türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"İki turlu seçim tartışması"."Starcie dwóch mocnych głosów.
Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu.Każdy mnie oczerniał i nie mogłem nawet podnieść kija z lodu.
Bu kişiler, görev dahilinde ihtiyaç olan her türlü malzeme ve ekipmana erişimden sorumludurlar.Do tego rodzaju zadanie zostały one wyposażone we wszelkie dostępne środki bojowe i wyposażenie.
1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.1968 – Polska ratyfikowała Konwencję o Eliminowaniu Wszystkich Form Dyskryminacji Rasowej.
Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır.Można tutaj uprawiać wszelkie sporty wodne.
(Yay, 2004: 30) Spekülatif sermaye hareketlerinin dizginlenmesine yönelik 2 türlü önlem olduğunu bilinir.(M.P. 1990 nr 30 poz. 240) wprowadziło odstąpienie od ustalania umów wzorcowych.
Gölde çok türlü balık yaşamaktadır.W jeziorze występuje wiele gatunków ryb.
Bu tür yanlış anlamaları gidermek için kontaklar başka türlü de tanımlanabilir.Taka postawa jednak może wiązać się z niezrozumieniem przez inne osoby.
Ancak iki türlü görünüşü vardır: Lâhûtî (Allah) ve Nâsûtî (insan).Tylko 2 spośród nich leżą na wybrzeżu: Cavtat i Molunat.
"Russell Crowe bir türlü vatandaşlık alamadı".Kraina Lorien nie znała skazy”.
4.Sınıf araçlar: Dingil sayısı 4 ve 5 adet olan her türlü araç 4. sınıf araç.Wersje doczepne (wagony bez silnika) oznaczane są 4ND lub 5ND.
Devlet başkanı, 2 turlu seçim sistemiyle direkt olarak halk tarafından seçilmektedir.Prezydent Egiptu wybierany jest za pomocą systemu dwukierunkowego.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Przez to staje się obiektem plotek i żartów w okolicy.
Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.Autorytet – automatycznie ulegamy wszelkim autorytetom.
Belirli olasılık teriminin tanımlanmasına göre değişik türlü rastgele örnek ortaya çıkabilir.Co do pochodzenia samego zjawiska, istnieć może kilka wyjaśnień.
Kimse neden gidemediğini bir türlü anlayamaz.Nie rozumiał, czemu nikt nie chce się z nim bawić.
İsrail Hava Savunma Kuvvetleri, İsrail'i havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Chronić mieszkańców Izraela i zwalczać wszelkie formy terroryzmu, które zagrażają codziennemu życiu.
Bu çatışmanın ne kadar sürdüğü ne türlü devam ettiği bilinmemektedir.Nie jest jasne jak długo po zamachu odbyła się sama bitwa.
Bayramlar, düğünler gibi her türlü kutlama ve şenlikte Kürtler dans eder ve şarkı söylerler.W wielkim hymnie pochwalnym wszyscy tańczą i śpiewają.
Savaş esnasında, Gardiyanlar bitkilerden her türlü yardımı talep edebilirler.W ten sposób chłopi mogli liczyć na pomoc innych oddziałów w razie potrzeby.
Bir türlü besleyemezler.Nie pobierają pokarmu.
Uygurcada iki türlü e sesi vardır.Istnieją dwa rodzaje ażurowych gwiozd.
Bu tip etik hükümleri oluşturmak her türlü normdan önceliklidir.Zdaniem Kanta wszelkie normy moralne można wywieść z imperatywu kategorycznego.
Seçimlerin iki türlü yapılma ihtimali vardır.W każdym stanie są tylko dwie możliwości do wybrania.
Fas Hava Kuvvetleri, Fas'ı havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Bariera (ang. Barier) – Aura chroniąca przed wszelkimi atakami.
Her türlü çatı için idealdir.Występuje we wszystkich typach skał.
Gandi Hindistan'ı iki ayrı ülkeye bölecek her türlü plana şiddetle karşı çıkıyordu.Gandhi var kraftigt emot varje plan som delade Indien i två separata stater.
