türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biz bu Kuran'da halk için her türlü örneği verdik.And indeed We have put forth every kind of example in this Quran, for mankind.
Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar.In fact, they invoke none but a rebellious devil.
Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır.And therein they will have of every fruit, and forgiveness from their Lord.
O ribayı yiyenler, şeytanın bir dokunuşla çarptığı kişinin kalkışından başka türlü kalkamazlar.Those who swallow usury will not rise, except as someone driven mad by Satan's touch.
Her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez.It has no helper or intercessor besides God.
Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var.And therein they will have of every fruit, and forgiveness from their Lord.
Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar.Even if they see every sign, they will not believe in it.
Onlar orada başka türlü soluyacak, başka türlü haykıracaklar.They will have therein sighing and wailing.
O, onların iddia ettikleri her türlü ortaktan münezzehtir, yücedir.Say, “Are you informing God about what He does not know in the heavens or on earth?”
Onlar için orada her türlü ürün ve Rab'lerinden bir bağışlanma vardır.And therein they will have of every fruit, and forgiveness from their Lord.
Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.No; the truth is that they lack sure faith.
Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız.Always be on your guard against encounters.
Eğer Allah dileseydi onlardan başka türlü de intikam alırdı.(But He did not do so) that He may test some of you by means of others.
Bize gelince, bizden iyiler de var ve bizden başka türlü olan da var.And among us there are righteous folk and among us there are far from that.
Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz."We are sects having different rules.
Biz, türlü türlü yolda olan topluluklardık."We are sects having different rules.
Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. (Başka türlü girmeye hakları yoktur.)As for such, it was never meant that they should enter them except in fear.
Her türlü hareketinizde dürüst davranın.Lo!
Biz türlü türlü yollar tutmuşuz.We are sects having different rules.
And olsun ki öğüt almaları için ülkeler arasında yer yer türlü türlü yağmur yağdırmışızdır.Certainly We distribute it among them so that they may take admonition.
Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün.Then He brings forth with it crops of diverse hues. Then they wither and you see them turn yellow.
Dilediği her kulunu, bir türlü rızıklandırır. O, pek kuvvetlidir, üstün kudret sahibidir.He provides for whomever He wishes, and He is the All-strong, the All-mighty.
Ey iman edenler! Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız.Believers, take your precautions.
(Amelinin elinden kurtulmak için) her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez.And if it should offer every compensation, it would not be taken from it.
Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?And for them therein are [other] benefits and drinks, so will they not be grateful?
Her türlü hamd O Allah'a mahsustur ki, asla evlad edinmemiştir.Say, "It is only God who deserves all praise.
Her türlü görüşe rağmen, Peru Chavez'in ölümünü saygıyla karşıladı.But beyond all these opinions, Peru was respectful in the wake of Chávez's death.
...otorite ve toplum arasında başka türlü bir diyalog mümkün değil....there is no other way for dialogue between the authorities and the society.
Dışişleri bakanlığı bütün tarafları her türlü ilave gerginliği önlemeye çağırdı.The foreign ministry urged all sides to avoid any further escalation.
Moskova, Sırbistan açısından kabul edilemez nitelikteki her türlü çözümü engelleyeceğine söz verdi.Moscow has threatened to block any resolution unacceptable to Serbia.
Tarafların ve milliyetçiliği dayatan her türlü siyasetin lağvedilmesinden yanayım.I am for abolishing the entities and all politics that force nationalism.
Her türlü yatırım için en önemli ön koşul bu.That is the main prerequisite for any investment.
“Bazılarımız sokaklarda çalışıp elinden gelen her türlü işi yapıyor."Some," he explains, "work in the streets and do anything that we can.
Buenger, siyasi engellemeciliği önlemek için her türlü çabanın sarf edileceğini söyledi.Buenger said every effort would be made to avoid political obstructionism.
Bu diplomatlara karşı gerekli her türlü adımı atmaları gerekir." dedi.They have to take every step necessary with those diplomats," Erdogan said.
