türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir türlü besleyemezler.Egyáltalán nem táplálkoznak.
Her türlü dil oyunu.Minden nyelvre lefordítva.
Her türlü suyu olağanüstü bir güzellikte tablolarında adeta akıtmıştır.Mindegyik busz a jó láthatóságot biztosító sárga festést kapott.
Genç millî takımlar düzeyinde ümit vadeden bir oyuncuyken beklenen çıkışı bir türlü geçekleştiremedi.Megfelelő tapasztalatok nélkül, mint ifjú reménység került a válogatott keretbe.
Isaac bir türlü rahat edemez.Irene már meg sem lepődik.
Her türlü yeme-içme ve ihtiyaçlar yayladan karşılanabilir.Ételt és italt akármilyen sorrendben lehet rendelni a vendégeskedés alatt.
Genelde her türlü ganimeti askerin elinde bırakmak cömertlik sayılırdı.Általában mindent elkövetett, hogy a katonák bizalmát biztosítsa magának.
Yeni geliştirilen M73E1 ve M219 ise bir türlü istenilen değişikliklere ulaşamıyordu.Az M41-esek, M47-esek korszerűsítése az említett formában nem hozott kielégítő eredményeket.
Her türlü şeye bir fobisi vardır.Gőzállapota minden anyagnak van.
Yaralanmalarda ise türlü tedaviler ile sorun giderilmektedir.A kezelés közben sérüléseket okozott.
Gitar neredeyse her türlü müzik türünde kullanılan bir müzik aletidir.Szinte minden zenei stílusban képviselteti magát valamilyen formában.
Bir türlü buluşamazlar.Egyiket sem találnak.
Bu yönelimi olan kişiler her türlü cinse karşı ilgi duyabilmektedir.Azonban ez egy olyan érzés, amivel minden ember szembenéz valamilyen mértékben.
İkinci klip ise plak şirketi yüzünden bir türlü gerçekleştirilemiyordu .Második lemezét is már csak úgy vállalta, ha nem lesz körülötte ekkora reklámkampány.
Mali Bakan Samir Radwan hükümetin siyasi tartışmalara her türlü fikir beyanatına açık olduğunu dile getirdi.Szamír Radván pénzügyminiszter azt mondta, a kormány kész az ellenzék összes pártjával egyeztetni.
Televizyonu almak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ama bir türlü alamazlar.Kárpótlásul kénytelenek venni neki egy új tévét, de maguknak már nem tudnak.
Vücudunu her türlü şekle getirebilme gücü vardır.Bármely testrészét képes megnyújtani.
Karısını yakın zamanda kaybetmiştir ve kendisini bir türlü toparlayamamıştır.Nővel már régóta nem volt, de nem nagyon hiányzik neki.
Kuantum durumu sistemde gerçekleşen her türlü ölçümün sonucunu belirler.Egy rendszer állapotán állapotjelzőinek összességét értjük.
Her türlü anlaşmazlık oyunlarla çözülecektir.Kaikki konfliktit ratkaistaan peleillä.
The Bernie Mac Show, Amerikan yapımı komedi türlü sitkomdur.The Bernie Mac Show on yhdysvaltalainen tilannekomedia.
İki türlü sınav şekli vardır.Testiä on kahta muotoa.
Her türlü çatı için idealdir.Maalämpö soveltuu kaikenlaisiin rakennuksiin.
McLaren takımı 1999'dan sonra bir türlü şampiyonluğa ulaşamamıştır.Kaudella 2004 McLarenista ei ollut kamppailemaan mestaruudesta.
Kişi bu durumundan ötürü her işi yapamaz ve her türlü ortamda bulunamaz.Luonnossa ei saa tehdä mitä hyvänsä, eikä kaikkea saa tehdä missä hyvänsä.
Almanlar, İngiltere'nin masaya oturacağından emindi ama bu bir türlü gerçekleşmiyordu.Britit pelkäsivät saksalaisten hyökkäystä, mutta sitä ei tullut.
Eğer varsa iletiye verilen her türlü yanıt da dönüt olarak adlandırılmaktadır.Tehtäessä ANY-kysely vastaus sisältää kaikki tietueet jotka liittyvät nimeen.
Daha sonra türlü bitkilerin hücrelerini inceledi.Hän tutki soiden kasvijäänteitä.
Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir.Selain pystyy näyttämään lähes jokaisen verkkosivun.
Savaş sonrası Almanya’da ekonomi bir türlü düzelmemişti.Ison-Britannian sodan jälkeinen talous oli huonossa kunnossa.