Bu sebeple de her türlü anlaşma imkânsız hale geldi.Därmed gjordes alla kompromisser omöjliga.
Her türlü karaktere yer verilir.Det finns handling kring varje karaktär.
Silah her türlü modifiye edilebilir.Vissa typer av rustning kan även modifieras.
Isaac bir türlü rahat edemez.Jakob har det inte så lätt.
Ben başka türlü düşünüyorum.Det blev på ett annat sätt.
Filistin otoritesi her türlü şiddete karşıdır.”Finland fördömer användandet av våld."
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxi kan orsakas till följd av ett immunologiskt svar på så gott som alla främmande ämnen.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.Länder utanför EU i Europa klarade sig bättre.
Türk Kara Kuvvetleri, Türkiye'yi karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Sådana hot från Turkiet har motiverats med att de försvarar turkcyprioterna från angrepp.
Her türlü ikmal malzemesi de öküz ya da at arabalarıyla taşınacaktır.Tidiga varianter drogs för hand eller av hästar.
Türlü türlü görüşlerdeki insanların çalışmaları dergimizde yer alacak.Detta är vad jag ser i Pers arbete när jag möter hans bilder.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Luder själv har motsatt sig alla rivningar.
Venedik'teki türlü aşk mekanları genç aşıkların buluşma noktasıdır.Ungdomspalatset i Gårdsten är en mötesplats för unga i stadsdelen.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Matcherna spelades 26 april och 3 maj, 2007.
Mektuplarda yazması telkin edilir, ama o niyetlense de bir türlü başlayamaz.Hon ber om att få följa med men oavsett vad du svarar så kommer det inte att ske.
Gerekli bulunduğu yerde ise geçmiş oyunlarda her türlü eski farklı kodlamaları yıllarına göre de sunmaktadır.Dock krävs de för att kunna nå alla saker som finns i de förra spelen.
Her türlü ticaret yapılmaktadır.Affärer till varje pris.
Bu bir darbedir, başka türlü ifade etmek mümkün değildir" demiştir.Så de är intresserade av att lära sig något nytt, något som är oförfalskat."
Çok uğraşmışlar ama tutturmak bir türlü mümkün olmamış.Och ja, det kan jag ha varit, men inte på något kränkande sätt.
Cezayir Kara Kuvvetleri, Cezayir'i karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Eufor behåller sin förmåga att reagera i hela landet till eventuella hot mot säkerheten.
Vahiy ile gelen her türlü söz Allah’ın sözü kabul edilir.Alla löften räknas som att ha Allah som deras vittne och garant.
Ülkenin ihtiyaç duyduğu her türlü fide burada yetiştirilir.Alla förväntades ha den religion som var den rådande i landet.
Üç türlü Kore saray müziği türü vardır.Det finns tre dansgolv med olika typer av musik.
Başka türlü olmaz.Det finns inget annat sätt.
Allah'a hamdolsun ki ona iki türlü saltanat verilmiştir.Обидва шлюби дійсні перед Аллахом.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Анафілаксія може бути реакцією у відповідь на майже будь-яку чужорідну речовину.
D-M Soundex sonuçları 100000 ile 999999 arasında her türlü sayı formatında olabilir.Результати Д-M-Саундекс повертає в числовому форматі між 100000 і 999999.
Her türlü takı yasaktır.Дозволено все, що не заборонено.
Oyunu da iki türlü oynanır.Двоє грають у таку гру.
Spider-Man gibi Kasady de her türlü yüzeye tırmanabilir.Як і Людина-павук, Карнидж може триматися за будь-яку поверхню.
Boş bir otelde geçen Kubrick filminde son eserinde bir türlü ilerleyemeyen bir yazar konu edilir.У фільмі Стенлі Кубрика в порожньому готелі стоїть письменник, який не може продовжити свою останню роботу.
Kadı bir türlü orta yolu bulamaz.В середній частині не має наскрізного проїзду.
Bu türlü çalışmalarda önce problemin ögeleri ve amacı tarif edilir.І тоді перед людиною постає питання про сенс і мету життя.
İlgili Sayfalar