Üsküp ve Atina'daki hükümetler her türlü resmi tepkiden kaçındılar.The governments in Skopje and Athens refrained from any official reactions.
Parti, bu süreçteki her türlü yapıcı adımı destekleyeceğini duyurdu.They announced that they will support any constructive step in the process.
Romanya, Securitate'ın bir türlü silinmeyen gölgesiyle uğraşıyorRomania confronts Securitate's lingering shadow
Basescu, Romanya'nın Libya'da yapılacak her türlü NATO harekâtına katılacağını da söyledi.He also indicated that Romania will join any NATO action in Libya.
Yetkili her türlü çözüm için uzlaşma gerekeceğini söyledi.He said that the solution would require compromise.
Her türlü şiddete karşıyız.We are against any kind of violence.
Polisin taraflar arası sınırları aşmasına izin verecek her türlü harekete karşı çıkıyorlar.They oppose any moves that would allow police to cross the inter-entity borders.
Cvikl, Slovenya'nın her türlü yardıma hazır olduğunu belirtti.Cvikl conveyed Slovenia's readiness to help in every way it can.
Yaklaşık %19'luk bir kesim her türlü işbirliğine kesinlikle karşı çıktı.About 19% were adamantly against any form of co-operation.
Başbakan İvica Raçan ise bir süredir, destek bulmak amacıyla Avrupa başkentlerini turluyor.Prime Minister Ivica Racan has been touring European capitals to drum up support.
Miladinoviç, ailesinin her türlü ihtiyacını karşılamayı başardığını, ama zor olduğunu söylüyor.He said he manages to provide everything his family needs, but it's very difficult.
Her türlü seçimin İranlıların öfkesini çekeceği kesin.Any choice is sure to raise the ire of the Iranians.
Yasayı çiğneyen her türlü örgüt Sırbistan'ın sicilinden silinecek.Any organisation that violates the new law will be erased from Serbia's registry.
Ancak Bulgaristan, her türlü tazminat şartını reddetti.Bulgaria, however, has ruled out any compensation requirements.
Stanoev, "Ortaklığa ve işbirliğine ve her türlü pozitif fikre açığız." dedi."We are open to partnership and co-operation, and to any positive ideas," Stanoev also said.
Güvenlik ve lojistikle ilgili her türlü desteği sağlıyorlar" diyor.We have received all logistical and security support from them."
KSF tarafından getirilecek her türlü anlaşmanın bu hükme uygun olması gerekir." dedi.Any agreements entered into by the KSF will need to respect this provision," McGuffie added.
Milletvekili, her türlü değişimin fazla uzayan "statüko"dan iyi olduğunu belirtti.Any change is better than status "quo" which has been in effect too long, she said.
Halka, yabani kuşlar veya onların dışkılarıyla her türlü temastan kaçınmaları öğütleniyor.People are also advised to avoid any contact with wild birds or their excrement.
Toplumdan gelecek her türlü bilgiyi kabul ederiz.Any input from the society is welcome.
Yapılabilecek her türlü anlaşmanın uygulanmasına katkıda bulunmaya hazırız.We also stand ready to contribute in the implementation of any agreements that might be reached.
Açıktan gelen bu para, genelde başka türlü alınamayacak hediyeler ve ürünlere harcanıyor.The extra money is usually spent on gifts and products that would otherwise be unaffordable.
Yoksul kesimde, hastalıktan suça, yolsuzluktan radikalliğe her türlü sorun daha yoğun yaşanır.Everything sticks to poor people: disease, crime, corruption and extremism.
AB için en büyük öncelik, bölgesel istikrara yönelik her türlü tehdidi bertaraf edilmesi.For the EU, the top priority is to fend off any threat to regional stability.
Burada yargıçlar ve avukatlar davalardan kaçınmak için her türlü bahaneyi öne sürüyor.Judges and lawyers here cite all sorts of reasons for avoiding the cases.
İlgili Sayfalar