DİP, her türlü ezme ezilme ilişkisi ortadan kaldıracak olan yegane sınıfın işçi sınıfı olduğunu iddia eder.Niiden mukaan kaikkea yhteistyötä omistavan luokan kanssa oli vältettävä.
Ancak ilerleyen günlere karşın istenilen sonuçlar bir türlü alınamadı.Toiveista huolimatta keskustelut eivät tuottaneet toivottua lopputulosta.
Ejderhaya ad verilir, ama ejderhanın türü bit türlü belirlenemez.Maailmanrakennus jää kuitenkin kesken, lohikäärmeitä ei kuvata kovin tarkasti.
Diğer türlü hareket etmek ayıp- tır.Innostu tekemään toisin!
Ben başka türlü düşünüyorum.Poika ajatteli toisin.
Marinelerin yanı sıra her türlü şeytani güç ve türlü iblisler mevcuttur.Lisäksi tukikohta on täynnä demoneita ja hirviöitä helvetistä.
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.Nykyisin tapa on levinnyt lähes kaikkiin urheilutapahtumiin.
Türlü türlü sözler söylenir.Sanoja taivutetaan suoraan.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Hydroviljely ei sovi kaikille kasveille.
Videokonferans, her türlü kullanılabilir.Ajastimena voidaan käyttää vaikkapa videonauhuria.
Dönüş yolunda da türlü serüvenler atlatılıyordu.Kulkueessa kuljetettiin myös uhrieläimet.
Bu inanışa göre her türlü her nesne bir ruhi varlık veya ruh tarafından yönetilir.Perinteisen uskonnon mukaan lähes joka asialla oli henki tai sielu.
Diğer her türlü alkollü içeceğin satışı yasaktır.Kaikki muut tarjousvaiheen merkinannot ovat kiellettyjä.
Her türlü takı yasaktır.Kaikki muut merkinannot ovat kiellettyjä.
Burayla ilgili türlü türlü efsaneler mevcuttur.Alueeseen liittyy useita legendoja.
Üçüncü olarak, algılar, yorumlamadan önce veya sonra sağlanan her türlü “dış” bilgiye maruz kalırlar.Τρίτον, οι αντιλήψεις υπόκεινται σε οποιαδήποτε 'εξωτερική" πληροφορία που παρέχεται πριν ή μετά την ερμηνεία.
Bu pozisyon her türlü cinsiyet kombinasyonu için uygulanabilir.Η θέση αυτή μπορεί να περιλαμβάνει οποιονδήποτε συνδυασμό των δύο φύλων.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Οι ημιτελικοί διεξήχθησαν στις 26 Απριλίου και 3 Μαΐου 2007.
1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.1965 - Υιοθετείται η Διεθνής Σύμβαση για την Κατάργηση Κάθε Μορφής Φυλετικών Διακρίσεων.
Ben başka türlü düşünüyorum.Εγώ σκεπτόμουν το αντίθετο.
Ana merkez Japonya olmak üzere, her türlü ülkede adamları olabilir.Σε αυτήν την περίπτωση, ο ομιλητής θα μπορούσε να βρίσκεται οπουδήποτε αλλού στην Ιαπωνία.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Οι Σιχ αντιτίθενται σε κάθε είδος αφαίρεσης τριχών.
Bunlar iki türlüdür.Αυτά ήταν δύο τύπων.
Türlü işkencelere maruz bırakıldı.Δέχθηκε φρικτά βασανιστήρια.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Η αναφυλαξία μπορεί να προκληθεί από την αντίδραση του σώματος σε σχεδόν οποιαδήποτε ξένη ουσία.
Ve yılbaşı gecesi başlarına cinayetten doğuma kadar türlü olaylar gelir.Με αυτές τις εορτές τιμώνται γεγονότα του επίγειου βίου της από τη γέννηση έως και την Κοίμησή της.
Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır.Στην παραλία γίνονται επίσης δραστηριότητες water sports.
Şövalyelerin her türlü korkuya karşı bağışıklıkları vardır.Οι κυπελλούχοι δεν πιστώνονται πρόκριση για κάθε κατάκτηση.
Araç, tüm sezon boyunca olan bir türlü hızlı olamadı.Όλη αυτή την σεζόν δεν κατάφερε να παίξει σε ένα αποδεκτό επίπεδο σε όλη τη σεζόν.
Ancak bir türlü anlaşamazlar.Det kunne de ikke enes om.
İlgili Sayfalar