türler ile cümle
türler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Subseröz miyomlar: bu miyomlar genellikle rahmin dış yüzeyinde oluşan miyom türleridir.Che sia questo il vero cibo dell'anima? e questa la vera vita?».
Hayvan fizyolojisi, insan fizyolojisinin method ve araçlarını insan olmayan türlere taşır.Il campo della fisiologia animale estende gli strumenti e i metodi della fisiologia umana a specie non umane.
Ancak M. splendens diğer türlerden daha güçlü bir uçucudur.Tuttavia, il M. splendens è un volatore più resistente rispetto alla maggior parte degli altri maluridi.
Irak'ta Spor Irak'ta oynanan ve izlenen spor türlerinin çok çeşitlisi vardır.C'è un'ampia varietà di sport praticati e seguiti in Iraq.
Çin'de dans, çok sayıda modern ve geleneksel dans türlerinden oluşan çeşitli bir sanat türüdür.La danza in Cina è una forma d'arte estremamente varia, che consiste di molti generi moderni e tradizionali.
Operanın başlığı Tomorrow, In a Year 'dı ve Charles Darwin'in Türlerin Kökeni adlı kitabına dayanmaktaydı.L'opera, intitolata Tomorrow, In A Year, è basata su L'origine delle specie di Charles Darwin.
İri türleri çöllerde görülür.Alcune specie si rinvengono nei deserti.
1859 - Charles Darwin, The Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı eserini yayınladı.Nel 1859, Charles Darwin pubblicò L'origine delle specie.
Diğer türlerdeki bölüşüm fonksiyonları ise farklı koşullar altında tanımlanabilir.Altri tipi di funzioni di partizione possono essere definite per circostanze differenti.
12. yüzyıla kadar, Bizans donanmasının ana savaş gemisi dromon (δρόμων) ve diğer benzer gemi türleriydi.Il tipo di nave da guerra principale della marina bizantina fino al XII secolo fu il dromone (δρόμων).
Virüsler insan ve diğer türler için kanser nedenlerinden biridir.Si è stabilito che i virus siano una causa di tumore negli esseri umani e in altre specie.
Diğer alt türlerden 131.000 yıl önce ayrılmışlardır.Sembra essersi separato dalle altre sottospecie circa 131.000 anni fa.
Her nesnenin bir türü varsa, aynı sınıftan iki nesnenin veri türleri de birbirinin aynısı olacaktır.Se ogni oggetto ha un tipo, due oggetti della stessa classe avranno lo stesso tipo di dato.
Çok çeşitli kuş türleri vardır.Ci sono moltissime specie di uccelli.
Bunların 7500'ü eşsiz türlerdir.Quasi tutti i 757 realizzati sono di questo tipo.
Bazı türleri Yeni dünya'da bulunur.Alcune specie si sono naturalizzate nel Nuovo Mondo.
Müziği, farklı türlerin, etkilerin ve hatta sokaktan atılanların birleşimidir.La sua musica è un connubio di diversi generi, influenze e anche beat dalla strada.
Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar.Diverse specie vivono solo in acqua dolce.
DESCRIBE DESCRIBE isteği RTSP URL (rtsp://...) isteklerinive yönetilebilir cevap veri türlerini içerir.Deve includere un RTSP URL (rtsp://...) e il tipo di dati di risposta che possono essere gestiti.
Şiirleri değişik türlerdedir.La poesia può essere di vari tipi.
Tab Clear, Tab X-Tra ve Tab Energy türleri vardır.Sono state create anche 3 varianti: Tab Clear, Tab X-Tra e Tab Energy.
Osman İşmen Orkestrası ile ilk yıllarında disko, funk ve soul türlerinde müzik icra etmekteydi.Stilisticamente si muove in questi anni tra disco music, soul e funk.
Bu kategori, farklı türlerdeki cisimlerin bir karışımını içermektedir.Questa categoria comprende una mistura di differenti tipi di oggetti.
Genç bir kız iken Inna çok çeşitli müzik türlerini dinledi.Da adolescente, Inna ascoltava una grande varietà di generi musicali.
Türlerin çoğunluğu bentiktir ve başka 40 morfospes planktoniktir.La maggioranza delle specie sono bentoniche, ma vi sono anche una quarantina di morfospecie planctoniche.
ABD'de bu monoembriyotik türler ilk defa 1940'ta dikildikleri Güney Florida'da meyve vermişlerdir.La prima pianta fruttificò per la prima volta nella Florida del sud nel 1940.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Vengono inoltre emessi vari tipi di carte di credito e debito per clienti privati e aziendali.
Buna göre cahil şehir, fasık şehir, değişmiş şehir ve şaşkın şehir gibi şehir türleri sıralar.È definito in vari modi tra cui, città del commercio e Città del Tempo Ritrovato.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.Per questo, circa il 90% delle piante e animali delle Hawaii sono presenti solo in questo arcipelago.
Yörede Dünya'nın başka hiçbir yerinde yetişmeyen nadir bitki türleri bulunmaktadır.Gli esseri umani stanno spostando le specie in tutto il mondo a un ritmo senza precedenti.
