türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.В 1902 году знаменитый американский психолог Уильям Джеймс писал о разных видах религиозных переживаний.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.ב 1902 הפסיכולוג האמריקאי הגדול וויליאם ג'יימס כתב על המגוון הרחב של חוויות דתיות.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.في 1902، عالم النفس الأمريكي العظيم وليام جيمس كتب حول الأصناف العديدة من التجربة الدينية.
1902'de, büyük Amerikan psikolog William James dini deneyimlerin türlü çeşidini yazmıştı.偉大なアメリカの心理学者ウィリアム・ジェームスは 多種多様な宗教的体験をまとめました。 彼はあらゆる種類の事例を集めました。
40 yıl aralıklarla. Bu cümleyi her türlü teknolojiye kullanabilirsiniz.40 anni considerando la sovrapposizione, cosa vera per ogni tipo di tecnologia.
Açı ölçüsünün tek birimi derece değildir. Açının açıklığını ölçen her türlü birim kullanılabilir.Je to tedy větší úhel, což dává smysl, protože... je to více otevřený úhel.
Açı ölçüsünün tek birimi derece değildir. Açının açıklığını ölçen her türlü birim kullanılabilir.각의 크기를 측정할 때 쓰는 단위가 '도'만 있는게 아니에요
Açı ölçüsünün tek birimi derece değildir. Açının açıklığını ölçen her türlü birim kullanılabilir.الدرجات ليست الطريقة الوحيدة لقياس الزوايا، في الحقيقة، اي شيئ يقيس الانفراج--
Açı ölçüsünün tek birimi derece değildir. Açının açıklığını ölçen her türlü birim kullanılabilir.三角法の授業で、 度以外のの角度の測定法を習います。
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Było w niej coś takiego, co nie przestawało go nękać. I chociaż nikt inny nie dostrzegał w nich potencjału.
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Er was iets mee, waardoor hij er steeds moest aan denken...
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Υπήρχε κάτι σ" αυτό που δε μπορούσε να σταματήσει να σκέφτεται.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Compran todo tipo de cosas.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.De inhandlar alla möjliga saker.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Eles vão às compras e compram todo o tipo de coisas.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Elmennek vásárolni mindenféle dolgokat.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.E poi insieme comprano tutto il resto.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Họ cùng nhau mua sắm gần như tất cả mọi thứ.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Idą zaopatrzyć się w przeróżne rzeczy.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Ils vont acheter toutes sortes de choses.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.그들은 온갖 다양한 물건들을 사기 위해 쇼핑을 하러 갑니다.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Mereka pergi berbelanja berbagai hal.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Merg la cumpărături pentru tot felul de lucruri.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Nakupují všechno možné.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Sie kaufen alles Mögliche ein.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Ze gaan winkelen voor uiteenlopende dingen.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Πάνε να αγοράσουν χίλια δυο πράγματα.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Купуват си какви ли не неща.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Они идут по магазинам, чтобы купить всякую всячину.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.Разом ідуть на великі закупи.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.הם יוצאים לקניות וקונים כל מיני דברים.
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.يذهبان الى التسوق لشراء مختلف الأشياء
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.兩個人一齊買嘢 一齊做好多嘢。
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.必要なものは全てそろえます 彼女は社交ダンスを習わなきゃと彼を
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Ale ja myślę, że jesteśmy gotowi na jeszcze jedną zmianę.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Ale já myslím, že jsme zralí na další změnu.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Dar cred ca ne mai ateaptă o schimbare.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.De szerintem egy másfajta változás előtt állunk.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.하지만 이제 우리는 또 다른 변화를 마주하고 있다고 생각합니다.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Maar ik denk dat ons nog een verandering te wachten staat.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Ma io penso che ci stiamo avvicinando ad un altro cambiamento.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Mais je pense qu'un autre changement nous attend.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Men jag tror vi står inför en annan förändring.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Myslím si, že sa približujeme k ďaľšej zmene.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Nhưng tôi nghĩ chúng ta đang ở trong 1 giai đoạn đổi thay khác.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Pero yo creo que están a punto de producirse nuevos cambios.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Tetapi saya pikir suatu perubahan yang lain akan segera datang.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Αλλά πιστεύω πως επέρχεται μια ακόμη αλλαγή.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Але я думаю, що нас чекає ще одна зміна.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Но мисля, че ни очаква друга промяна.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.Но я думаю, что нас ожидает еще одно изменение.
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.אך אני חושב שאנו עומדים בפני שינוי נוסף
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.لكني أعتقد أننا بصدد تغيير آخر
Ama bence başka türlü bir değişim içindeyiz.この曲線の頂点から
Ama, bir türlü buluşamadılar.A rusové se vynořili zezadu.
Ama, bir türlü buluşamadılar.그들은 만날 수가 없었습니다.
Ama, bir türlü buluşamadılar.Nie byli w stanie się spotkać
Ama, bir türlü buluşamadılar.Non riuscirono ad incontrarsi.
Ama, bir türlü buluşamadılar.Вони не могли зустрітися.
Ama bir türlü olmuyor. [kırılan tabaklar]Aber nichts hat wirklich funktioniert.
İlgili Sayfalar