türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyorsun ki zekisin" dedi. "her türlü donanımın var."А он спросил: Ты знаешь, ты умная, всё играет в твою пользу.
Biliyorsun ki zekisin" dedi. "her türlü donanımın var."Той каза, защо? Нали, си умна, занимаваш се с всички тези неща.
Biliyorsun ki zekisin" dedi. "her türlü donanımın var."הוא אמר, למה? את יודעת, את חכמה, יש לך את כל הכישרונות אלה.
Biliyorsun ki zekisin" dedi. "her türlü donanımın var."فقال لي ، لماذا ؟ انت ذكية ، كل الإمكانيات ميسرة لك.
Biliyorsun ki zekisin" dedi. "her türlü donanımın var."君はもっと賢いのにと言ったのです でも 学費も安いし
Biliyorum mutlu olmalıyım, ama yine de Kafamdan bir türlü atamadığım bir soru varVím, že bych měl být šťastný, ale místo toho mě stále trápí jedna otázka.
Biliyorum mutlu olmalıyım, ama yine de Kafamdan bir türlü atamadığım bir soru varWiem, że powinienem być szczęśliwy, ale jedno pytanie spokoju mi nie daje
Biliyorum saçm gözüküyorlar. Ve kesinlikle saçma gözüküyorlar. Her türlü saçma projelerden çıkıyorlar.Це може здатися смішним, адже вони бувають такі безтолкові.
Biliyoruz ki - sadece 1 renk kullanacağım çünkü öbür türlü renk değiştirene kadar çok zaman kaybederiz.Então, sabemos que-- Vou limitar-me a uma cor se não vou demorar uma eternidade.
Biliyoruz ki - sadece 1 renk kullanacağım çünkü öbür türlü renk değiştirene kadar çok zaman kaybederiz.Víme tedy, že... ...budu používat jen jednu barvu, abych to pořád nemusel přepínat...
Biliyoruz ki - sadece 1 renk kullanacağım çünkü öbür türlü renk değiştirene kadar çok zaman kaybederiz.Знаете, че--ще се придържам към един цвят, защото ще ми отнеме много време да сменям цветовете.
Biliyoruz ki - sadece 1 renk kullanacağım çünkü öbür türlü renk değiştirene kadar çok zaman kaybederiz.Итак, мы знаем, что... Выберу для себя один цвет, потому что так буду менять цвета до бесконечности.
Bill, her iki senaryoyu da göz önünde bulundurduğunda Her türlü itiraf etmesi onun için daha iyidir.Então Bill, considerando cada um dos cenários que Al tem, é sempre melhor para ele confessar.
Bill, her iki senaryoyu da göz önünde bulundurduğunda Her türlü itiraf etmesi onun için daha iyidir.Pro Billa, vzhledem ke každému scénáři, který by mohl Al zvolit, je pro něj vždy lepší se přiznat.
Bill, her iki senaryoyu da göz önünde bulundurduğunda Her türlü itiraf etmesi onun için daha iyidir.Quindi a Bill, considerando le scelte che Al potrebbe fare, conviene sempre confessare.
Bir günlük özerklikle başka türlü hiç ortaya çıkmayacak bir sürü şey üretildi.SATU Hari otonomi..... Menghasilkan hal - hal yang tidak pernah akan muncul bila keadaan biasa - biasa saja.
Bir günlük özerklikle başka türlü hiç ortaya çıkmayacak bir sürü şey üretildi.Un día de autonomía produce cosas que nunca emergerían de otra forma.
Bir günlük özerklikle başka türlü hiç ortaya çıkmayacak bir sürü şey üretildi.Un jour d'autonomie produit des choses qui n'apparaissent jamais.
Bir günlük özerklikle başka türlü hiç ortaya çıkmayacak bir sürü şey üretildi.Един ден автономност ражда неща, които иначе не биха се появили.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Anzitutto, che è varia.
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.첫 번째로, 지성은 다양합니다. 우리는 각자의 경험을 바탕으로
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.Wir begreifen die Welt in jeder Art Wahrnehmung.
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.Мы знаем о разуме три вещи: во-первых, он многообразен.
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.אחד, היא מגוונת. אנו חושבים על העולם בכל הדרכים
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.الأول، أنه متنوع. نحن نفكر في العالم بجميع
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.あらゆる視点から捉えます。視覚的だったり
Birincisi, türlü türlü olduğu.E diversă.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Egy: szerteágazó.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Et, intelligens er fleksibelt.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Ett, det är skiftande.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Pertama, kecerdasan itu beragam.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Po pierwsze, nie jest jednakowa.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Po prvé, je rozmanitá.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Primero, que es diversa.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Prvič, raznolika je.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Ten eerste is het divers.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Thứ nhất, nó đa dạng.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Um, é diversa.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Une, elle est variée.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Yksi, se on monimuotoista.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Za prvé, je rozmanitá.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Πρώτον ποικίλει.
Birincisi, türlü türlü olduğu.По-перше, він різнобічний.
Birincisi, türlü türlü olduğu.Първо, тя е разнообразна.
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Alguém por quem pagasse qualquer preço para a ver mais uma vez?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Antaisitko mitä vain nähdäksesi jonkun vielä kerran?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?C'è qualcuno per il quale pagheresti qualsiasi prezzo per rivederlo?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Har du en, som du ville gøre alt for at se en gang til?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?¿Hay alguien por quien darías cualquier cosa por volver a ver?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Nån som du skulle göra allt för att få se en gång till?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Oddałaby pani wszystko, żeby jeszcze raz kogoś zobaczyć?
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Κάποιος, που θα πλήρωνες κάθε τίμημα για να δεις μία φορά ακόμη;
Bir kez daha görmek için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğun biri mi?Тот, за шанс увидеть кого ещё раз ты заплатишь сколько угодно?
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Alla piccola porzione di unità viene dato un nome, e gli si racconta qualunque cosa su se stessa.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Atribuímos um nome à nossa pequena porção de unidade, é dito todos os tipos de coisas sobre si.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Az egységből kiszakított kis rész, ami a miénk, nevet kap, mindenféle dolgokat mondanak róla.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Bagian kecil dari kesatuan kita diberi sebuah nama, diberitahu segala hal tentang diri.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.하나인것의 우리 일부에 이름이 주어지고, 그것에 대한 여러종류의 것들이 거론됩니다.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Micii noastre proporţii de unicitate i se dă un nume, i se spun tot felul de lucruri despre sine.
Birliğin sahip olduğumuz küçük parçasına bir ad veriliyor; ona "kendi"yle ilgili her türlü şey anlatılıyor.Một mẩu nhỏ bé trong cái ý niệm đồng nhất tách rời ra, và lớn dần với những niềm tin bao bọc xung quanh nó.
İlgili Sayfalar