türler ile cümle
türler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta kendi türlerini bile yiyebilirler.Niitä voi syödä sellaisenaan.
Tüm türlerinde koku bulunmaz.Sienessä ei ole erityistä tuoksua.
Bazı türler leş'de yer.Jotkut lajit liikkuvat parvissa.
Cinse ait türlerin tamamı Afrika'da bulunur.Kaikki lahkon lajit elävät Afrikassa.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Sukuun kuuluu useita muitakin lajeja.
Bazı türleri son yirmi yılda tanımlanmıştır ve başka türlerin henüz keşfedilmemiş olması mümkündür.Lajia ei ole havaittu enää useaan vuosikymmeneen, joten se lienee hävinnyt.
Bazı türleri bireyleri eğer isterlerse düzenden ayrılma konusunda bile serbest bırakır.Kukin on halutessaan vapaa eroamaan jäsenyydestä.
(Verilen rakamlar çeşitli türlerin ortalamasıdır.)(Mediaani tarkoittaa myös erästä keskilukua: lukusarjan keskimmäistä lukuarvoa.)
Bu coğrafyada hatta henüz bilimsel olarak tarif edilmemiş daha fazla türleri de bulunduğu tahmin edilir.Myös joitakin tieteelle kuvailemattomia lajeja arvellaan vielä olevan.
Diğer türlere nazaran daha büyüktür.Urokset ovat naaraita suurempia.
Cava kaplanları diğer alt türlere göre oldukça küçüktür.Pikkupuukiitäjä on muita heimon lajeja huomattavasti pienempi.
Örnek olarak bu türleri vardır.Tästä esimerkkinä Snit.
Trafik Sigortası, Türkiye'deki en yaygın sigorta türlerinden biridir.Liikennevakuutus on Suomen yleisin vahinkovakuutus.
Daha da kötüsü şeytani türler ormanda yağmaya başlamışlardı.Asustaako metsässä jotain vieläkin oudompaa?
Mikro çoğaltma genelde, yeni bitki türlerinin sayısını artırmakta kullanılır.Pistokkaita käytetään yleisesti monien lajien lisäämiseen.
Çok çeşitli kuş türleri vardır.Matkii runsaasti muita lintuja.
Kişiye güç verir ve değişik türleri vardır.Armeija koostuu yksilöistä, ja niitä on paljon erilaisia.
Başka alt türler de tanımlanmıştır ancak artık geçerli olarak kabul edilmemektedir.Muitakin haalistuneita kuvioita on, mutta niitä ei olla vielä tunnistettu.
Çoğu türler iyi tırmanıcıdır ve ağaçlarda yaşar.Puolikarhut ovat hyviä kiipeilijöitä ja viettävät suuren osan ajastaan puissa.
Bunların çoğu da, bayrak yarışları gibi türleri olsa da, bireysel sporlardır.Kilpailuja on niin yksilökilpailuja kuin joukkuekilpailuja.
Su örümcekleri türleriYleisurheilun lajit
Kuzeyde yaşayan türler güneye göç eder.Lajin elinalue keskittyy pohjoiseen.
Bu sistemler içerisinde en çok kullanılan türleri roket ve jet motorlarıdır.Monien mielestä suurin ongelma oli raketin moottorit.
Sumatra kaplanı yaşayan kaplan türlerinin en küçüğüdür.Sumatrantiikeri on pienin tiikerien alalajeista.
Bazı türler ise büyük nehirlerden gelmektedir.Moni suuri kaupunki on perustettu suurten jokien yhteenvirtauksiin.
Bu türlerden yaklaşık 120 civarında tropheus cinsi oluşmuştur.Osa Leif Segerstamin noin 120 sinfoniasta on tällaisia.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Toisaalta jääkausi aiheuttaa myös uusien lajien kehittymistä.
Türkiye'de çeşitli türleri yaşar.Useat lajeista elävät Aasiassa.
Türleri halen keşfedilmektedir.Löytöjä tehdään yhä edelleen.
Punk blues ve Acid Blues türleri mevcuttur.Olen enemmän soul- ja blues-miehiä."
En yaygın olan türleri Daucus sativus, Daucus carota'dır .Viljellyt muodot kuuluvat alalajiin Daucus carota subs. sativa.
Tüm romatizma türleri içerisinde en ağrılı olanıdır.Kierresiipiset lienee kaikista hyönteisryhmistä erikoisimpia.
Bali kaplanı kaplan türleri arasında en küçük olanıydı.Balintiikeri oli pienin tiikerin alalajeista.
