tütsü ile cümle

tütsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Kuvvetle tut bunları ve emret toplumuna da onları en güzel şekliyle tutsunlar.“Hold fast to them, and exhort your people to adopt the best of them.
Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
Kim o aya ulaşırsa oruç tutsun.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun).But he who is ill, or on a journey shall (fast) a similar number (of days) later on.
Ayrıca bodrum katında arkadaşları ile "tütsü" yakar.He also lights "incense" with his friends in his basement.
Hurri tütsü kabıHurrian incense container
Tütsü yakan bir kadın 1919The Incense Burner, ca. 1919
Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun.Am Anfang ist S noch leer, U entspricht dem ganzen (restlichen) Array.
Öğütülmüşü Hindistan'da tütsülenerek yenir.So erreichte er durch eine Wette in Indien Bekanntheit.
Ancak kümes hayvanları ve peynir de tütsüleme yöntemiyle hazırlanabilir.La dinde et le porc peuvent être préparés de la même manière.
Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.Comme au Japon, tout est question de laçage.
Allah ve Rasulü’nün yolunu tutsun.Quiconque obéit à Allah et à Son messager obtient certes une grande réussite ».
Bizim de bir ağabeyimiz olsun, elimizden tutsun... Mektubuma beklemediğim kadar kısa zamanda yanıt aldım.Maintenant, ma petite chérie, je serais fâché si tu ne m'écris pas bientôt une autre de tes adorables lettres.
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Fumigations et parfums.
Ayrıca Heung Po Tau, yani tütsü ağacının ihracatı için bir liman olarak bilinmekteydi.También era conocido como Heung Po Tau (香埗頭), es decir, puerto para exportar el árbol del incienso.
Allah ve Rasulü’nün yolunu tutsun.¡Obedeced a Dios y a Su Enviado!
Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.En Japón, se utiliza como fuente de almidón.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Los egipcios decían que su aroma era similar al del incienso utilizado en los rituales.
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Se utiliza como aromatizante y en perfumes.
Tütsü, yanarken kokulu dumanı bertaraf eden aromatik biyotik bir malzemedir.La seda artificial al ser quemada huele a plástico.
Allah ve Rasulü’nün yolunu tutsun.Credere a tutti i profeti (nabi) e messaggeri (rusul) inviati da Dio.
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.È usato per profumi e aromi.
"Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.Тот из вас, кого застанет этот месяц, должен поститься.
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Оно используется в мыловарении и парфюмерии.
Baltık Denizi'nden çıkan tütsülenmiş ringa balıkları İstanbul pazarlarında bile bulunabilirdi.Копчения из сельди, выловленной в Северном море, появлялись даже на рынках Константинополя.
Öğütülmüşü Hindistan'da tütsülenerek yenir.Она унижена, когда собеседник из Индии.
Geleneksel yiyecekler ikram edilir ve tütsü ve kağıt yakılır.الطقوس عادة ما تشمل الوجبات التقليدية و حرق بخورا و جوس الورق.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.وبدأت التجارة مع النوبة في عصر ما قبل الأسر، لجلب على الذهب والبخور.
Tütsü genellikle iki ana türe ayrılır: "dolaylı yanma" ve "doğrudan yanma".Os dois principais tipos geralmente podem ser divididos em "queima indireta" e "queima direta".
Koparılan yapraklar hemen tütsülendikten sonra yuvarlanmadan kurutulur.Suas penas brilham intensamente mesmo depois de arrancadas.
Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.Também no Japão é produzida a Rauchbier.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Eles emitem um odor que os egípcios associavam ao incenso usado nos rituais.
Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun.Uroš was (waarschijnlijk) de neef van Vukan (eerder dan zijn zoon).
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Het werd gebruikt in parfum.
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Det ingår också i bläck och parfym.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Lukten kan liknas vid rengöringsprodukter.
Öğütülmüşü Hindistan'da tütsülenerek yenir.Він вирішив спробувати щастя в Індії.
Baltık Denizi'nden çıkan tütsülenmiş ringa balıkları İstanbul pazarlarında bile bulunabilirdi.Копчену рибу з оселедця, зловленого у Північному морі, можна знайти на ринках далеко від Константинополя.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.У Додинастичний період вони налагодили торгівлю з Нубією, щоб отримувати золото і ладан.
Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.V Japonsku jsem pořád naplaveninou.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.În perioada predinastică, ei au stabilit comerțul cu Nubia pentru a obține aur și tămâie.
Çerkes peynirinin üretildikten sonraki tütsülenmiş halidir.Este produsă din zer care rezultă din producerea brânzeturilor.
Deniz mahsülü yemekleri içinde çeşitli balıklar (çoklukla tütsülenmiş), midye ve karides sıklıkla kullanılır.Ünnepek alkalmával gyakoriak a tenger gyümölcseiből készült ételek (kagylók, rákfélék).
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Sitä käytetään suitsukkeena ja hajuvesissä.
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.Älkää koskaan tarttuko sokean käsivarteen. Antakaa hänen tarttua teidän käsivarteenne.
Kovma işlemi için zaman zaman tütsüleme uygulaması yapılır.Καλύπτουμε ταχύτατα τον χαμένο χρόνο γυρισμάτων.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Αναδύουν ένα άρωμα που οι Αιγύπτιοι συνέδεαν με το θυμίαμα που χρησιμοποιούσαν στις τελετουργίες τους.
Deniz mahsülü yemekleri içinde çeşitli balıklar (çoklukla tütsülenmiş), midye ve karides sıklıkla kullanılır.Fiske- og skaldyrsretter omfatter forskellige fisk (ofte røget) samt muslinger og rejer.
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.Det er endvidere forbudt at bruge det i sæbe og parfume.
Bu somunlar, 40 gün boyunca tütsülenir.Drengene rejser rundt i verden i 40 timer.
Bu somunlar, 40 gün boyunca tütsülenir.Disse blir ruget i 14 dager.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.I det førdynastiske Egypt etablerte de handel med Nubia for å få tak i gull og røkelse.
Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.I Japan brukes munnbind som forebyggelse.
Allah ve Rasulü’nün yolunu tutsun.Maka berimanlah kamu kepada Allah dan rasul-rasul-Nya.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.Pada masa pra dinasti, mereka berdagang dengan Nubia untuk memperoleh emas dan dupa.
Hanedanlık Öncesi Dönem'de Nubya ile, altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi.Trong giai đoạn Tiền triều đại, họ đã thiết lập thương mại với Nubia để có được vàng và hương liệu.
Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.Và trong tiếng Nhật thì lại là nịt-xăng.
Allah ve Rasulü’nün yolunu tutsun.だからアッラーとその使徒たちを信じなさい。
Tütsü ve parfümlerde kullanılırdı.香料や香水に使われる。
İlgili Sayfalar