Ana içeriğe geç
Sözlük

tütü ile cümle

tütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tütünün ilk kez Fransa'ya gelişi.Daar zagen ze voor het eerst tabak.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Het rook er in het begin ook nog heel erg naar tabak.
Tütün ekimi bırakılmıştır.De sigaret is echter weggeretoucheerd.
İngiltere'ye ilk domates, patates ve tütün ürünlerini ulaştırdı.Hij verkocht horloges, sinaasappels en tabak.
KOAH'ın en temel nedeni tütün kullanımıdır.De belangrijkste risicofactor voor COPD is het roken van tabak.
En büyük geçim kaynağı tütündür.De belangrijkste oorzaak is roken.
Tütün ve fasulye yetiştirilmektedir.Voor spek en bonen meedoen.
Bayan Sabırsız Tütü'nün öğrencisidir.Zij is een student van Maito Gai.
Bunların haricinde muz, tütün, palmiye yağı gibi ürünlerinde ekimi yapılmaktadır.Soorten als de hagedisslang en de katslang eten enkel en alleen hagedissen (saurivoor).
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.Wie hem koopt kan hem niet meer goedkoper verkopen en is verdoemd.
Köy sakinleri 1960'lı yıllara kadar tütün ekimi ile meşgul oldular.De buurtschap heeft tot in de jaren 1960 een tabakszaak gehad.
Çiğneme tütününe tat vermek için katılır.Hij ondervindt moeilijkheden om zijn sigarettenmerk van de grond te krijgen.
Mahallede eskiden su kanalları vardı, çeltik ve tütün yapılırdı.Hier waren vroeger de Tekelfabrieken, waar een staatsconcessie alcohol en sigaretten produceerde.
Türk tütünü, güneşte kurutulmuş, oldukça aromatik, küçük yapraklı bir tütün çeşididir.De Japanse groene thee heeft een wat meer plantaardig, bijna grasachtige smaak.
Puro veya sigar; silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir tütün mamülü.Een peuk is het restant van een sigaret of sigaar wanneer deze is opgerookt.
80'lerde ise tütün ekilirdi.In de jaren '80 stond er een sigarenfabriek.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Verder wordt er tabak en koffie verbouwd.
Odada tütün kokuyordu.In de kamer stonk het naar tabak.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Organizacje antynikotynowe były również przeciwne spożywaniu alkoholu.
Ayrıca kaliteli tütün yetiştirme konusunda köy halkı yörede ün yapmıştır.Miejscowość słynie z uprawy wysokiej jakości tytoniu papierosowego.
Berlin’de küçük bir dükkân açarak tütün ticareti ile uğraştı.W Dublinie otworzył sklep z tytoniem.
Tütün içme adeti, tütünün vatanı olan Amerika’da başlamıştır.Tytoń przywieziony z Ameryki uprawiał we Francji.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Drugie odgałęzienie przedniej żyłki kubitalnej nie miało odnóg tylnych.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Początkowo palenie tytoniu było formą rekreacji.
Hükümetin TEKEL'i kapatmasıyla bölgede tütün üretimi hemen hemen sıfırlanmıştır.W rezultacie produkcja bananów w regionie została w praktyce wstrzymana.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Azbest i palenie papierosów działają synergistycznie w wywoływaniu raka płuca.
Tütünspor resmî sitesiOficjalny serwis CEV
Tütün ve kahveyi yasakladı.Oferuje mu na przykład papierosa czy kawę.
Tütün ekimi bırakılmıştır.Nałogowo pali tytoń.
A. Turabî Tütüncü.Darosław J. Toruń.
Tütün malları gibi mallara boykot düzenlediler.Zachwalał medyczne właściwości tytoniu.
Doğu Anadolu Bölgesinde büyük şehirlerde şeker, dokuma, çimento, tütün ve gıda tesisleri yer alır.W niektórych regionach pojawiają się zapachy eukaliptusa, mięty i tytoniu.
Tütün yastıklarının güneşli bir yerde kurulması lazımdır.Wymaga więc ustawienia w miejscu słonecznym.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Palenie tytoniu jest jedną z najpopularniejszych form palenia.
Temel tarım ürünü tütündür.Popularną uprawą jest tytoń.
Bunun yanında tütünüyle meşhurdur.Den är känd för sin tobak.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Antitobaksorganisationerna var också mot konsumtion av alkohol.
Ayrıca tütün de yetiştirilir.Man odlade även tobak.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.I snitt spenderar den albanska befolkningen (tillsammans) mer än 300 miljoner euro årligen på tobakprodukter.
Bu kişilerden yarıdan fazlasının ise alkol, uyuşturucu, tütün ve seks bağımlısı olduğu gözleniyor.Mer än hälften är också beroende av alkohol, narkotika, tobak, eller sex.
Bazı tarihçiler, tütünü de ilk defa Büyük Britanya'ya getirenin John Hawkins olduğunu iddia ederler.Vissa forskare tror även att det var John Hawkins som introducerade tobak till England.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Att tugga tobak är ett av de äldsta sätten att konsumera tobak på.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Riskfaktorer innefattar exponering för tobaksrök, damm, och andra luftföroreningar.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Alkohol och tobak var förbjudna.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.Nazistiska ledare fördömde rökning och kritiserade tobakskonsumtion offentligt.
Tütünün kalkmasıyla ekonomi çöküntüye uğramıştır.Tobakskompaniets ekonomi försvagades.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.Sedan 1600-talet har Sverige haft fem statliga monopol på import, tillverkning och försäljning av tobak .
En büyük geçim kaynağı tütündür.Den mest populära drogen som man röker är tobak.
Tütün malları gibi mallara boykot düzenlediler.De erhöll privilegium på tobaksimporten.
Tütün, çay, narenciye ve avokado önemli ürünler olup, çiftlik hayvanlarının besiciliğide ayrıca önemlidir.Tobak, te, citrusfrukter och avocados är vad man skördar mest; boskapsuppfödningen är också viktig.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Från början tilläts rökning överallt.
Aynı zamanda R.J.Reynolds Tobacco Company (R.J.Reynolds Tütün Şirketi)'nin kurucusudur.Dessa är producerade av R.J. Reynolds Tobacco Company.
Endüstri bitkilerinden tütün en önemli geçim kaynağıdır.Textiltillverkningen är den mest betydande sektorn för exporthandeln.
Tütün, pamuk ve üzüm en çok yetiştirilen ürünlerdir.Socker, tobak och kaffe är de viktigaste odlade växterna.
WHO, bu tür yasaklamaların uygulamaya girdiği yerlerde tütün kullanımının %16 azaldığını belirlemiştir.За оцінками організації, у країнах, де була введена заборона, споживання тютюну скоротилось на 16 %.
Daha sonra ise tütün mozaik virüsü ve polio virüsler için yaptığı araştırmalarla dikkat çekmiştir.Пізніше Франклін керувала роботами з дослідження вірусу тютюнової мозаїки та вірусу поліомієліту.
Ayrıca tütünün para etmemesi de ayrıca bir etkendir.Однак надмірне зволоження тютюн не переносить.
Avanos ise tütün sarınaktadır.Августина навпроти Турелі.
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.Далі наведено список країн за річним споживанням цигарок на дорослу особу.
Tütüncülük yapılır.Садять тютюн.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod