türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben başka türlü düşünüyorum.وقيل غير ذلك.
Her türlü insan aktivitesi, doğal sistemler ve bütün organizmalar atık ısı kaynağıdır.وتتضمن مصادر الطاقة المهدرة جميع أنواع الأنشطة البشرية والأنظمة الطبيعية وكافة الكائنات الحية.
Damga vergisi, her türlü sözleşmeden doğan ve devlet tarafından alınan bir vergi çeşididir.الإعفاء الضريبي هو إعفاء من جميع أو بعض الضرائب التي تفرضها الدولة.
Ancak Sarp ve yancısı evin kahyası Şükrü ile her türlü planı yapmaktadır.وهو أصل كل مقام وقاعدته التي يبني عليها، كما يُبنى الحائط على أساسه، وكما يقوم السقف على جداره.
Kimliği bir türlü açığa çıkarılamayan Karındeşen Jack 1888 yılında Londra'da fahişeleri öldürmüştür.جاك السفاح قاتل العاهرات في لندن سنة 1888.
Ve her türlü işletmeye uygulanabilir.ولكلّ نوعٍ طريقة في التعامل.
Ayrıca okapi sadece ağaç yaprakları ile değil başka türlü bitkilerle de beslenebilir.يلحق بالخضروات أيضًا الفطر رغم أنه لا يعد من النباتات بل من الفطريات.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.صغيرٌ أنا ومرذول وحقوقك لم أنسَ.
Bu haber üzerine türlü spekülasyonlar yapılır.أكثر من تقرير نشر عن هذا التفاعل.
Kahraman, ne kadar pervasız olsa da bir türlü burjuva dünyasının zincirlerini kıramamaktadır.والبطلة هنا بالرغم من عدم تناهي شجاعتها إلا أنها لم تستطع كسر أغلال عالم البرجوازية.
Divan şiirinde aşk iki türlü işlenmiştir: Dünyevi aşk ve ilahi aşk.فهناك نوعان من الحب داخل أي علاقة؛ وهما الحب العاطفي وحب العشرة.
Tek vitesli bisikletlerle, tek veya turlu parkurlarda yol harici düzenlenir.ولكن بالطبع يسمح بالتجول سيرًا على الأقدام أو على دراجة هوائية على هذه الطرق الخاصة.
Chucky, Nica'yı da öldürmek için çok uğraşır ancak bir türlü öldüremez.كانت ستكون فتاة سنيك إذا لم تكن تركز على قتله".
İsrail Deniz Kuvvetleri, İsrail'i denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.حماية الحدود مع الجولان المحتل من أي تسلل إلى داخل إسرائيل.
Yemen Kara Kuvvetleri, Yemen'i karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.أية إجراءات أخرى من شأنها أن تمنع حدوث مواجهة مسلحة في اليمن.
"Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece Allah'tır." anlamına gelmektedir.“ويشهد أنه لا يملك من نفسه إلا العدم وأن كل ماله من الله.”
Araç, tüm sezon boyunca olan bir türlü hızlı olamadı.لم يقم الجاز بأية تحركات كبيرة بعد نهاية الموسم.
Ama New Line başka türlü bir son istedi.بيد أن القدر رسم خاتمة أخرى.
Ama bu bir türlü gerçekleşemez.ولا أعتقد مطلقًا أن ذلك سيحدث.
Sonede her türlü konu işlenebilir.يمكن ايجاد مسائل اخرى كاملة في الهامش .
Her türlü çatı için idealdir.مثالي لجميع أنواع البشرة.
Ama babası bir türlü gelmez.فاذا تعذر على والده المجيء ..
Toponimi, her türlü adın bilmi olan onomastik bilminin bir alt dalıdır.ووراء كل أسم من هذه الأسماء قصةًً ً معروفة.
Ayrıca her türlü ilmi araştırmalara imkan sağlarlar.وهي تزودنا بالدافع حتى الدافع إلى المعرفة.
Burayla ilgili türlü türlü efsaneler mevcuttur.تكتنف هذا المكان أساطير عديدة.
İlçe arazilerinde her türlü meyvecilik üretimi az da olsa yapılmaktadır.وتحتاج أشجار الفواكه في أولى سنواتها لقليل من التقليم.
Pazara her türlü ihtiyaç maddesi gelmektedir.كل نوع من الحركة يتطلب نوع معين من المشغلات.
“Özetle, öteki dünyada ihtiyacı olan her türlü nesneyi gömmekteler.”وأن تكون له فروع في جميع الدول العربية وغيرها من الدول في العالم التي تستدعي الحاجة فيها إلى ذلك."
Gözlerinin bir türlü kapanmadığı anlatılır.عينيها مسبلتان لدرجة تبدو وكأنهما مغلقتان.
