türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İki türlü tımarlı olurdu: Tezkireli ve tezkiresiz.Стебла двох типів: спороносні і безплідні.
Ancak yangının bir kundaklama olduğuna emin olmasına rağmen olay anını bir türlü hatırlayamaz.Однак, через аварію Олесь погано пам'ятає хто він.
Bu inanışa göre her türlü her nesne bir ruhi varlık veya ruh tarafından yönetilir.Згідно з цими віруваннями, кожна річ у світі має душу або дух.
1981'de kurulmuş olan şirket yılda ortalama 500 kitap, türlü konularda 150'den fazla dergi yayımlamaktadır.Видавництво публікує приблизно 500 книг на рік та понад 150 наукових журналів із різних областей.
Türlü oyunlar kurmuştur.Тут відбувається гра слів.
Yemen Deniz Kuvvetleri, Yemen'i denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Саудівські війська пригрозили знищити будь-який корабель, що буде намагатися пришвартуватися в Ємені.
Arkan, bu binanın da mobilyalarına varana kadar her türlü tasarımını üstlendi.Архітектор сам займався внутрішнім облаштуванням цієї будівлі і підбирав меблі.
Her yeri aramalarına rağmen bir türlü bulamazlar.Навіть якби вони мали такі наміри, їм просто нікуди відходити.
Sistem tek turlu olarak uygulanıyorsa, adayların basit çoğunluğu sağlamaları yeterlidir.Для того, щоб бути обраним у другому турі, кандидат вже повинен отримати просту більшість голосів.
Bu konu her türlü bilgisayar sistemlerinin ve ağlarının kullananımı için geçerlidir.Ця проблема вирішується за допомогою числових методів з використанням комп'ютерів.
Her türlü anlaşmazlık çözülür bu yıllarca devam eder.Постійні ж спори можуть зберігатися роками.
Her türlü görkemli unvanı reddetti.Відмовлявся від будь-яких адміністративних призначень.
Zinanın her türlüsü kesinlikle yasaktır.Будь-яке самостійне використання рослини суворо заборонено.
Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz.За допомогою якого можна знайти будь-яку інформацію по ключовим словам.
Ayrıca her türlü etkinliğin temel nedeni sonsuz töz, yani Tanrı'dır.Внаслідок, перша причина існує сама за допомогою себе вічно, тобто вона — Бог.
Sürekli Cevahir'le birlikte takılır ve onunla beraber her türlü belaya başını sokar.Потім вона повертається назад, щод врегулювати всі питання з чоловіком раз і назавжди.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.K anafylaktickému šoku může dojít v reakci na téměř jakoukoli cizí látku.
Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu.To znamenalo, že ne každý žebřík mohl být použít na dobývání určitého hradu.
Buna göre, bir olayı görsel olarak anlatan, her türlü kayıt bir izlektir.Vypravěč příběhu jako nestranný pozorovatel vše zaznamenává.
Gölde çok türlü balık yaşamaktadır.V jezeře žije mnoho druhů ryb.
Her türlü takı yasaktır.Jakékoliv druhy úderů jsou zakázané.
Eşitlik her türlü özgürlüğün ön koşuludur.Svoboda je duší každého pokroku.
Ben başka türlü düşünüyorum.Oni o věcech jinak přemýšlejí.
Her türlü görkemli unvanı reddetti.Špika možný střed zájmů odmítl.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Vlkodlaci mají rádi drahé kameny a zlato.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Je vhodná do všech pěstitelských poloh.
Türlü türlü sözler söylenir.Jak udělat něco slovy.
Pinkertonlar güvenlikten özel askeri görevlere kadar her türlü işte görev almışlardır.Agenti Pinkertonů prováděli širší škálu úkolů, od osobní ochrany po soukromou "armádu".
Bunların açılıp kapanmaları zaman alırsa da her türlü geçişe uygundur.Někdy až upadají do stavu blížícímu se šílenství, v němž jsou schopné všeho.
Kapta bulunan suya türlü mineraller de ilave edilebilmektedir.Může vytvářet i nové nerosty z minerálních látek, které jsou rozpuštěny ve vodě.
