türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu türlü sıçramalar ya sonludur veye sayılabilir sonsuz olurlar.Torej ta množica je potencialno neskončna!
Daha sonra türlü bitkilerin hücrelerini inceledi.Prvi je opazoval rastlinske celice.
Fakat Simonon gitar çalmayı bir türlü öğrenemeyince basgitarda karar kıldılar.Čeprav ni imel pojma o igranju bas kitare, je povabilo sprejel.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.In res, Krek prav nič ne izpušča.
Dönüş yolunda da türlü serüvenler atlatılıyordu.Na poti so jih spodbujali tisti romarji, ki so se vrnili s potovanja.
Her türlü ahşap kullanılabilir.Visos medžio dalys gali būti vartojamos naudingai.
Kantinde öğrencilerimiz her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilirler.Klase galės naudotis visi besimokantys.
Kimse neden gidemediğini bir türlü anlayamaz.Jei nesuvokiate kodėl, niekas jums nesugebės paaiškinti.
Her türlü büyüyü yapabilir.Tai geriausias laikas bet kokio pobūdžio magijai.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Tinka visiems žemės ūkio augalams.
Almanlar, İngiltere'nin masaya oturacağından emindi ama bu bir türlü gerçekleşmiyordu.Vokiečiai tikėjosi, kad sąjungininkai Vokietijos per daug griežtai nenubaus, tačiau išėjo kitaip.
Sistem tek turlu olarak uygulanıyorsa, adayların basit çoğunluğu sağlamaları yeterlidir.Jei nenurodyta kitaip, pakanka paprastos balsų daugumos Suvažiavimo sprendimams priimti.
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.Todėl tokie žmonės ir šiandien turi kasdien valgyti mėsą ir vengti grūdų bei pieno.
Dünya çapında yaygın olan familya üyeleri, her türlü ekosistemde bulunur.Mažieji gaubtagalviai paplitę visame pasaulyje, aptinkami beveik visose svarbiausiose sausumos ekosistemose.
İki türlü reçel yapımı bulunmaktadır.Merojėje buvo gaminama dviejų rūšių keramika.
Her türlü kılığa girebilir.Dėvėti šiuos drabužius galima įvairiai.
Tam üç gün önce son sıçramayı gerçekleştirmişler ama sonunu bir türlü getirememişlerdi.Pastarasis prieš tris turus iki pabaigos tapo nebepavejamu.
Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir.Puotai gamindavo patiekalus iš visokių rūšių javų ir gyvulių mėsos.
Tom hemen hemen her türlü aracı sürebilir.Tomas gali vairuoti beveik kiekvienos rūšies transporto priemonę.
Zaten tanrı biliyor ki hiç başka türlü olmadı.Pole selge, kas Jumal oleks võinud teha teisiti.
Videokonferans, her türlü kullanılabilir.VIDEO: Kõik on võimalik!
Üçüncü olarak, algılar, yorumlamadan önce veya sonra sağlanan her türlü “dış” bilgiye maruz kalırlar.Kolmandaks, taju on mõjutatav igasuguse välise info poolt, mida antakse kas enne või pärast tõlgendust.
Kimse neden gidemediğini bir türlü anlayamaz.Keegi ei tea, miks ta seda ei teinud.
Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.Anarhosündikalism eitab riiki kõigis tema esinemisvormides.
Damga vergisi, her türlü sözleşmeden doğan ve devlet tarafından alınan bir vergi çeşididir.Kultuurkapitaal on igasugustest riigi ja omavalitsuse heaks võetavatest maksudest vaba.
Dehak acılar içinde kıvranarak yataklara düşer ve hastalığına bir türlü çare bulanamaz.Villu piinleb vastandlike tunnete käes ega saa und.
Her türlü savaş, yağma ve katliam yasaktır.Kollektiivsed karistused, nagu ka igasugune hirmutamine ja terroriseerimine, on keelatud.
