türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Videokonferans, her türlü kullanılabilir.全ての登場作品で使用可能。
Orklar atlar ve insanlar da dahil her türlü eti yerler.しかし多くは馬の死体などを食べた。
Mersin Limanı gemilere her türlü hizmeti verebilecek niteliktedir.雇った傭兵を各船の船長に指名することが可能である。
4.Sınıf araçlar: Dingil sayısı 4 ve 5 adet olan her türlü araç 4. sınıf araç.救助工作車:4 4台すべてがIII型車である。
Büyüsü ile yerden her türlü tahta silah gibi nesneler çıkartabilir.あらゆるモノを弾丸として飛ばす魔法。
Öbür türlü aşama 1'den tekrar başla.ステップ1に戻って繰り返す。
Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir.囚人イジメは当たり前の非常に劣悪な場所。
Başına türlü türlü dertler gelmektedir ve çok kolay hastalanmaktadır.何かとトラブルに巻き込まれやすい体質らしい。
Meclis onlarca defa tekrar oylama yaptı fakat bir türlü yeni cumhurbaşkanı seçilemedi.計6回当選したが、閣僚にはなれなかった。
Bu isyanlar bir türlü bastırılamamıştı.ナツメは抵抗しなかった。
Elegant Angel Yapım'ca çekilen Alexis Texas is Buttwoman oynadığı ilk anal türlü film olma özelliğini taşır.「エレガント・エンジェル・フィルム」社の「アレクシス・テキサスはデカ尻女(Alexis Texas Is Buttwoman)」で、初めてアナル・セックスを披露した。
Burayla ilgili türlü türlü efsaneler mevcuttur.これに関する説がいくつか存在する。
Yılın her döneminde ve her türlü hava şartında görülüyor.全天候型であり年中利用することが可能。
Kızlar cüceye yardım etmişler ama bir türlü çıkaramamışlar sakalını ağaçtan.小人は横暴な態度で助けを求め、姉妹は髭を引き抜こうとしたがうまくいかず、結局しらゆきがはさみで髭を切った。
Birbirlerine türlü armağanlar sunduktan sonra barış yapıp antlaşmalar imzaladılar.彼らは貢ぎ物と人質を差し出すことで、平和をあがなった。
Skips ölümsüz olduğu için onun canını bir türlü alamaz.不死身ではない為、トラヴィスに倒された。
Sonraları Güney Los Angeles'ta 8100 m² alana her türlü cinsten köpekler için Köpek Psikoloji Merkezi'ni kurdu.続いて2002年、ロサンゼルス市南部に、大型犬を主に扱う「ドッグサイコロジーセンター」と呼ばれる2エーカー(8,100平方メートル)の施設を作った。
Global Game Jam değişik alanlardan ve her türlü tecrübe seviyesinden katılımcılara açıktır.グローバルゲームジャムには未経験者から熟練者、多種多様な分野の人が参加する。
Her türlü ahşap kullanılabilir.有的品种的木材可用。
Türlü türlü sözler söylenir.屬於有話就說的類型。
Yemek olarak ele alındığında; Dürüm Tirit Kara Lahana Her türlü...權能是能吞噬一切的「黑影」。
Iohannies "Romanya'nın terörizm ve aşırıcılığın her türlüsüne karşı olan savaşa bağlılığını" tekrarladı.他还重申罗马尼亚“郑重承诺打击任何形式的恐怖主义和极端主义。
1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.1969年:消除一切形式種族歧視國際公約生效。
Allah'a hamdolsun ki ona iki türlü saltanat verilmiştir.這兩種身分都是真主啟示的。
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.在這時期,英國之外的地方幾乎沒有這項體育運動。
Her türlü anlaşmazlık oyunlarla çözülecektir.所有的糾紛一律以遊戲勝負解決。
Her türlü takip ve baskıdan kaçınmak amacıyla eserlerini yalnızca anonim adlarla yayımlamıştır.所有关于他离开原因的信息均来自匿名。