Bununla birlikte sadece türlerin çok az bir oranı insanlar için tehlikeli ısırıklara sebep olabilir.Ciò nonostante solo il morso di una piccola percentuale di specie è pericoloso per l'uomo.
Adaya ilk uğrayan türler, rüzgârın sürüklediği ya da bilinçli olarak buraya gelen uçan böcekler olmuştur.I primi arrivi furono insetti volanti, portati sull'isola dal vento o con le proprie forze.
Tedaviye yanıt verebilen bakteri ve protozoalar Shigella Salmonella typhi, ve Giardia türleridir.I batteri e i protozoi suscettibili al trattamento sono: la Shigella, la Salmonella e le specie di Giardia.
Cinse ait türlerin tamamı Afrika'da bulunur.Tutte le specie del genere Ceratitis sono presenti in Africa.
Dinlendirme süresi diğer bira türlerine göre oldukça uzundur.Il trago è relativamente più largo rispetto alle altre specie simili.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Vi si trovano effettivamente specie animali e vegetali del tutto assenti nel resto del mondo.
Çoğu perklorat türleri suda çözünürler.La maggior parte dei fosfati è solubile in acqua.
Bütün türler mükemmel tırmanıcıdır ve daldan dala uzun mesafeler atlayabilirler.Tutte le specie sono ottime arrampicatrici e possono effettuare lunghi salti da un ramo all'altro.
Türlerinin örneği olan Delta Sefe 1784 yılında John Goodricke tarafından gözlemlenmiştir.La sua variabilità fu scoperta nel 1784 da John Goodricke.
Koruma alanının kuruluş amacı, kelebek türlerini ve yaşam alanlarını korumaktır.Si impegna a proteggere gli uccelli caraibici e i loro habitat.
Bugünlerde, samba Brezilya'da hala en popüler müzik türlerinden biridir.Attualmente i Łzy sono uno dei più popolari gruppi musicali in Polonia.
Protein tiplerinin kategorizasyonu hakkında daha fazla bilgi için lütfen protein türleri listesine göz atın.Per ulteriori informazioni applicabili specificamente alle proteine, si veda la voce proteina.
Tüm türler balık yakalamayı kolaylaştıracak adaptasyonlar geçirmiştir.Entrambe le caratteristiche sono utili adattamenti per la cattura dei pesci.
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Probabilmente tutte le specie depongono solo un uovo per covata.
Bazı türler ise büyük nehirlerden gelmektedir.Da queste montagne nascono molti ruscelli ed alcuni fiumi importanti.
Pankreas kanserinin çok sayıda türü olup, bu türler iki ana sınıfa ayrılabilir.I molti tipi di tumore pancreatico possono essere suddivisi in due gruppi generalizzati.
Çoğu maymun türü ağaçsıldırlar fakat bazı türler ise yerde yaşamaya adapte olmuşlardır.Sono quasi tutti ottimi nuotatori, anche se molte specie si sono adattate alla terraferma.
Ancak bazı alt türlerin sınıflandırılması son zamanlarda tartışmalıdır.La validità di alcune di queste divisioni sottospecifiche ultimamente è stata messa in discussione.
Gerçek sölom bulundurmalarına rağmen, yalancısölomlu Entoproct türlerine benzerler.Di tali origini, seppur veritiere, se ne sono perse le tracce.
Türlerin hiçbiri yuva inşa etmez; dalların üstünde uyurlar.Gli abitanti umani di questo continente non vivono in case, ma dormono per terra.
Fosil ata türleri de bulunmuştur.Sono state inoltre trovate felci fossili.
Ancak bu türlerden hiçbiri insanlar tarafından tüketilebilecek nitelikte değildir.Comunque, questo tipo di distinzione non viene utilizzata da tutti.
Sonunda ama DNA analizleri bu türlerin bir familyaya ait olduğunu göstermiştir.Recenti studi genetici, però, hanno dimostrato la sua appartenenza a una specie separata.
Kahve türleri listesi Mazagran – genellikle kahve için kullanılan bir tür bardak.La tazzina da caffè, detta anche demitasse, è un tipo di tazza che si usa per il caffè.
Türleri halen keşfedilmektedir.Si pensa tuttavia che alcune specie devono ancora essere scoperte.
Geleneksel görüş, bunların daha çok önceden diğer tüm kuş türlerinden ayrıldığı yönündedir.I pinguini erano tradizionalmente considerati distanti da tutte le specie degli altri uccelli viventi.
Homo sapiens sapiens (modern insan) dışında bütün türleri yok olmuştur.Anche le specie umane al di fuori dell'Homo sapiens (la nostra specie) scomparvero.
Bazı türler ise kışta çıkarlar.Ovunque si trovin, creano l'inverno.
Filler dünya üzerindeki en zeki hayvan türlerinden biridir.I Draghi sono tra le creature più intelligenti nell'universo.
Örnek olarak, Hyalomma türleri ve Rhipicephalus bursa verilebilir.Si pensi per esempio a moneta digitale e moneta virtuale.