türlü ile cümle
türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Zaten tanrı biliyor ki hiç başka türlü olmadı.Cependant, Dieu en a voulu autrement.
Bu yöntem iki türlü gerçekleştirilmektedir.Ce passage se produit de deux façons.
Türlü türlü sözler söylenir.Il faut certes des mots.
Çoğu çift türlü olsa da safkan hayalet Pokémon'lar da vardır.Fait unique, les deux adversaires peuvent avoir le même pokémon.
Her türlü böcek, sürüngen ve kemirgenin yenilmesi yasaktır.Tout contact avec la peau et les muqueuses doit être évité.
Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir.L'aviculture désigne toutes les sortes d'élevage d'oiseaux ou de volaille.
İki turlu maçlar 26 Nisan ve 3 Mayıs 2007 günlerinde oynandı.Les matchs ont lieu le 26 avril et le 3 mai.
TBMM bir türlü yeni cumhurbaşkanını seçemiyordu.Bryant n'était pas candidat à un nouveau mandat.
Türlü türlü iftiralara maruz kalmıştır.Ils nous ont crié toutes sortes d'insultes.
Almanlar, İngiltere'nin masaya oturacağından emindi ama bu bir türlü gerçekleşmiyordu.Ces articles posaient la question de savoir ce que serait l'Angleterre si ce n'était pas le cas.
Rusçada her türlü toplu şiddet olaylarına pogrom denir.Des pogroms se déroulent en Russie.
Ve her türlü işletmeye uygulanabilir.Elle peut être utilisée dans toute démarche d'organisation.
'Kafkas şeytanı' dedikleri Murat'ı bir türlü yakalayamazlar.Tous ne sont pas digestes, comme le Cèpe diabolique plus connu sous le nom de Bolet Satan.
Günün her saatinde, her türlü araçla köye ulaşmak mümkündür.Par bus, on peut atteindre tous les villages.
Başına türlü türlü dertler gelmektedir ve çok kolay hastalanmaktadır.Elle se retrouve face à des problèmes familiaux et tombe malade.
Bu türlü bir siyasi evlilik Bizans ve Roma tarihinde hiç yapılmamıştı.Aucune fête d'une telle ampleur et d'une telle splendeur n'est rapportée dans l'histoire de Rome.
Zaten az olan maaşına patronu da bir türlü zam yapmamaktadır.De plus, les dirigeants ne sont pas disposés à lui accorder un meilleur salaire.
Bahreyn Hava Kuvvetleri, Bahreyn'i havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Le mission de Zayas était de fortifier Baler contre toute attaque possible.
Kadışehri ve çevresinin her türlü ihtiyaçları bu pazardan karşılanır.Les bourgs historiques et leurs quartiers résidentiels se situent tout autour de ce boulevard.
Ancak daha sonra birçok uyuşmazlık ortaya çıkmış ve bir türlü kanun haline dönüşememiştir.Elle se perd dans cette multiplicité et n’aboutit à aucune véritable loi.
İç savaş sırasında Kırım'a gidecek ve ortalıkta hüküm süren kargaşalık içinde türlü sıkıntılar çekecektir.Muté en Tunisie, il sera confronté aux troubles qui s’y déroulent.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Toutes les céréales sont cultivées avec succès.
Tom her türlü havada koşmaya gider.Tom sale a correr con toda clase de tiempo.
Seninle öğle yemeği yemeye bir türlü vakit bulamadım.De ningún modo pude encontrar tiempo para almorzar contigo.
Ancak odasına geri dönen Barton bir türlü yazmaya başlayamaz.Sin embargo, de vuelta en su habitación, Barton es incapaz de escribir.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Y todo por la ausencia implícita del convencimiento propio.
Sonia, sahibi olduğu şapka dükkanını kaybetti, Lovecraft da bir türlü iş bulamıyordu.Greene tuvo problemas de salud y perdió su tienda de sombreros y Lovecraft no era capaz de encontrar trabajo.
RAID her türlü uygulamada büyük performans artışları sağlamaz.RAID no mejora el rendimiento de todas las aplicaciones.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Son buenos para todo tipo de cultivo.