Daha sonra türlü oyunlarla uç beyi olmuştur.後來更轉為全能型選手。
Genel olarak her türlü meyve ve sebze yetişmektedir.一般來說可以盛產各種類的蔬菜和瓜果。
Bir türlü besleyemezler.不會觸發夾吃。
İsrail hava kuvvetleri, sivillere zarar vermemek için her türlü tedbiri aldıklarını açıkladı.以色列国防军强调他们尽力避免平民伤亡。
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.不过这首歌曲并没有完全创作完成。
Esnek olmayan çarpışma ise iki türlü olabilir.聚集可能不涉及兩個以上的類別。
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.全身性过敏反应可以是身体对差不多任何异物所产生的反应。
Öbür türlü aşama 1'den tekrar başla.返回步骤1并继续。
Silah her türlü modifiye edilebilir.可以自行改裝武器。
Bu pozisyon her türlü cinsiyet kombinasyonu için uygulanabilir.此動作可被各种性取向的人群採行。
Her türlü büyüyü yapabilir.精通各類魔法。
Gandi Hindistan'ı iki ayrı ülkeye bölecek her türlü plana şiddetle karşı çıkıyordu.他強烈反對任何把印度分成兩個國家的提議。
Bu hiç tanımadığı gezegende türlü aksilikler karşılacaktır.這可能是主角未知的出生星球上的感嘆詞。
Ne kadar uğraşsa da dikkatini bir türlü kitaba veremez.穎敏強記,於書無不精研。
Gölde çok türlü balık yaşamaktadır.湖内盛产多种鱼类。
Ejderhaya ad verilir, ama ejderhanın türü bit türlü belirlenemez.這個標本被歸類於懼龍的一種,但卻沒有明定是哪一個種。
Eğer varsa iletiye verilen her türlü yanıt da dönüt olarak adlandırılmaktadır.但他们派来的人将要返回,都需要有答复。
Son yıllarda sürekli 3. Lig için çabalamış fakat bir türlü çıkamamıştır.过去四十三年我见过许多尸体,但没有一具像这样。
Ben başka türlü düşünüyorum.我是这么看待它的。
İki türlü kadir vardır: Yıldızın yeryüzünden görünen kadri ve mutlak kadri.精確量測天球上兩顆相鄰恆星分離的距離時也是用類似的方式。
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.对该产品中的任何成分过敏者禁用。
Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır.湖上可以进行各种水上运动。
Deniz, yıllar önce ölen sevgisi Ayaz’ı bir türlü unutamadan Marmaris’te kendi halinde yaşamaktadır.死後常托夢給火星,在《黑暗時刻》賜予火星「愛」這條命。
Fakat Amerika bağımsızlığından sonra bu türlü ticaret çok gelişmeden sona ermiştir.美國的藝術發展在此之後也開始更加獨立起來。
Firavun bunun haberini oğluna verince oğlunun bundan hiç mutlu olmamasını bir türlü anlamaz.하느님은 그의 자녀들에 대한 모든 것을 알기 때문에, 용서하는 것이 그에게는 쉬운 일이다.
Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir.거의 모든 플랫폼에서 사용할 수 있다.
Her türlü yalandan nefret eder.나는 거짓말을 두려워하고 싫어한다.
Her türlü takı yasaktır.모든 구걸 행위는 금지되었다.
Ben başka türlü düşünüyorum.하지만 내 생각은 다르다.
Her türlü büyüyü yapabilir.다양한 마법을 사용할 수 있다.
Burada ise bir yıl boyunca her türlü dert ve hastalıktan korunulacağına inanilir.이렇게 하면 1년 내내 병이 없고 재앙을 물리칠 수 있다고 믿었다.
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.하지만 이 곡은 지금까지도 나오지 않고 있다.
Neredeyse her türlü tarım bitkisi yetişir.거의 모든 포유류가 진화한 시기이다.
İlgili Sayfalar