Masa tenisinden badmintona her türlü spor imkânı mevcuttur.V TenSingu by se měla rozvíjet celá osobnost.
Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir.Dopravní indukce se týká všech druhů dopravy.
Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir.Cílem péče je udržení podmínek pro jednotlivé druhy rostlin a živočichů.
Her türlü sese şaşkınlıkla tepki vermektedirler.Někteří řidiči reagují zmateně.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Je mi líto, že se spojuje s takovou rodinou, takový blázen!
Tüm bu zaman boyunca Charlie sürekli olarak sakarlılar yaptığından işler bir türlü yolunda gitmez.Charlie se dostává do nebe, navzdory tomu, že nikdy v životě neudělal nic správného.
Seçimlerin iki türlü yapılma ihtimali vardır.Voliči měli dvě možnosti, jak odpovědět.
Bu bir darbedir, başka türlü ifade etmek mümkün değildir" demiştir.Nejsem si jist jakého jiného ohlasu by se jinak mohlo dosáhnout."
Her türlü telefondan aranabilir.Možná hledáte: Telefonie.
Devlet başkanı, 2 turlu seçim sistemiyle direkt olarak halk tarafından seçilmektedir.Prezident Východního Timoru je volen v přímých volbách dvoukolovým volebním systémem.
Yazması eğlenceli olan türlü ilişkiler hakkında bir şeyler yazdım.Podívejte se, co jsme dělali mezi natáčením a na další legrační věci.
Türlü çeşitli hastalıklara neden olabilirler.Může přenášet různá onemocnění.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaxia poate fi cauzată de reacția organismului față de aproape orice substanță străină.
Suçsuz olduklarını bir türlü ispatlayamazlar.Nici nu a proclamat că ar fi fost nevinovați.
İşgalcilerden gıda ve su sağlanması da dahil olmak üzere her türlü yardım reddedildi.Invadatorilor li s-a refuzat orice ajutor sau asistență, inlusiv mâncare și apă.
İki türlü sınav şekli vardır.Există două tipuri de teste.
Her yeri aramalarına rağmen bir türlü bulamazlar.Peste tot oamenii cauta o iesire, fara sa o gaseasca.
Fakat Frederic ona bir türlü ısınamaz.Dar Frederic nu s-a lăsat impresionat.
Haklı olduğu sezilmekte, ama kendisi haklı olduğunu bir türlü açıkça kanıtlayamamaktadır.Și am constatat, cu multă satisfacție, că s-ar putea să aibă dreptate !
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.Cu toate acestea melodia a continuat fără întrerupere.
Sony böylece 60 milyon $ ödediği görüntülerin üzerinde her türlü değişikliği yapma hakkını satın almış oldu.Sony a plătit 60 de milioane de dolari pentru drepturile de difuzare.
Bunlar iki türlüdür.Acestea sunt de două tipuri.
Her türlü yalandan nefret eder.Urăște orice constrângere...
Şizofreni her toplumda ve her türlü sosyo-ekonomik sınıfta görülmektedir.Este o localitate in progres, in toate categoriile socio-economice.
Gölde çok türlü balık yaşamaktadır.În lac trăiesc 35 de specii de pești.
Bu sebeple her türlü hipotez, sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir.Drept urmare, fiecare celulă va fi perfect izolată de celelalte, permițând efectuarea experimentelor.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Semifinalele s-au jucat pe 26 april și 3 mai 2007.
Savaş sonrası Almanya’da ekonomi bir türlü düzelmemişti.După război, economia Germaniei s-a prăbușit.
Fakat Amerika bağımsızlığından sonra bu türlü ticaret çok gelişmeden sona ermiştir.Înainte ca el să ajungă acolo, negociatorii americani terminaseră tratativele cu succes.
Maiyetindeki diğer yöneticiler ile birlikte her türlü hizmet ve vergiden muaftı.Sub administrația sa, toți liderii religioși erau scutiți de taxe și servicii publice.
İlgili Sayfalar