Ayrıca dans türlerini de etkilemiştir.Lisäksi hän on tehnyt tanssilavakeikkoja.
Nötron ve protonlar farklı fermiyon türleridir.Protonit ja neutronit ovat fermioneja.
İlk kuş türlerindendir.Se oli ensimmäisiä tunnettuja lintulajeja.
Şathiyye, Türk edebiyatının en gizemli türlerinden biridir.Şahmeran on yksi kurdilaisen mytologian tunnetuimmista hahmoista.
Ama büyük türler avlanma dolayı da tehdit altındadır.Suuren koon ja harvinaisuuden takia sitä uhkaa myös metsästys.
Listede kütüphaneler türlerine göre ayrılmıştır.Kirjastojen poistamat kirjat vaihtelivat.
Viverrinae alt familyasına ait türler daha çok yerde yaşarlar.Ulmaridae-heimoon kuuluvia lajeja elää laajalla alueella.
Günümüzde Swietenia'ya ait tüm türler koruma altına alınmıştır.Nykyään kaikki kaskelotit ovat suojeltuja.
Avrupa ve Afrikadaki türleri çok azdır.Afrikasta ja Etelä-Amerikasta on sen sijaan selvästi vähemmän kohteita.
Ülke genelinde en çok sevilen spor türleri ragbi ve futboldur.Krikettikauden ulkopuolella suosituimpia urheilulajeja ovat jalkapallo ja rugby.
Diğer Erinaceus türlerine benzer.Vastaavasti muille hajoamistyypeille.
Bu ölçüt tüm türlerle ve dünyanın her bölgesi ile ilgilidir.Αυτά τα κριτήρια είναι σχετικά με όλα τα είδη και τις περιοχές του κόσμου.
Ahtapotların beklenen yaşam süresi görece kısadır ve bazı türleri yalnızca altı ay kadar yaşar.Τα χταπόδια είναι σχετικά βραχύβια· ορισμένα είδη ζουν μόνο έξι μήνες.
Alt türleri arasında farklılık çok azdır.Οι διαφορές μεταξύ των άλλων τύπων είναι μικρές.
Homo sapiens sapiens (modern insan) dışında bütün türleri yok olmuştur.Όλα τα είδη του γένους Homo εκτός από τον Homo sapiens (σύγχρονοι άνθρωποι) έχουν εκλείψει.
1859 - Charles Darwin, The Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı eserini yayınladı.1859 - Ο Κάρολος Δαρβίνος δημοσιεύει την Καταγωγή των Ειδών.
Türlerin çoğu hızlı büyür, erginliğe erken girer ve kısa yaşamlıdır.Τα περισσότερα είδη αναπτύσσονται γρήγορα, ωριμάζουν νωρίς και είναι βραχύβια.
Başka taramalı sondalı mikroskopi türleri de vardır.Υπάρχουν και άλλες κατηγορίες μικροφώνων.
Türlerin tamamı tek bir ortak cins belirleme sistemini kullanmaz.Δεν μοιράζονται όλα τα είδη κοινό σύστημα προσδιορισμού του φύλου.
Türlerde çift halinde bulunurlar.Συναντώνται σε δύο μορφές.
Bazı türlerin vücut şekilleri tipik ahtapot şeklinden farklılık gösterir.Ορισμένα είδη διαφέρουν σε μορφή από το τυπικό σχήμα χταποδιού.
Pankreas kanserinin çok sayıda türü olup, bu türler iki ana sınıfa ayrılabilir.Τα πολλά είδη παγκρεατικού καρκίνου μπορούν να χωριστούν σε δύο γενικές ομάδες.
Bitki fizyolojisi bile, bu türlerden bazı fikirleri ödünç alır..Η φυσιολογία των φυτών επίσης δανείζεται τεχνικές και από τους δύο αυτούς τομείς.
Charles Darwin, "Türlerin Kökeni".Κάρολος Δαρβίνος, Η καταγωγή των ειδών.
IUCN bu türü neredeyse tehdit altındaki türler arasında sınıflandırmıştır.H IUCN κατατάσσει το είδος στα σχεδόν απειλούμενα.
Bu türlerin çoğu Afrika ve Kuzey Amerika'da bulunur.Τα περισσότερα είδη βρίσκονται στην Κίνα και τη Βόρεια Αμερική.
Bazı türlerinde eşeysel dimorfizm görülür.Σε μερικά είδη παρατηρείται παρθενογένεσις.