Halk söyleyişleri, anlatımı kadar dünya edebiyatlarından türlü eğilimlerden, deneylerden izlenimler görüldü.وشوهدت في الأقوال الشعبية على حد التوضيح انطباعات من التجارب ومن الاتجهات المختلفة من الأدب العالمي.
Bilim, her türlü olguyla değil yalnızca ilgi alanına giren ve önemli olgular ile ilgilenir.انتقائية العلم: يهتم العلم بالوقائع المهمة فقط والتي تتعلق بمجاله اوليس مع كل الوقائع بكافة أشكالها.
Mısırlı sağlıkçılar her türlü gastroentestinal tedavi için safranı kullanırdı.Os curandeiros egípcios usavam o açafrão para tratar todas as variedades de distúrbios gastrointestinais.
Orklar atlar ve insanlar da dahil her türlü eti yerler.Comem todo tipo de carne, até a de homens e cavalos.
Ancak odasına geri dönen Barton bir türlü yazmaya başlayamaz.De volta ao quarto, no entanto, Barton é incapaz de escrever.
Öbür türlü aşama 1'den tekrar başla.Caso contrário, volte para o passo 1.
Bunlara tekrar kavuşabilmek istiyen tanrılar devlerin her türlü isteğini kabul etme yanlısıdırlar.Aqueles que desejam retornar a Deus deve abandonar todos os prazeres dos sentidos.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Os jogos das semi-finais foram jogados em 26 de Abril e 3 de Maio de 2007.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Um Escoteiro tem coragem e sorri sob todas as condições.
Buonafede aydaki bu türlü yaşayışı çok beğenmiştir.Essa expressão de amizade agrada Luna.
Anonymous geniş isimsiz bir kolektif olarak her türlü insan kavramını temsil eder.Anonymous representa amplamente o conceito de qualquer e todas as pessoas como um grupo sem nome.
Fakat bir türlü parayı denkleştirip babasının karşısına çıkamaz.Consegue se firmar, mas nunca mais recuperaria a fortuna de seu pai.
Devlet başkanı, 2 turlu seçim sistemiyle direkt olarak halk tarafından seçilmektedir.O Presidente de Moçambique é eleito através do sistema eleitoral a duas voltas.
Kuantum durumu sistemde gerçekleşen her türlü ölçümün sonucunu belirler.O estado quântico determina a probabilidade das respostas de qualquer medição realizada no sistema.
Çünkü her türlü darbede kolaylıkla parçalanacak kadar dayanıksızlardı.Altamente resistente, as peças não estragaram com facilidade.
Bu arada Red Hot Chili Peppers yeni albümde bir türlü istedikleri başarıyı yakalayamadılar.O Red Hot Chili Peppers revive novamente, após o relativo fracasso do álbum anterior.
Bu sebeptende onlara türlü cefa çektirmekten pek zevk alırdı.Eu achava engraçado que me desse tanta atenção.
Ama babası bir türlü gelmez.O pai diz que não pode fazer nada.
Her türlü meyve-sebze yetiştirilebilir.É capaz de criar todo tipo de flor.
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.No entanto, a ameaça deles não está terminada.
Bu nedenle her türlü uzun süreli tedavilerde doz yavaş yavaş azaltılmalıdır.Portanto, deve-se retirar a dose de modo gradual.
Her türlü telefondan aranabilir.É possível chegar por teleférico.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.Tem tantos filhos, netos e bisnetos e descendentes dele que não o ouso dizer a Vossa Alteza.
Her bölümde bir kedi ve farenin birbirlerine türlü eziyetler yaşatması gösterilmektedir.Em cada estado e território, existe um catálogo de espécies ameaçadas.
Ayrıca her türlü etkinliğin temel nedeni sonsuz töz, yani Tanrı'dır.Além disso, todos os fenômenos externos são reflexos do noúmeno interno e, no final, de Deus.
Zaten az olan maaşına patronu da bir türlü zam yapmamaktadır.Ele acha que o governo não deve estabelecer um salário mínimo .
Ayrıca her türlü mermiyi de savuşturma yeteneği vardır.Também maneja qualquer tipo de arma com perfeição.
Bu sebeple de her türlü anlaşma imkânsız hale geldi.A relação deles torna-se impossível.
TBMM bir türlü yeni cumhurbaşkanını seçemiyordu.O PSTU não teve nenhum candidato eleito para deputado estadual.
Ancak, ölçüm sonuçları eşsiz değildir, her türlü sonuç elde edilebilir.E, em geral, a probabilidade de cada resultado não é igual.
Zinanın her türlüsü kesinlikle yasaktır.Toda forma de tributação é proibida de forma inequívoca.
İlgili Sayfalar