türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Avcı ya da avcılarca avlanan her türlü av köyün ortak malıdır.Cada rebaño posee un territorio, el cual el macho defiende de otros machos.
Sözcüğün günümüzdeki kullanımı kültüre yöneltilen her türlü eleştiriyi kapsamaktadır.El uso contemporáneo tiende a incluir en el término todas las formas de crítica dirigidas a una cultura.
Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz.Ahora puedo hacer cosas con la información que contiene la base de datos.
Ve yılbaşı gecesi başlarına cinayetten doğuma kadar türlü olaylar gelir.Me acusaban de todo, hasta del crimen de la semana que viene.
Her türlü ahşap kullanılabilir.Se pueden utilizar todos los órganos de la planta.
Güney Amerika kıyıları ve Arjantin pampalarında türlü tehlikelere göğüs gererler.Suelen darse en las Grandes Llanuras de EE.UU y en las llanuras Pampeanas de Argentina.
Her türlü cinsellik içeren şiddet biçimlerini ifade eder ve genellikle fiziksel şiddeti de içinde barındırır.Todas las imágenes aluden a formas de ejercer el poder, a menudo mediante la violencia.
Günler böylece sürüp giderken Haceli ve adamları Ali'yi rahat bırakmazlar bir türlü.Después de pasar juntos unas pocas horas, Leo y Alma no podrán olvidarse...
Doğanın her türlü suretine karşı duyulan sevgiye.Leyes sobre tributos de cualquiera naturaleza que sean.
Chucky, Nica'yı da öldürmek için çok uğraşır ancak bir türlü öldüremez.Luego, intenta dispararle a Chucky/Nica, solo para descubrir que ya no le queda munición.
Anlatım, alıcıya iletilişine göre iki türlüdür: sözlü ve yazılı.Este ejemplo contiene dos declaraciones: REPORT y WRITE.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Adora los animales, los niños y los atardeceres románticos.
"Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece Allah'tır." anlamına gelmektedir.Nell'Islam ogni creazione è attribuita ad Allah l'unico Dio per i musulmani.
Her türlü yalandan nefret eder.Odia qualsiasi tipo di ingiustizia.
Silah her türlü modifiye edilebilir.Può mutare in qualunque arma.
Her türlü büyüyü yapabilir.Con la sua bacchetta può fare ogni tipo di magia.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.La pace tanto attesa in Europa sembrava che fosse stata finalmente raggiunta.
Her türlü toprak koşuluna dayanıklıdır.Qualsiasi tipo di terreno va bene.
Ama bir türlü cesaret edip de gidemez.Non era senza un certo coraggio.
Bu teoriler içinde türlü görüşler de vardır.Ecco alcune teorie.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Si suppone fosse una donna molto importante appartenente ad un ceto sociale elevato.
Çağdaş Kırgız adları köken bakımından türlüdür.Sbaglia sempre il nome delle Pretty Cure.
Bu çatışmanın ne kadar sürdüğü ne türlü devam ettiği bilinmemektedir.Non saprei dire quanto durò questa lotta.
Ferit ise yaşadığı bu olayı uyku halimi yoksa kâbus mu olduğunu bir türlü çözemez.Willy però si accorge che per fortuna è un incubo, o forse no...
Şövalyelerin her türlü korkuya karşı bağışıklıkları vardır.Essi sono anche immuni a qualsiasi forma di paura.
Bu emri yerine getirmek için her türlü silahı kullanmak zorundadırlar.Tutte queste armi ebbero necessità di essere impiegate.
İstanbul'daysa onları türlü maceralar bekleyedurur.Lì, l'avventura li aspetta.
Kaynak ateşi püskürtüp her türlü kayayı eritebilirler.«Sputa fuoco in grado di fondere le rocce.
İçeriği her türlü kategoriden yapı objelerine dair dokümantasyon ve bilgiler içermektedir.Questo comprende le documentazioni e informazioni relative a progetti edili di tutte le categorie.
Dönüş yolunda da türlü serüvenler atlatılıyordu.Sulla strada del ritorno scoppiarono nuove sommosse.
Ruslar bir türlü Çerkesya'ya söz geçiremiyor ve boyun eğdiremiyordu.Černyševskij non si sentiva a suo agio e non lo nascondeva.