Yani CB, kızların her türlü güzel olduğunu düşünmektedir.Kõik peale Barti ütlevad, et ta on ilus.
Her türlü lüks yasaklandı.Kõik lühemad vältused on keelatud.
Doğanın her türlü suretine karşı duyulan sevgiye.Armastus looduse vastu.
Manastırlar yüzyıllar içerisinde halktan aldığı her türlü bağışla oldukça zenginleşmişlerdi.Klooster muutus sajandite jooksul rikkaks annetuste ja nunnade tööga.
Savaşta 2 türlü ordu vardır.Armeel on 2 eriüksust.
İstanbul'daysa onları türlü maceralar bekleyedurur.Eestis kasvatatakse teda aedades ilutaimena.
Ömrünün geri kalanında bir türlü gerçekleşmeyecek olan bu proje için çabaladı durdu.Alanud sõja tõttu jäi tema projekti see osa teostamata.
Her türlü sistem bilgisine ve gerekli yazılımlara sahiptir.Iga programm vajab andmeid.
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.Judaism keelab näiteks liha ja piima koos valmistada.
Bölgede her türlü hırsızlık, yağma, soygun ve katliam düzenleyerek kötü bir şöhrete ulaşmıştır.Linnas toimub väga palju vägistamisi, rööve ja mõrvu.
Yeni geliştirilen M73E1 ve M219 ise bir türlü istenilen değişikliklere ulaşamıyordu.Kuigi AT-4 ja M203 suutsid teha sama, jäi neil puudu vajalikust laskekaugusest.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Põllumeestelt tuleb linnalaste heaks kas või viimane leivapäts ära võtta.
2003 yılından beri uzaktan eğitim dahil her türlü bilişim teknoloji içerikli uygulamalara cevap vermektedir.Alates 2003. aastast tegutsevad õpilasmalevad täie hooga.
Her türlü takı yasaktır.Mistahes kättemaksuaktid on keelatud.
Fransa’da milletvekili seçimleri 5 senede bir iki turlu olarak yapılmaktadır.President valitakse ametisse 5-aastaseks ametiajaks rahvahääletusel kahes voorus.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1.600 drukke mensen, betrokken bij allerlei verschillende dingen,
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1600 ember, elfoglalt ember, akik mindenféle dolgokkal foglalkoznak.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1,600명이나 되는 여러 분야의 유명인사들께서
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1600 människor, upptagna människor. involverade i alla olika sorters saker.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1600 mennesker, travle mennesker som arbejder med alt muligt forskelligt.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1.600 orang sibuk, dari berbagai bidang.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1.600 persone, persone impegnate, coinvolte in ogni sorta di cose diverse.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1600 zaneprázdnených ľudí, zaoberajúcimi sa mnohými rozličnými vecami.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1,600 άνθρωποι, πολυάσχολοι άνθρωποι, ασχολούμενοι με κάθε είδους διαφορετικά πράγματα.
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1,600 אנשים, אנשים עסוקים,
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.1600 شخص - أشخاص مشغولون - منخرطون بأعمال من كافة الأنواع
1600 kişi, meşgul insanlar, her türlü farklı şeyle ilgililer.あらゆることに関わっている1600人の皆さん ショパンの曲を聴いて、理解して、心を動かされたのです
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.1902-ben a nagy amerikai pszichológus, William James írt a vallásos tapasztalatok sokféleségéről.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.1902년에, 미국의 심리학자 윌리암 제임스는 다양한 종교적 경험에 대한 글을 썼고,
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.In 1902 schreef de beroemde Amerikaanse psycholoog William James over de vele soorten religieuze ervaring.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.Nel 1902 il grande psicologo americano William James descrisse le molte varietà dell'esperienza religiosa.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.V roce 1902 psal velký americký psycholog William James o mnoha druzích náboženských zážitků.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.W roku 1902 wielki amerykański psycholog William James pisał o różnych odmianach doświadczenia religijnego.
İlgili Sayfalar