tütsü ile cümle
tütsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Birisi ön bacakları tutsun.שמישהו יתפוס את הרגליים הקדמיות.
Birisi ön bacakları tutsun.هلَا أخذ أحدكم السيقان الخلفية.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Choď ty moje kadidla nahor z tohto krbu, a požiadať bohov o odpustenie toto jasné plameňom.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Du-te tu tămâie meu în sus din această vatră, şi de a pune zeii pentru a ierta acest lucru clar flacără.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min røgelse opad fra denne arne, og bede guderne at benåde denne klare flamme.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min rökelse uppåt från denna härd och be gudarna att benåda denna tydliga låga.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ga gij mijn wierook omhoog van deze haard, En vraag de goden om deze duidelijke pardon vlam.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go ngươi hương của tôi trở lên từ lò sưởi này, yêu cầu các vị thần tha thứ cho điều này rõ ràng ngọn lửa.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go sinä minun suitsutus ylöspäin tästä tulisija, ja pyytää jumalia armahtaa selväksi liekki.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Idź ty moje kadzidło w górę z tego ogniska, i proś bogów, do przebaczenia to jasne płomienia.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Jdi ty moje kadidla vzhůru z tohoto krbu, a požádat bohy o odpuštění toto jasné plamenem.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.이 화로에서 상향 너는 내 향을 이동이 명확 용서하는 신들 요청 불꽃.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Menj a tömjén felfelé ebből a tűzhely, és kérd az istenek, hogy kegyelmet a tiszta láng.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pergilah ukupan-Ku ke atas dari perapian ini, Dan meminta para dewa untuk mengampuni ini jelas api.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pojdi ti moj kadila navzgor, od tega ognjišča, in prosite bogove, da pomilostitve to jasno plamen.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Vai tu meu incenso para cima a partir desta lareira, e pedir perdão aos deuses para isso claro chama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ve tú mi incienso al alza de este hogar, y pedir a los dioses para perdonar esta claro llama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Иди мой фимиам вверх от этого очага, И попросите богов помиловать этого ясно пламени.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Іди мій фіміам вгору від цього вогнища, І попросіть богів помилувати цього ясно полум'я.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Пристъпи ти ми тамян нагоре от това огнище, и да поиска боговете да помилва това ясно пламък.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.עבור אתה קטורת שלי כלפי מעלה מן האח הזה, לשאול את האלים לחון זה ברור להבה.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.اذهب أنت لي البخور الصاعد من هذا الموقد ، ويطلب من الآلهة العفو هذا واضحا اللهب.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.炎。 ハード緑の木はちょうど私が使用されても、カットが、それの少し、私の目的はよりよい答え
Cenazenin tabuta koyulmasına yardımcı olmak için geldik. Tütsüyü yakmamı ister misiniz?Midva bova uredila pokojnika.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.A Hospodin riekol Mojžišovi: Ten človek zomrie! Celá obec ho ukameňuje vonku za táborom.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sagde HERREN til Moses: Den Mand skal lide Døden; hele Menigheden skal stene ham uden for Lejren!
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sa Herren til Moses: Mannen skal late livet, hele menigheten skal stene ham utenfor leiren.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Então disse o Senhor a Moisés: certamente será morto o homem; toda a congregação o apedrejará fora do arraial.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.És monda az Úr Mózesnek: Halállal lakoljon az a férfi, kövezze õt agyon az egész gyülekezet a táboron kivül.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.여호와께서 모세에게 이르시되 그 사람을 반드시 죽일지니 온 회중이 진 밖에서 돌로 그를 칠지니라
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.L`Éternel dit à Moïse: Cet homme sera puni de mort, toute l`assemblée le lapidera hors du camp.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Tedaj veli GOSPOD Mojzesu: Umreti mora ta mož; s kamenjem naj ga posuje vsa občina zunaj taborišča.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Toen zei de HERE tegen Mozes: "Deze man moet sterven; het hele volk moet hem buiten het kamp stenigen."
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.И сказал Господь Моисею: должен умереть человексей; пусть побьет его камнями все общество вне стана.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.ויאמר יהוה אל משה מות יומת האיש רגום אתו באבנים כל העדה מחוץ למחנה׃
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.فقال الرب لموسى قتلا يقتل الرجل. يرجمه بحجارة كل الجماعة خارج المحلّة.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.耶 和 華 吩 咐 摩 西 說 、 總 要 把 那 人 治 死 . 全 會 眾 要 在 營 外 用 石 頭 把 他 打 死
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.耶和華 吩咐 摩西說 、 總要 把 那人 治 死 . 全會眾 要 在 營 外用 石頭 把 他 打死
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.(33:14) Удерживай язык свой от зла и уста свои от коварных слов.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.(34:14) Préserve ta langue du mal, Et tes lèvres des paroles trompeuses;
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Är du en man som älskar livet och önskar att se goda dagar?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Behüte deine Zunge vor Bösem und deine Lippen, daß sie nicht Trug reden.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.C'è qualcuno che desidera la vita e brama lunghi giorni per gustare il bene
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Fereşte-ţi limba de rău, şi buzele de cuvinte înşelătoare!
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Guarda a tua língua do mal, e os teus lábios de falarem dolosamente.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Guarda tu lengua del mal, y tus labios de hablar engaño
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Hvem er den mann som har lyst til liv, som ønsker sig dager til å se lykke?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Jangan mengeluarkan kata-kata jahat, dan jangan suka akan tipu muslihat
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Khá giữ lưỡi mình khỏi lời ác , Và môi mình khỏi nói sự dối gạt .
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Khá giữ lưỡi mình khỏi lời ác, Và môi mình khỏi nói sự dối gạt.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Ki az az ember, a kinek tetszik az élet, és szeret napokat, hogy jót láthasson?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.네 혀를 악에서 금하며 네 입술을 궤사한 말에서 금할지어다
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Který člověk žádostiv jest života, a miluje dny, aby užíval dobrých věcí?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Któż jest, co chce długo żyć, a miłuje dni, aby widział dobra?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Kuka oletkin, joka elää tahdot ja rakastat elämän päiviä, nauttiaksesi onnea:
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Mem. Kde ktorý je to človek, ktorý má rád život, miluje dni, aby videl dobré?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.så var din Tunge for ondt, dine Læber fra at tale Svig;
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Varuj jezik svoj hudega in ustne svoje, da ne govore zvijače.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Wie van u wil graag lang en gelukkig leven? Wie wil wel elke dag genieten van al het moois?
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Φυλαττε την γλωσσαν σου απο κακου, και τα χειλη σου απο του να λαλωσι δολον
İlgili Sayfalar