Bu adam ise her türlü ekonomik aktivitede mutlak dezavantaja sahiptir.Nessun dubbio che egli abbia diritto a tale riconoscimento economico.
Geçmişi gör bölümünde makale üzerinde yapılan her türlü değişiklik kayıt altına alınmaktadır.Sono soggette a registrazione tutte le modifiche di elementi già iscritti.
Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır.In essa si possono praticare tutti gli sport acquatici.
Fas Kara Kuvvetleri, Fas'ı karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Va sui Pirenei per organizzare la difesa contro un possibile attacco della Spagna.
Esnek olmayan çarpışma ise iki türlü olabilir.L'impugnatura può essere di due tipi.
Bütün bunlara rağmen isyanlar bir türlü durmuyordu.Nonostante tutti i successi, le inimicizie non cessavano mai.
Bununla tüm 80-turluk bir özet fonksiyonunda çakışma bulmak için muazzam şekilde işlem süresi gerekiyor.È un vero successo, considerando la portata oraria di 80 passeggeri per ciascun senso.
Bir kişideki her türlü yarayı iyileştirir.Guarisce alcune ferite.
4.Sınıf araçlar: Dingil sayısı 4 ve 5 adet olan her türlü araç 4. sınıf araç.Auto eleggibili: veicoli a 4/5 porte.
Anlatım, alıcıya iletilişine göre iki türlüdür: sözlü ve yazılı.L'esame per l'ammissione dei professori constava di due prove: scritta ed orale.
İki turlu maçlar 8 Mart ve 14 Mart 2007 günlerinde oynandı.La gara del salto in alto maschile si è svolta in 2 giorni, l'8 ed il 9 marzo.
Almanlar, İngiltere'nin masaya oturacağından emindi ama bu bir türlü gerçekleşmiyordu.Questi scritti ponevano la questione di come sarebbe stata l'Inghilterra se la conquista non fosse avvenuta.
Genç asker erkek kardeşinin kaybolduğuna bir türlü inanamamaktadır.Il ragazzo non si dà pace per l'inspiegabile sparizione del fratello.
Bir türlü besleyemezler.Non può essere mangiato.
Ben başka türlü düşünüyorum.Pensare altrimenti.
Albümün adı, yıllar önce albüm çıkaracağını söyledikten sonra bir türlü albümün çıkmamasına bir göndermedir.Nel 1996 il singolo Dimmi come fai anticipa l'uscita dell'album Un po' di noi.
Avrupa Birliği de Kırım ile her türlü ticareti yasaklamıştır.L'Unione europea vietò anche l'importazione di tutti i beni dalla Crimea nei suoi Stati membri.
Kantinde öğrencilerimiz her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilirler.Questo programma permette all'università di soddisfare tutti i bisogni degli studenti.
Kişi bu durumundan ötürü her işi yapamaz ve her türlü ortamda bulunamaz.Desiderio si fonde senza sforzo con qualunque ambiente in cui si trova.
Chris olanları bir türlü sindiremez.«Chris non ne fu affatto felice.
Oyunu da iki türlü oynanır.Si può anche giocare in due.
İki turlu maçlar 14 Şubat ve 22 Şubat 2007 günlerinde oynandı.I due plebisciti indetti si tennero il 10 febbraio e il 14 marzo.
Bu yöntem iki türlü gerçekleştirilmektedir.Questo accade in due diverse maniere.
Ama Bir Türlü Final Maçını Kazanıp 3. Lige Çıkamadı.Concluse il torneo vincendo 4 match e perdendone 3, non riuscendo ad accedere alla finale.
Kolay kazanan ve pervasız harcayan bir zümrenin türemesi; her türlü malın sürülmesi fırsatını doğurur.Questo perché riesce ad associare l'abbaiare alla ricompensa (il cibo) che riceve a ogni fine pista.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Ama i gioielli e gli oggetti preziosi.
Kendisiyle baş başa kaldığı zamanlarda, düzenli bir işi olsaydı her şeyin başka türlü olacağını düşünür.Se qualche persona ha attraversato qualcosa di simile, spero che si senta meno sola.
İki türlü sınav şekli vardır.Esistono vari test.
Bu adam her türlü aktivitede mutlak üstünlüğe sahiptir.È estremamente efficiente in tutti gli aspetti del suo lavoro.
İlgili Sayfalar