și smirnă. Chiar așa s-a întâmplat.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Je weet dat de drie wijzen binnenkomen met geschenken: goud, wierook en mirre.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Llegan trayendo regalos, traen oro, incienso y mirra. Esto en verdad pasó.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Mereka datang membawa hadiah, dan mereka membawa emas, dupa (frankincense) dan minyak mur.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Nesú dary, a donesú zlato, kadidlo a myrhu.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Přijdou a nesou dary. Přinášejí zlato, kadidlo a myrhu.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Prinesejo darila. Prinesejo zlato, kadilo in miro.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Przynoszą dary, niosą złoto, kadzidło i mirrę.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Sie bringen Geschenke, Gold, Weihrauch und Myrrhe. Das ist wirklich passiert.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Вони увійшли з подарунками і принесли золото, пахощі та мирру.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Они приходят с дарами, приносят золото, ладан и мирру.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Те идват, носейки дарове и те носят злато, тамян и смирна.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.שבו 3 המלכים נכנסים. הם באים נושאי מתנות, הם מביאים זהב, לבונה ומור.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.حيث يدخل الملوك الثلاث. يأتوا محملين بالهدايا، فيحضرون الذهب، اللبان والمر.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.持ってくる場面はわかりますよね これは本当に起こったことなんですよ
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Aquí está el incienso. niño hablando idioma nativo:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Está aqui o incenso. rapaz a falar em idioma nativo:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Här är rökelsen. pojken pratar på inhemskt språk:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Her er røgelsespinden. dreng taler lokalt sprog:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Itt van a füstölő. fiú anyanyelvén beszél:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Tu jest kadzidło. chłopiec mówi w ojczystym języku:
İşte tütsü. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Вот благовония. мальчик говорит на родном языке:
İşte tütsü yuvarlıyorlar.2時間で背中が痛くなります
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Aceştia sunt ei rulând beţe.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Ahí están enrollando.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Aqui estão eles a enrolar.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Dit zijn ze wierook aan het rollen.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Đó là các học sinh đang cuốn hương.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Eccoli mentre arrotolano i bastoncini.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Hier sind sie, beim Rollen.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Itt sodorják a füstölőket.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Itu mereka menggulung.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.향을 만들고 있습니다.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Les voilà en train de rouler l'encens.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Tady válejí tyčinky.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.To moi uczniowie przy pracy.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Tu vyrábajú tie tyčinky.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Εδώ είναι τα παιδιά που τυλίγουν.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Вот они крутят палочки.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.Ето ги, правят пръчици.
İşte tütsü yuvarlıyorlar.הנה הם מגלגלים.
İlgili Sayfalar