türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama New Line başka türlü bir son istedi.Mas os roteiristas optaram por outro final.
Her türlü hareket ve eylem, güç istencinin hiyerarşik olarak üstünlük kurma tasarısından ibarettir.Tudo isso soa, claro, como o trabalho de alguém que quer destronar o domínio da religião.
Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir.O Plone roda em praticamente qualquer plataforma.
Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır.Aan de kust is alle mogelijke watersport te ondernemen.
Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir.De brug is toegankelijk voor alle soorten verkeer.
The Bernie Mac Show, Amerikan yapımı komedi türlü sitkomdur.The Bernie Mac Show is een Amerikaanse komedieserie.
1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.1965 - Internationaal Verdrag inzake de uitbanning van alle vormen van rassendiscriminatie wordt aangenomen.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxie kan worden veroorzaakt door een reactie van het lichaam op vrijwel elke vreemde stof.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Hij is bijgelovig en vreest dat zijn geluk niet blijvend is.
Araç, tüm sezon boyunca olan bir türlü hızlı olamadı.De wagen verbeterde vrijwel niet gedurende het seizoen.
Vücudunu her türlü şekle getirebilme gücü vardır.Hij kan zijn lichaam vrijwel elke gedaante aan laten nemen.
TBMM bir türlü yeni cumhurbaşkanını seçemiyordu.Men was er niet in geslaagd een nieuwe president te kiezen.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Men vermaakte er zich met allerlei scherts en plagerijen.
Her türlü yalandan nefret eder.Ik haat het als je liegt.
Bu türlü aralığa μ parametresi için "güven aralığı" adı verilir.Zo'n interval heet een betrouwbaarheidsinterval voor de parameter μ.
Ben başka türlü düşünüyorum.De EU denkt daar anders over.
Ama bir türlü cesaret edip de gidemez.Ik durf of kan niets ondernemen.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Wel werd er gepleit tegen elke vorm van entrisme.
Spider-Man gibi Kasady de her türlü yüzeye tırmanabilir.Hij kan net als Spider-Man op muren klimmen.
Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir.Deze kunnen zich op elk platform ontwikkelen.
Balıkçılık da önemli bir gelir kaynağı olup, körfez sularında her türlü balık bulunur.Visvangst is hun belangrijkste bron van inkomsten, wat u verzekert van verse vis in alle restaurants.
Her türlü bilgi ve haberi toplamakla görevlidir.Het veel lezen en verzamelen van informatie.
Her türlü dövüş tekniğini öğrenerek ailesinin katillerinin peşine düşer.Hij gebruikt zijn kennis van informatica om de moordenaars van zijn gezin op te sporen.
"Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece Allah'tır." anlamına gelmektedir.Zij vertrouwt en gehoorzaamt de kracht van het Woord, waardoor God alle dingen draagt.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Een scout lacht en fluit vrolijk onder elke omstandigheid.
Chris olanları bir türlü sindiremez.Chris is zich van dit alles niet bewust.
Her türlü ahşap kullanılabilir.Eventueel kan nog wat houtlijm worden gebruikt.
Isaac bir türlü rahat edemez.Iris voelt zich niet lekker.
Ancak bir türlü anlaşamazlar.Ze kunnen het over niets eens worden.
Ama aksilikler onun peşini bir türlü bırakmaz.Zijn verleden blijft hem echter achtervolgen.
Türlü çeşitli hastalıklara neden olabilirler.Dit beeld kan veroorzaakt worden door uiteenlopende aandoeningen.
Ve her türlü işletmeye uygulanabilir.DAT kan worden gebruikt voor alle vormen van vervoer.
Guido, Bir motor tamircisi olan Guido onun yardımcısıdır ve karısının ölümünü bir türlü kabullenememiştir.Gérard, een werkloze ingenieur, is in de steek gelaten door zijn vrouw.
Türlü türlü sözler söylenir.Het gaat om de manier waarop iets gezegd wordt.
Bu türlü yolsuz kazanç kazanma ile kendi şahsi servetini de büyük miktarlara yükseltmiştir.Hij verwierf, al dan niet door schenking, uitgestrekte landgoederen.
Anti-faşizm; her türlü faşist ideoloji, politik hareket ve organizasyona karşı olan görüş.Antifascisme - beweging die zich verzet tegen het fascistische gedachtegoed en fascistische organisaties.
Eğer varsa iletiye verilen her türlü yanıt da dönüt olarak adlandırılmaktadır.Na elke aflevering kwamen ook de antwoorden op de gestelde vragen op de website te staan.
Dağ sürüşlerinde her türlü arazide yol alınır.Op de top van elke berg zijn punten te verdienen.
USOC ayrıca ABD'yi her türlü Olimpik toplantıda ve organizasyonda temsil eder.De USOC vertegenwoordigt ook de Amerikaanse kandidaatsteden voor de Olympische Spelen.
Dışarı çıkmak istediğinde kapı bir türlü açılmaz.Dat wil zeggen dat de lift niet vertrekt als er ergens een deur open blijft staan.
Sonede her türlü konu işlenebilir.Vanaf dat punt kon er van alles gebeuren in het programma.
Bu biletler iki türlüydü: Seating ve Standing.Een voorbeeld van zo'n paar is: plaats en impuls.
Mektuplarda yazması telkin edilir, ama o niyetlense de bir türlü başlayamaz.Zij schrijft hem diverse brieven, maar hij wil deze in eerste instantie niet lezen.
Su kaynakları bol olana mahallesimüzde her türlü tarım ürünü yetişmesine imkân sağlamaktadır.In een landbouwontwikkelingsgebied krijgt de intensieve veehouderij alle kansen om zich te ontwikkelen.
Bu halisünasyon sonucunda oyuncunun yaptığı seçimlere göre oyun iki türlü bitebilir.Afhankelijk van de keuze die de speler maakt kan het spel op 20 manieren eindigen.
Her türlü ödemeyi kabul ediyoruz.Wij nemen alle soorten betalen aan.
Allah'a hamdolsun ki ona iki türlü saltanat verilmiştir.Składa się z dwóch części – wysławiającej Boga oraz zapowiadającej Ziemię Obiecaną.
Ben başka türlü düşünüyorum.Ten sądzi inaczej.
Her türlü yalandan nefret eder.Gardzę wszelkim kłamstwem.
İçeriği her türlü kategoriden yapı objelerine dair dokümantasyon ve bilgiler içermektedir.A ta obejmuje dokumentację i informacje dotyczące obiektów budowlanych wszystkich kategorii.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Przyczyną anafilaksji może być reakcja organizmu na niemal każdą obcą substancję.
Her türlü telefondan aranabilir.Można je odebrać na dowolnym z telefonów.
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.Ostatecznie piosenka nie trafiła jednak do finału.
Jack Kim'e aşık olduğunu bir türlü söyleyemez.Nie trudno się domyślić, że Kyō zakochuje się w niej (ku rozpaczy Kagury).
Vücudunu her türlü şekle getirebilme gücü vardır.Potrafi przybierać dowolną fizyczną formę.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Potrafi obronić siebie (i swojego męża) przed niemal każdym zagrożeniem.
Her türlü hayvandan korkulabilir.Może atakować wiele gatunków zwierząt.
Ama New Line başka türlü bir son istedi.Finał miał inny przebieg.
Geride kalanların ise her türlü hakları yavaş yavaş ellerinden alınıyordu.Ci, którzy przeżyli stracili automatycznie wszystkie swoje prawa.
Suçsuz olduklarını bir türlü ispatlayamazlar.Podatnicy nie udowodnią niewinności.
İlgili Sayfalar