Sulh ve sükûnu sağlayıp, memleketinde her türlü zulme mâni oldu.Su vida entera estará sin culpa, y tendrá éxito en su llamado".
Şekerde kaplanmış her türlü dondurulmuş şekerlemeye uygulanan patent 1928'de geçersiz hale getirilmiştir.La patente, que fue aplicada a cualquier producto congelado recubierto de chocolate fue invalidada en 1929.
"Dünya ne olursa olsun terörizmin her türlü suretine karşı birlik halinde olmalıdır." dedi.«La comunidad internacional debe permanecer unida ante cualquier forma de terrorismo.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.Los sarracenos dejaron de perseguirlo.
TBMM bir türlü yeni cumhurbaşkanını seçemiyordu.La asociación no eligió a un presidente.
Ben başka türlü düşünüyorum.Nosotros lo vemos de otra manera.
Bir türlü kaymakama kandırıldığını söyleyemez.¿Es que no ven que han caído en la trampa?
Hemen hemen her türlü platformda çalışabilir.Puede operar en plataformas diferentes.
Bu türlü soylu kadınların tehlikeli kişiler olduklarını bildirir.Foro As Mulleres que opinan son perigosas.
Türlü türlü sözler söylenir.Verdad para aquello que se dice.
Hindistan Deniz Kuvvetleri, Hindistan'ı denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Las Fuerzas Navales de India tienen capacidad para proyectar un ataque lejos de su costa.
Devlet başkanı, 2 turlu seçim sistemiyle direkt olarak halk tarafından seçilmektedir.El presidente de Polonia se elige directamente utilizando el sistema de dos rondas .
Her türlü eğitimin verileceği bir okul olacak.Se desarrollará un programa de enseñanza para cada tipo de curso que se vaya a ofrecer.
Türlü çeşitli hastalıklara neden olabilirler.Puede ser originada por diversas enfermedades.
NONCODE.org — her türlü kodlamayan RNA'ların (tRNA ve rRNA'lar hariç) ücretsiz bir veritabanı.NONCODE.org — una base de datos libre de todo tipo de ARN no codificante (con excepción de los ARNt y ARNr).
Her türlü büyüyü yapabilir.El Yunque mágico.
1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.Convención Internacional sobre la Eliminación de Todas las Formas de Discriminación Racial.
Ülke bu sporun dışında hemen hemen her türlü sporda gelişmiştir.En la ciudad también se celebran muchos actos fuera de estos deportes.
Günün her saatinde, her türlü araçla köye ulaşmak mümkündür.Se puede llegar en cualquier tipo de vehículo durante todo el año.
Tüm bu lanetler Athena ve Poseidon tarafından kendisine türlü belalar şeklinde yollandı.Todas las mujeres votaron por Atenea y todos los hombres por Poseidón.
Her türlü insan ve hayvan organının satışı yasaktır.Queda prohibida cualquier fecundación entre gametos humanos y animales.
Sesler: Oyuna eklenen her türlü sesler.Secret: Todas las canciones ocultas en el juego.
İki turlu maçlar 8 Mart ve 14 Mart 2007 günlerinde oynandı.Dichos encuentros se disputaron el 8 de diciembre y el 14 de marzo.
Yakında olmuş olaylardan tutun geçmişte olan her türlü olayın yeri geldiğinde anlatıldığı ortamlardır.C., poco tiempo después que hayan sucedido los eventos que describe.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Auto ventas Una persona física podía venderse a sí mismo.
Pinkertonlar güvenlikten özel askeri görevlere kadar her türlü işte görev almışlardır.Los agentes de Pinkerton realizaron servicios que se extendían de agentes de seguridad a militares privados.
Şizofreni her toplumda ve her türlü sosyo-ekonomik sınıfta görülmektedir.El parásito afecta a todas las clases socioeconómicas de cualquier región del mundo.
Her yeri aramalarına rağmen bir türlü bulamazlar.¡Os busco, y por ninguna parte os encuentro!
Türlü oyunlar kurmuştur.Basta de jueguecitos.
Ama babası bir türlü gelmez.Mi padre no puede ir.
Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir.La casa es un desastre, pues hay basura por todas partes.
İlgili Sayfalar