türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Naszej odrobinie harmonii nadajemy nazwę, mówimy o niej różne rzeczy.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Onze kleine portie eenheid krijgt een naam, leert een hoop dingen over zichzelf.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Un nom est donné à notre petite part d'unité, et on lui raconte toutes sortes de choses sur elle-même.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Unserer kleinen Portion von Einheit wird ein Name gegeben, ihr werden alle möglichen Dinge über sie erzählt.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Vår lilla del av själv ges ett namn, får höra alla möjliga saker om sig själv.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Y a nuestra pequeña porción de unidad se le da un nombre, se le dice toda clase de cosas sobre sí mismos.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Αυτή η μικρή δόση ενότητας δίνεται όνομα, και της λένε ένα σωρό πράγματα για τον εαυτό της.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.На нашата малка цялост се дава име и й се наговорят всякакви неща.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Нашей маленькой части того единства дается имя. Ей рассказывают многое о ней.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Нашій маленькій частині тої єдності дається ім'я, Їй багато про неї розказують.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.החלק הקטן של האחידות שבתוכנו מקבל שם, נאמרים לו דברים שונים ומשונים על עצמו.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.النصيب الخاص بنا من التفرد يُعطى اسما، ويُقال له مختلف الأمور عن نفسه.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.あらゆることを教えられます それら詳細や
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.從起名開始,自我的小部分開始萌芽, 開始得知各種關於自己的事情。
Bir türlü anlamıyorum.Ich verstehe das einfach nicht.
Bir türlü anlamıyorum.Jag förstår inte.
Bir türlü anlamıyorum.Nevydržím to.
Bir türlü anlamıyorum.No lo entiendo.
Bir türlü anlamıyorum.Non riesco a capire.
Bir türlü anlamıyorum. Yakında tekrar hastaneye gitsem iyi olacak.Nie poradzę sobie z tym chyba lepiej pójdę do szpitala znów.
Bir türlü anlamıyorum. Yakında tekrar hastaneye gitsem iyi olacak.Καλύτερα να ξαναμπώ σύντομα στο νοσοκομείο.
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.Dla mnie to nie do pojęcia, że media w kraju nie podniosły tego tematu.
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.생각조차 하기 싫지만 뉴스는 이런 것에 관심도 없습니다.
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.Một trong những thứ vừa -- Tôi hầu như không hiểu nổi
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.Une chose qui est -- j'ai du mal à le concevoir -- c'est que les médias nationaux n'en parlent pas du tout,
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.אחד הדברים שפשוט -- אני כמעט ואיני לחשוב על כך-- הוא שרשתות החדשות הלאומיות לא עלו על הידיעה הזו כלל,
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.من الأشياء التي لا أستطيع تصوّرها تقريبا هي فكرة أن وسائل الإعلام الإخبارية الوطنية لم تتحدث أبدا عن هذا،
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.全国ニュースでこの事実が全く取り上げられないことです 北アメリカで最も重要な生態系のひとつが破壊されているというのに
Bir türlü kabul edemiyorumNo puedo aceptarlo.
Bir türlü kabul edemiyorumNu pot încă să accept.
Bir türlü kabul edemiyorumНе получается.
Bir türlü kabul edemiyorumこのようなことが生き残る不思議なことは
Bir türlü olmadı işte.Cela ne voulait pas marcher pas.
Bir türlü olmadı işte.Den ville bare ikke virke.
Bir türlü olmadı işte.Det fungerade bara inte.
Bir türlü olmadı işte.Es wollte einfach nicht klappen.
Bir türlü olmadı işte.Het lukte me gewoon niet.
Bir türlü olmadı işte.진짜 안되더라고요.
Bir türlü olmadı işte.Nem akart működni.
Bir türlü olmadı işte.Nie działało.
Bir türlü olmadı işte.Nó cứ trơ ra.
Bir türlü olmadı işte.No funcionó.
Bir türlü olmadı işte.Preprosto ni delala.
Bir türlü olmadı işte.Prostě to nešlo.
Bir türlü olmadı işte.Proste to nešlo.
Bir türlü olmadı işte.Pur şi simplu nu a mers.
Bir türlü olmadı işte.(Risos)
Bir türlü olmadı işte. Sadece o da değil.でもそれだけではありません
Bir türlü olmadı işte.Semplicemente non andava.
Bir türlü olmadı işte.Tidak bisa jalan.
Bir türlü olmadı işte.Vaikka kuinka ahkerasti puhalsin siihen, se ei vain toiminut.
Bir türlü olmadı işte.Απλά δεν γινόταν.
Bir türlü olmadı işte.То просто не работеше.
Bir türlü olmadı işte.Це просто не спрацювало.
Bir türlü olmadı işte.Эта штука просто не работала.
Bir türlü olmadı işte.זה פשוט לא עבד.
Bir türlü olmadı işte.إنها فقط لم تعمل.
Bir y'yi çarpanlarına ayırabiliriz Burada yapabileceğimiz her türlü şey var.여기에 적혀 있는 그대로 놔 둘 수 있지만
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Chúng tôi khảo sát đủ các loại vấn đề khoa học và ngụy tạo khoa học gây tranh cãi.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Investigamos todos los tipos de controversias científicas y semi científicas.
İlgili Sayfalar